Türkiye, küresel yapay zekâ yarışında teknoloji tüketicisi olmaktan çıkarak stratejik bir üretici konumuna yükseldi. Türkiye İş Bankası bünyesindeki Yapay Zekâ Fabrikası tarafından hazırlanan "2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu", Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Avrupa'da unicorn (milyar dolar değerlemeye ulaşan girişim) çıkarabilen tek ülke olduğunu ortaya koydu.
TÜRKİYE'NİN YAPAY ZEKÂ RÖNTGENİ: 1.188 AKTİF GİRİŞİM
Rapora göre Türkiye'de faaliyet gösteren aktif yapay zekâ girişimi sayısı 1.188'e ulaştı. Ekosistemin dinamizmini gösteren en çarpıcı veri ise bu girişimlerin %70’inin 2020 yılından sonra kurulmuş olması. 2024–2025 döneminde 180 girişimin erken aşama yatırım alması, yeni dünya devlerinin Türkiye’den çıkacağına dair sinyalleri güçlendiriyor.
DİASPORA ETKİSİ: 24 KAT DAHA YÜKSEK YATIRIM
Türk girişimcilerin yurt dışındaki başarıları, yerel ekosistemi de besliyor. Raporun öne çıkan başlıkları şunlar:
- Küresel Türkler: 274 Türk kuruculu yapay zekâ girişimi ABD ve İngiltere pazarlarında hızla büyüyor.
- Yatırım Farkı: Diaspora girişimlerinin aldığı yatırım tutarı, Türkiye merkezli girişimlerin aldığı yatırımların 24 katı düzeyinde.
- Yeni Unicornlar: Fal.ai ve Periodic Labs gibi Türk kuruculu şirketler küresel ölçekte unicorn statüsüne ulaştı.
YAPAY ZEKÂ FABRİKASI EKOSİSTEMİN OMURGASI
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, yapay zekânın insanın yerine değil, yanına konumlanması gerektiğini vurguladı. Bu vizyonla kurulan Yapay Zekâ Fabrikası, kısa sürede ekosistemin finansal merkezi haline geldi:
- Bugüne kadar 30 girişime doğrudan yatırım yapıldı.
- Portföydeki 52 girişimin toplam değerlemesi 5 milyar doları aştı.
- Bu girişimler toplamda 546 milyon dolar yatırım çekmeyi başardı.
B2B ODAKLI BÜYÜME VE MOBİL AVANTAJI
Türkiye’deki girişimlerin %75’i şirketlere yönelik (B2B) çözümler üretiyor. Generative AI (GenAI) alanındaki her 4 girişimden biri ise mobil uygulama temelli çalışıyor. Özellikle mobil oyun sektöründen gelen küresel pazarlama tecrübesi, Türk yapay zekâ uygulamalarının uygulama mağazalarında zirveye çıkmasını sağlıyor. Bazı yerli girişimler, 5 yıl gibi kısa sürede aylık 10 milyon dolar tekrarlayan gelire (MRR) ulaştı.
2026 ÖNGÖRÜSÜ: UYGULAMA EKONOMİSİ ÖNE ÇIKACAK
Önümüzdeki dönemde rekabetin altyapıdan çok ticarileşme ve uygulama ekseninde şekilleneceği öngörülüyor. Türkiye için asıl fırsatın; dikey sektörlere (sağlık, finans, üretim) odaklanan ve hızlı ölçeklenebilen çözümlerde yattığı belirtiliyor. Ancak kurumların yerli girişimlerle çalışma oranının hala %6,25 seviyesinde olması, aşılması gereken bir bariyer olarak dikkat çekiyor.
dunya.com