Türkiye ekonomisi, uygulanan öngörülebilir politikalar ve sağlanan siyasi istikrar sayesinde önemli bir kazanım elde etti. Ülkenin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 240 baz puana kadar gerileyerek Şubat 2020'den bu yana en düşük seviyeyi gördü. Bu düşüş, küresel piyasalarda Türkiye'ye olan güvenin arttığının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele politikaları meyvelerini vermeye devam ederken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)'nın faiz indirimleri ve toplam rezervlerin yaklaşık 180 milyar dolara çıkması da risk iştahını yükseltti. Bu olumlu tablo, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara olan talebini artırırken, Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini de önemli ölçüde düşürdü.
DÜŞÜŞÜN NEDENLERİ
Pariterium Danışmanlık Kurucusu Dr. İsmet Demirkol, CDS'deki düşüşün ardındaki faktörleri değerlendirdi. Demirkol, küresel çapta dolar endeksindeki gerileme ve avro/dolar paritesindeki yükselişin CDS'in düşmesinde etkili olduğunu belirtti. Zayıf dolar talebiyle birlikte gelişen piyasalara sermaye girişinin arttığını, Türkiye'nin de bu durumdan pozitif etkilendiğini söyledi.
Yurt içi gelişmelerin de düşüşte önemli rol oynadığını vurgulayan Demirkol, TCMB'nin swap hariç net rezervlerinin 60 milyar doların üzerine çıkmasının, dolar/TL'deki yükseliş beklentisini azalttığını ve sermaye girişlerini artırdığını ifade etti. Ayrıca, artan turizm gelirleriyle birlikte cari işlemler dengesindeki iyileşmenin de bu olumlu tabloya katkı sağladığını ekledi.
Anadolu Ajansı