Uluslararası siyaset arenası, ABD Başkanı Donald Trump’ın İngiltere iç siyasetine yönelik yaptığı son derece çarpıcı ve iddialı açıklamalarla hareketlendi. Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın yakın zamanda görevinden istifa edeceğini öne sürdü. İngiliz basınında ve uluslararası kaynaklarda Starmer’ın siyasi geleceğine dair istifa seçeneklerini ve bir takvim belirlemeyi değerlendirdiği yönündeki iddiaların zirve yaptığı bir dönemde gelen bu açıklama, Londra-Washington hattındaki gerilimi de gözler önüne serdi.
"GÖÇ VE ENERJİ KONULARINDA CİDDİ ŞEKİLDE BAŞARISIZ OLDU"
ABD Başkanı Donald Trump, kendi sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, İngiltere hükümetinin izlediği stratejik politikaları sert bir dille eleştirdi. Keir Starmer'ın yönetim kabiliyetini hedef alan Trump, yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:
"Keir Starmer İngiltere Başbakanı görevinden istifa edecek. Göç ve enerji gibi iki çok önemli konuda ciddi şekilde başarısız oldu. Kendisine başarılar diliyorum."
Trump ayrıca, İngiltere hükümetinin iklim hedefleri doğrultusunda Kuzey Denizi’ndeki petrol ve doğal gaz sondaj faaliyetlerine getirdiği yeni kısıtlamaları ve lisans yasaklarını da eleştirerek, "Kuzey Denizi petrolünü açın" çağrısında bulundu.
STARMER İSTİFA EDERSE SON 10 YILDA GÖREVDEN AYRILAN 6. BAŞBAKAN OLACAK
İngiliz medyasında geniş yankı uyandıran haberlere göre Başbakan Keir Starmer, yükselen bu siyasi baskı ortamında hafta sonunu başkent Londra yakınlarında bulunan resmi başbakanlık konutu Chequers'ta ailesiyle birlikte düşünerek geçiriyor. Starmer henüz bu iddialara ve Trump'ın söylemlerine yönelik kamuoyuna resmi bir açıklama yapmadı. Eğer Starmer koltuğu bırakma kararı alırsa, Birleşik Krallık'ta son 10 yıl içinde görevinden istifa ederek ayrılan 6. başbakan olarak kayıtlara geçecek. İngiliz siyasi analistler, bu durumu ülke tarihindeki en yüksek ve istikrarsız görev değişim oranlarından biri olarak nitelendiriyor.
SEÇMEN DESTEĞİ AZALDI, SANDALYELER KAYBEDİLDİ
Starmer liderliğindeki İşçi Partisi’nin son dönemde ülke genelindeki seçmen desteğini gözle görülür bir şekilde kaybettiği belirtiliyor. Yapılan ulusal anketlerin büyük bir bölümünde, aşırı sağcı ve göçmenlik karşıtı Nigel Farage liderliğindeki Reform UK Partisi’nin hızla yükseldiği görülüyor. Zira mayıs ayının başında gerçekleştirilen yerel ve bölgesel seçimlerde İşçi Partisi, özellikle Reform UK ve Yeşiller Partisi karşısında tarihi bir hezimet yaşamıştı. Seçim sonuçlarına göre İşçi Partisi yerel meclislerde bin 200'den fazla sandalye kaybederken, Reform UK bin 300'ün üzerinde yeni sandalye kazanarak 13 belediyede doğrudan kontrolü sağladı.
İngiliz basını, bu sandık hezimetinin ardından parti içinde Starmer’a yönelik muhalefetin çığ gibi büyüdüğünü, 70'i aşkın milletvekili ve kabinedeki bazı bakanların kendisine istifa ya da ayrılık takvimi belirleme çağrısı yaptığını yazdı. Ayrıca Starmer, çocuklara yönelik cinsel istismar ağı kurmaktan yargılanırken hapishanede ölü bulunan ABD'li milyarder Jeffrey Epstein ile geçmişteki yakın ilişkileri tescillenen Peter Mandelson’ı Washington Büyükelçisi olarak ataması nedeniyle de hem kendi partisinden hem de kamuoyundan çok ciddi güvenlik ve etik eleştirileri alıyor.
İhlas Haber Ajansı

