Tüketicinin Cebinden Kayıp Giden Gelecek

Tüketicinin Cebinden Kayıp Giden Gelecek

Hazır

Giriş: 14.11.2025 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 19:21
Tüketici Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal’ın uyarıları, Türkiye’nin ekonomik tablosundaki derinleşen çelişkiyi ve tüketici güvenliğindeki kritik zafiyetleri bir kez daha gözler önüne...

Tüketici Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal’ın uyarıları, Türkiye’nin ekonomik tablosundaki derinleşen çelişkiyi ve tüketici güvenliğindeki kritik zafiyetleri bir kez daha gözler önüne seriyor.

Koçal’ın deyimiyle, memleketteki ithal ürün varlığı bir uçurum yaratmış durumda; ne yazık ki bu uçurum, sadece fiyat etiketlerinde değil, aynı zamanda yerli üretimin geleceğinde de belirginleşiyor.

Ülkemizin ekonomik bağımsızlığının temel taşı olması gereken yerli üretim, döviz kuru artışları, yüksek maliyet girdileri ve ekonomik istikrarsızlık sarmalında adeta nefes almakta zorlanıyor.

Öyle ki, imalatçılarımız çareyi yurt dışına taşınmakta buluyor; bu, sadece bir üretim yerinin değişmesi değil, Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılama yeteneğinin de yavaş yavaş erimesi anlamına geliyor.

Koçal’ın da haklı olarak işaret ettiği gibi, eğer her ülke kendi ihtiyacı olanı üretmezse, bunun tüketiciye yansıması fahiş fiyatlar ve giderek büyüyen bir cari açık olarak geri dönecektir.

Üstelik bu ithal ürünlerin, ne yazık ki hiçbir zaman tüketiciye uygun fiyatlarla ulaşmaması bir yana, kalite standartları ve güvenilirlikleri de sürekli bir soru işareti taşıyor.

Laboratuvar testlerinden ne kadar geçtiğini bilmediğimiz bir süreçte, sadece cüzdanımız değil, sağlığımız ve güvenliğimiz de risk altında kalıyor.

Ancak sorunlar sadece somut pazarlarda değil, hızla büyüyen sanal platformlarda da karmaşık bir hal alıyor. İnternet üzerinden alışveriş kolaylığı, beraberinde dolandırıcılığın da önünü açmış durumda.

Koçal, sanal mağazaların stoksuz satış yaparak tüketicinin parasını adeta ‘ucuz kredi’ gibi kullandığını vurguluyor. Özellikle kur dalgalanmalarının yüksek olduğu bir ortamda, elinde 100 ürün varken 300 ürün satıyormuş gibi davranan satıcılar, müşterinin parasını bloke ederek aylar süren tüketici mahkemeleri sürecini başlatıyor.

Kargoya verdik gibi basit bir bahaneyle zaman kazanmak, sanal ortamdaki otokontrol mekanizmasını tamamen işlemez hale getiriyor.

Bu tehlikeli gidişatın durdurulması, sadece tüketicinin bireysel çabasıyla mümkün değil.

Aziz Koçal, güvenilir olmayan satıcılardan alışveriş yapılmaması ve indirim dönemlerinin bir çılgınlığa dönüşmemesi için dikkatli olunması çağrısını yineliyor. Ancak kalıcı çözüm için devletin devreye girmesi şart.

Koçal’ın önerisi çok net: Stoklar şeffaf olmalı. Eğer vatandaş, bir ürünün gerçekten stokta olup olmadığını görebilirse, dolandırılma riski en aza iner ve mağduriyetler büyük ölçüde önlenir.

Aynı zamanda, sanal ortamda stoksuz satış yaparak tüketiciyi mağdur edenlere uygulanan cezaların da caydırıcılığı artırılmalıdır. Koçal'ın bu ikazları, bizlere bugün aldığımız her ithal ürünün, yarın kendi üretimimizi vuran bir darbe olduğunu hatırlatıyor; tüketici olarak üzerimize düşen, sadece şikayet etmek değil, şeffaflık talep etmek ve bilinçli tüketimden asla vazgeçmemektir.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap