Samsun'un gelişmesinin, yatırımlarının önünü tıkayanlar belliydi. Herkes biliyordu ama 'sessizlik' hakimdi.
Hatta, AK Parti'nin Samsun'da yaptığı bir toplantıda Büyükşehir Belediyesi'nin, "Ben yaptım oldu" zihniyetiyle kentte bazı yatırımların önünü tıkadığı da 'maddeler arasında yer almıştı'.
Sonuç itibariyle Başkan Yusuf Ziya Yılmaz, bir daha Büyükşehir için aday yapılmayacağından istifası ve vekil adayı olması istendi.
O, 24 Haziran'da milletvekili olunca, bir bakıma yıllardır yerinden kımıldamayan, taşlar da yerinden oynamış oldu.
Bakın görün Samsun'da bundan böyle nasıl değişimler yaşanacak. Kentteki rahatlama nasıl dalga dalga yayılacak.
'Ben yaptım oldu' zihniyeti koltuğu boşalttığı için bundan sonraki 'değişim' 'ortak akıl mantığıyla' hissedilecek diye umuyorum.
Yıllardır, yazdığımız şeyleri tekrarlamak istemiyorum ama adım adım 'STK'ların, bizlerin, duyarlı vatandaşların' itiraz ettiği yanlış bulduğu proje adı altındaki tasarımlar, gerek yargı yoluyla, gerek 'mantıkla' çözülebiliyor.
İşte en basit ve güncel örnek..
Kızılırmak Deltası'na giden, Kuş Cenneti dediğimiz, ana sahibi kuşların olduğu bölgeye araç girişi yasaklandı.
Yani iş makineleri bile çalıştırdılar, o kadar kuşun olduğu güzelim cennette.
Valilik, yaya ve bisikletle girişin dışında 'ziyarete bundan böyle izin vermeyecek'.
Yani yıllardır yazdık, çizdik, orası Kuş cenneti, kuşların alanı dedik ama 'anlaşılması için Danıştay'ın projeyi iptal etmesi ve UNESCO'nun bölgeye el atması gerekiyormuş.
Nihayet Valilikte kararını verdi ve gereğini yaptı.
Sonuç olarak aklın yolu birdi ama 'Burası Samsun, anlatmak zor".
Mimarlar Odası Başkanı İshak Memişoğlu'nu da verdiği yargı mücadelesi nedeniyle kutluyorum bu arada.
Vali Osman Kaymak'a da 'yerinde kararıyla' ilgili olarak Samsun adına teşekkür ediyorum.
Şimdi Samsun'da değişecek çok şey var aslında.
Mesela Gülsan Sanayi'nin taşınması..
Kesinlikle kümeleşeceği yeni bir yer bulunmalı. İşsizliğin bu kadar çok olduğu bir kentte, ekonomik intihar gibi bir durumdu, kamulaştırma ve esnafa 'ne yaparsanız yapın mantığı'.
Oraya eski Başkan Yılmaz'ın yapmak istediği sosyal alan ise 'kentin kaybı olacaktı'.
Alternatif projeler derhal devreye sokulmalı. Gülsan'a yeni yer bulunması ve proje aynı zamanda işleve alınmalı.
Çünkü Samsun 'ben bilirim mantığıyla' çok zaman kaybetti.
Çiftlik AVM'nin de elden geçirilmesi gerekiyor.
Nöbetçi vinç artık caddeden çıkarılmalı. Kalıcı bir çözüm bulunmalı.
Saathane zaten kentin başına sıkıntı oldu.
Bitirilemiyor bir türlü.
Kaç kez projesi revize edildi bilmiyorum bile. Unuttum artık.
Saathane ve Gülsan Sanayi'nin taşınması ile ilgili sürekli açıklama yapan, 'mecliste tartışmaların baş rolünde bulunan Turan Çakır da, artık çok görülmüyor; enformasyon sıkıntısı yaşıyoruz.
Yani uzun lafın kısası.
Taşlar yerinden oynadı, şahsi fikrimdir ama bana göre Samsun'un önü açıldı.
Özel kulelere bulvar yapılacağına, kente katkı veren yatırımlara öncelik verip, geleceğini planlayacak 'kişilerin de önü açıldı bir bakıma.
Bu arada Delta yakınlarındaki Yörükler'de evleri yıkılan insanlarla ilgili bir detay vereyim.
Hepsi imar barışından yararlanabilecekti. Ama evleri yerle bir edildi. Kendi iddialarına göre;
Kimse çığlıklarını duymadı.
İsyan ediyorlar şimdi.
Bizim günahımız neydi, biraz daha bekleselerdi biz de evlerimizi kurtarabilecektik imar barışı ile diye soruyorlar..
Sonuç olarak..
Samsun kabuğunu kırdı.
Yolu açıldı...
Kuşlar bile ‘özgürlüğüne kavuştu, araç seslerinden kurtuldu’..
Bu kadar basit.