Geçtiğimiz günlerde, 25-28 Nisan tarihleri arasında, İtalya'nın Giulianova şehrinde gerçekleştirilen Eurocup 1 finali, bir uluslararası tekerlekli sandalye basketbol hakemi olarak kariyerimde önemli bir kilometre taşı oldu. Bu büyük organizasyonda, sportif başarının yanı sıra, engelli bireylere sunulan imkanlar ve toplumsal destekler açısından da çarpıcı gözlemlerde bulundum.
Hakemlik kariyerime 17 yaşında başladım ve bu süreç içinde birçok özel ve resmi turnuvada görev aldım. Her bir görevimde, en büyük dikkatimi çeken unsurlardan biri, engellilere sunulan imkanlar ve toplumun bu bireylere olan desteği oldu. Giulianova'da gördüğüm bu destek, sadece maddi ve fiziksel imkanların ötesine geçiyordu; engelli bireylerin toplumsal hayata entegrasyonu, onlara sağlanan psikolojik destek ve genel toplumsal kabul, bu desteklerin en önemli parçalarıydı.
Karşılaştığım bu durum, kendi şehrim Samsun'daki mevcut durumu düşünmeme sebep oldu. Bizler, engelli takımlarımızın pek çok temel ihtiyaçla mücadele ettiğine tanık oluyoruz. Mazot sıkıntısı, konaklama ve ulaşım problemleri, finansal kısıtlar gibi sorunlarla boğuşan takımlarımız, bu engelleri aşmak için sürekli çaba sarf ediyor. Peki, neden Samsun'da yeterli farkındalık yaratamıyoruz? Neden engelli sporlarına ve sporcularına gerekli destek sağlanmıyor?
Giulianova'da, engelli sporcuların desteklenmesi adına taraftar gruplarını görmek, onların takımlarını ne kadar desteklediğini ve her deplasman yolculuğuna katıldıklarını görmek, gerçekten etkileyiciydi. Bu, bizim de üzerinde durmamız gereken bir konu. Maalesef Samsun'da, tekerlekli sandalye basketbol maçları genellikle sadece engelli sporcuların aileleri tarafından izleniyor. Toplumun geneli bu sporlardan haberdar değil, bu sporları izlemiyor ve desteklemiyor. Bizlerin amacı bu sporu daha bilinilir ve yaygınlaştırmak adına sosyal medyayı çok iyi kullanmamız lazım. Değişim için ilk adım, toplumsal farkındalığın artırılması olmalı. Yerel yönetimler, özel sektör ve toplumun tüm kesimlerinin bu sürece aktif katılımı şart. Engelli bireylerin hayatlarını iyileştirecek adımlar atmalı, onların sosyal hayata katılımını teşvik edecek ortamlar yaratmalıyız. Samsun'da bu durumu değiştirebiliriz. Bu, ya bizim çabalarımızla gerçekleşecek ya da yönetim şeklimizi değiştirerek. İnanıyorum ki, bu çabalar sonuç verecek ve Samsun, Giulianova'da gördüğüm gibi engellilere değer veren bir şehir olacak.