'Büyükşehir Belediyesi'ndeki rüşvetten tutuklanan daire başkanı olan B.K.'nın Terme Belediyesi'nde işçilerin bağış yaptığı parayla ilgili olarak zimmet iddiasına ilişkin şu ana kadar gelişme yok gibi gözüküyor.
Ama size aldığım bir bilgiyi vermek isterim..
Ama kazın ayağı öyle değil aslında.
AK Partili Terme Belediye Başkanı Ali Kılıç'ın zimmet iddialarıyla ilgili 'soruşturma açmaya yakın olduğunu öğrendim'.
Bu konuyu da masaya ciddi ciddi yatırmış Başkan Kılıç.
Soruşturma açmayı düşünüyor.
Para kasada mı, yoksa yok mu bilmem.
Senet iddiaları vardı, yalanladı.
Ama tahsilatı yapan kişilerin de adı geçiyor, ortalıkta.
Son olarak işçi temsilcileriyle görüşmüştü ve 'Alın terimizi bırakmayız' yanıtını aldığını da öğrendik.
Şimdi soruşturma açma aşamasında.
Ancak halen beklemesi sanırım bir endişe.
Çünkü AK Parti'nin ve İl Başkanlığının bu konuya nasıl baktığıyla ilgili 'tam netleşmemiş kafası'.
Bu konuda bir görüşmesi oldu mu, AK Parti mi engelliyor bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var.
İşçilerin beyanı ortada olduğuna göre, ilçede bu sorular sürekli sorulurken, yapması gereken bu.
Yani doğru yol soruşturma.
Aksi halde iddialar bitmez. Çünkü vatandaş 'akçeli işleri unutmaz'..
Hele ki somut veriler ortaya konulmazsa, 'kapatılıyor mu sorusu sokak konuşması olmaktan çıkar', zihinlerde.
Kılıç'ın soruşturma açarsa doğru yolda olduğunu söyleyebilirim.
Çünkü o zaman geçmiş dönemde tahsil edilen bu bağış ve zimmet olayının izini sürebilecek.
Müfettişler 'didik didik eder çıkarır parayı ortaya'.
Sonuçta işçiler form doldurduklarını söylüyor.
AK Parti İl Başkanı Ersan Aksu'nun da bu soruşturmaya mani olacağını sanmıyorum.
Çünkü olaya dahili olmadığı gibi, o da AK Partili bir belediyenin bu şekilde anılmasını istemez.
Sonuçta 'yolsuzluk üzerine gitmek isteyen bir başkanı niye engellesin ki'?..
Mantıklı olmaz..
Kaldı ki; bunu geçmişte Şenol Kul Terme Belediye Başkanı olunca bunu yaptı.
O dönem de AK Partili başkandan almıştı belediyeyi.
Ve o zamanki sorumlu müdür soruşturma sonrası olay yargıya intikal etmişti ve cezaevine girmişti.
Zimmetine geçirdiği paraları da geri ödemişti.
Ne oldu o zaman.
Başkan Şenol Kul'un vatandaşın parasını koruyan başkan olarak 'Terme'de rahatladı'.
Başkan Kılıç bu soruşturmayı açar, Savcılığa da suç duyurusunda bulunursa, 'AK Parti'yi zora sokmaz, tam tersi, yolsuzluk varsa ortaya çıkarır'..
Yoksa da tüm iddialardan kurtulur.
Başkan Kılıç'a buradan söylemek istiyorum;
Soruşturma açmayı düşünüyorsan, bu yönde duyum aldım; en doğrusu budur.
Aç soruşturmayı hem 'Tüyü bitmemiş yetimin bir kuruşunu yedirmem, işçimin alın terinin hesabını sorarım' dediğin gibi, hem de vatandaşın parasına nasıl sahip çıktığını ortaya koyar, çalışanlarına da 'örnek olursun'..
Aksi halde, 'Var olan iddiaları kapatmaya çalıştığın düşünülebilir'..
Karar sizin..
Bu arada Terme'deki iddialar nedeniyle Samsun Büyükşehir Belediyesi'ndeki rüşvet tutuklaması 'gölgede kalıyor sanki'.
İşin aslı Büyükşehir'deki daire başkanının tutuklanması olayı 'öyle basit bir iş değil'.
Arkasında neler var, o rüşveti aldığı kişilere ne işler verilmiş, hangi ihaleler gitmiş ya da hak ediş olmadan ödeme yapmış mı, bir çok soru aklımızda.
Mesela o hapse giren müteahhit Samsun'da hangi işleri aldı.
Projeli mi, yoksa Sayıştay Raporu'nda belirtilen ön incelemesi yeterince yapılmamış, projelendirilmemiş ihalelerden mi?..
Pazarlık usulü mü yapılmış.
Aldığı işler halen devam ediyor mu?..
Yoksa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, 'aylardır biliyordum' dediği rüşvet olayı nedeniyle o firma ile işleri çoktan durdurmuş muydu?..
Büyükşehir Belediye Başkanı Demir halen 'kafalardaki sorulara' yanıt vermiş değil, o oda çok ayrı bir konu.
Sanki tüm bu yaşananlar Samsun'da değil de, Türkiye'nin bir başka ilinde olmuş gibi tavırlar içinde olmasını hayretle karşılıyorum.
Sonuçta 'Muhtarlık İşleri Müdürlüğü'nden alıp getirdiği ve Daire Başkanı yaptığı kişi rüşvet alırken yakalandı hapse gitti.
Bu kadar basit mi bu olay.
Kimlerden rüşvet aldı, başkaları da var mıydı, 10 milyon lirayı alana kadar kaç iş de usulsüzlük yaptı, o evde bulunan paralar hangi müteahhitlerden geldi ya da para kimlerin..
Belediyelerle ilişkisi olan kişilere mi ait.
Yani soru çok.
Biteceği de yok.
Daha önce de dediğim gibi;
Samsun'da artık hiç bir şey eskisi gibi olamaz. İşin maddi boyutunu daire başkanı çekiyor ve hapise girdi ama 'siyasi sonuçları nasıl olacak'..
Çünkü 'pandoranın kutusu açıldı bir kere'..
Ve en önemlisi de 'İçerdeki daire başkanı' konuşursa ne der, ne olur' o konu önemli..
Herkesin merak ettiği bir konu.
Bu işin perde arkası var mı, yoksa münferit bir olay mıydı, o zaman öğreneceğiz.
Baksanıza adam yerinden bir oynadı, operasyonu yedi, cezaevine gitti, Terme Belediyesi'ndeki zimmet patladı.
O, o kadar kirli işi yaparken, birlikte çalıştığı mesai arkadaşları acaba, 'armut mu topluyordu'..
Nasıl haberleri olmaz.
Tamam görülen tek günah keçisi şimdilik o gibi görülüyor ama 'Siz ne iş yapıyordunuz demezler mi adama'..
Kendi fikrimi söyleyeyim;
Bence konuşacak B.K...
Konuşmalı da...
Ne varsa, kimle iş tuttuysa ortaya dökmeli.
Samsun'daki rüşvetin üzerine bir de Terme Belediyesi'ndeki zimmet eklenirse, 'içerde bayağı zaman geçirecek gibi gözüküyor'.
Yok işin başka perde arkaları varsa, o zaman 'kimin dahili varsa, ortaya çıkar'..
Yoksa bu haliyle 'Her yolsuzluğun günah keçisi olacak gibi'.
Ne olsa sonuçta 5 başkan gördü.
Biri MHP'li 4'ü AK Partili.
Muhteşem yükselişin ardındaki sır perdesini bir aralarsa; şahsi fikrimdir ama 'anlatacağı çok şey olduğuna inanıyorum.
İddia edildiği gibiyse, yalanlama da olmadığına göre evinde ele geçirilen 10 milyon lira gibi bir para, ziynet eşyaları, yabancı paralar 1,5 yılda kim duysa "Rüşvetle tırtıklanacak bir para değil' diyor.
O zaman o para kimin sorusuna da yanıt arıyorsun haliyle..
Terme'de soruşturma açılınca, Büyükşehir'deki bu konular çok daha tartışılır.
Önümüzdeki süreç çok şeye gebe gibi gözüküyor.

Ali Kılıç

Ersan Aksu

HAPİSTEKİ DAİRE BAŞKANI KONUŞURSA
Zabıta memurluğundan daire başkanlığına yükselen oradan da rüşvet aldığı gerekçesiyle tutuklanan B.K. 5 başkan gördü.

*******************************
O AFAD EKİBİNİN YAPTIĞI KABUL EDİLEMEZ..
Vezirköprü İlçesi'nde toprak altında kalan iki kardeşi kurtarmaya giderken namaz ve ihtiyaç molası veren ekibin savunmaları 'tam bir facia'..
Ekipten birinin söylediği inanılır gibi değil.
'Hayatın olağan akışına uygunmuş mola'..
Oysa gittikleri olay; hayat memat meselesi.
Toprak altında iki kardeşin o sırada yaşadıkları sanki hayatın olağan akışı gibi.
Saniyelerle yarışılıyor.
Köşemin başlığındaki söz de bana ait değil.
AFAD konusunda uzman üst düzey bir yetkilinin sözü.
"Böyle bir şey kabul edilemez diyor'.
Konu basit değil.
Samsun Valisi Zülkif Dağlı da zaten soruşturmayı sürdürüyor.
Aldığım bilgi 'İçişleri Bakanlığına da konu iletilmiş.
Öncelikle bu ekibin görevden el çektirilmesi gerekir.
Çünkü savunmalarındaki o mantıkla 'AFAD'da görev yapmaları düşünülemez bile.
Onlar 'Hayatın olağan akışına uygun işlerde' görevlendirilebilir.
Şahsi fikrimdir ama asla 'can emanet edilemez'..

Vali Zülkif Dağlı'nın kamu vicdanını rahatlaması için o 'molacı ekibi' görevden alması bekleniyor.

O yürek acıtan molaya tepkiler dinmiyor