Türkiye işgücü piyasasından gelen son veriler, ekonomik büyümenin istihdam yaratma konusundaki yetersizliğini ve yapısal sorunların derinleştiğini gözler önüne seriyor. Mart 2026 itibarıyla çalışmak istemesine rağmen iş bulamayan, umudunu kaybeden veya eksik istihdam edilenleri kapsayan geniş tanımlı işsizlik oranı korkutan bir tırmanışla yüzde 31,5 seviyesine yükseldi. Bu tablo, ülkede çalışma çağındaki her 3 kişiden 1'inin işsiz veya atıl durumda olduğunu ortaya koydu.
İKİ YILDA KORKUTAN ARTIŞ: GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK UÇTU
Mali disiplin ve sıkılaşma politikalarının gölgesinde geçen süreç, işgücü piyasasını doğrudan vurdu. Mart 2024’te yüzde 24,2 olarak hesaplanan geniş tanımlı işsizlik oranının iki yıl içerisinde hızla artarak yüzde 31,5'e ulaşması dikkat çekti. Yaşanan bu sıçramayla birlikte işsizlik verileri, daha önce Haziran 2025’te kaydedilen tarihi zirve seviyesine yeniden uluşmuş oldu. Mart 2026 verilerine göre, çalışmak istemesine rağmen istihdama dahil olamayan kişi sayısı tek başına 5 milyon 437 bine ulaştı.
DAR VE GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ARASINDAKİ UÇURUM: 23,4 PUAN!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile sendikal Veriler arasındaki makasın hiç olmadığı kadar açılması, piyasadaki bozulmanın en net göstergesi kabul ediliyor.
TÜİK (Dar Tanımlı): Mart 2026’da resmi olarak iş arayan dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 873 bin olarak kayıtlara geçti.
DİSK-AR (Geniş Tanımlı): İş bulma umudu kalmayanlar ve atıl işgücü dahil edildiğinde geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 binin üzerine çıktı.
Son iki yılda geniş tanımlı işsiz ordusuna 3,3 milyon yeni kişi eklenirken, sadece son bir yıldaki artış 1 milyon 185 bini geçti. Bu grupta işsizlik oranı erkeklerde yüzde 26,3 iken, kadınlarda yüzde 40,3 gibi çok çarpıcı bir boyuta ulaştı.
BETAM RAPORU: İSTİHDAM VE İŞGÜCÜ AYNI ANDA AZALIYOR
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından yayımlanan 2026 yılı ilk çeyrek raporu, tehlikenin boyutunu bilimsel verilerle ortaya koydu. Rapora göre, son 5 çeyrektir Türkiye'de işgücü yıllık ortalama 230 bin kişi (yaklaşık %0,6) azaldı.

BETAM uzmanları, istihdam ve işsiz sayısının aynı anda azalmasının yapısal bir daralmaya işaret ettiğini ve bu durumun ancak ekonomik kriz dönemlerinde görülen tipik bir tablo olduğunu vurguladı. Raporda, piyasadan çekilen kişilerin aslında çalışmak istediği ancak uygun iş koşulları ve ücret politikaları oluşmadığı için resmi olarak iş aramayı bıraktığı, bunun da özellikle kadın istihdamında kronik bir sorun halini aldığı aktarıldı.
GEÇİM SIKINTISI "EKSİK İSTİHDAMI" TETİKLEDİ
Çalışma yaşamı uzmanı Aziz Çelik, Türkiye’deki dar ve geniş işsizlik farkının Avrupa ülkeleriyle kıyaslanamayacak kadar yüksek olduğunu belirterek, "Ekonominin yeni istihdam yaratma kapasitesi tamamen zayıfladı" uyarısında bulundu.
Öte yandan, artan hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı, mevcut çalışanların da daha fazla iş aramasına neden oldu. Haftalık 40 saatin altında çalışıp ek iş arayan veya daha fazla çalışmak isteyenlerin sayısı (zamana bağlı eksik istihdam) son bir yılda 1 milyon 77 bin kişi artarak 4,6 milyona yükseldi. Uzmanlar, mevcut ücretlerin yetersizliği nedeniyle yaklaşık 4,5 milyon kişinin daha fazla çalışma isteğinde olduğunu ve bu durumun sosyal kırılganlığı artırdığını belirtiyor.
Haber Merkezi
