Şimdi yazdığım bu yazıyı okuduğunuz da, inanılmaz tesadüfleri ardı ardına görüp, Samsun'a niye böyle bir santral akını var diye tekrar düşüneceksiniz.
Bu kadar tesadüf nasıl olur diye düşünürken, tesadüf değil galiba diye ciddi ciddi düşünmeye başlayacaksınız..
Hiç biri senaryo ya da kurgu değil.
Hepsi gerçek zaman dilimlerinde yaşanan olaylar..
Başlayalım..
Samsun'a 2000'li yıllarda ilk mobil santral gelirken ANAP İktidarı vardı.
O dönem Bartın'a yapılmak istenilen mobil santrali halk ayağa kalkmış ve geri püskürtmüştü.
Dönemin enerji Bakanı olan Bartınlı Zekin Çakan çaresizdi, şaşkınlık içinde mobil santrali ne yapacağını düşünüyordu.. Çünkü Bartın memleketiydi ve 'is-te-mi-yor-lar-dı'.
Tabii ki orası Bartın. Burası Samsun.
Burada halkın dediği olmaz, orada siyasiler seçmenin isteklerini yerine getirdiler.
O dönem ANAVATAN'lı olan çok Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın, 'mobil santralı Samsun'a istediğini' defalarca basın yazdı.
Talep etti resmen. Tepkileri de göğüsleyebileceğini belirtti. Defalarca bu konu yazılmasına rağmen, Başkan Yılmaz'ın çok da rahatsız oldğunu sanmıyorum.
Gelmiş geçmiş zaman..
Samsun'a da 'geçmiş olsun' dedirten 'santrallerin başlangıç noktası'..
O dönemler AK Parti'nin kuruluş yılları.
Rüzgar gibi esiyor..
Tekkeköy'de otobüsün üzerinde milletvekili adayı Cemal Yılmaz Demir haykırıyor;
"Başkan Yılmaz'ı yerden yere vuruyor mobil santral için".
"O zaman çok yazıldı çizildi, çok girmeye gerek yok. ".
Şimdi ki Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir de birinci sıra milletvekili adayı..
Sonra Yılmaz, çark edip ANAVATAN'dan ayrılıp AK Parti'ye geçiş yapınca, Samsun'un kader ağları da örülmeye başlandı..
Sonra bir daha santral, bir daha ve bir daha..
Tekkeköy 'zehir kokteyli' solur oldu'..
AK Parti ve Başkan Yılmaz'ın birlikteliğinde 'Tekkeköy'deki otobüsün üzerinden santral için söylenenler de unutuldu, Samsun'un çıkarları da bir anda 'partiler üstü durumdan', kendi haline, hatta sahipsizliğe terk edildi.
Ve ilginçtir, o santrallerin hemen hepsi de "Tekkeköy'de otobüs üzerinden haykıran vekil adaylarının' vekillik döneminde yapıldı.
Sonra ne mi oldu?..
Terme'ye gözlerini diktiler..
Terme'ye Avusturyalı Enerji devi OMV'nin santral yaptığı dönemde Terme, Ünye, Samsun hatta yurdun her tarafından çevreciler çok çırpındı.
Türkiye'ye haykırdılar.
Çok çabaladılar getirilmesin, kurulmasın diye.
Yine o dönem, 'otobüsün üzerindekilerin çoğu vekil ama bir kişi daha üst düzeyde..
Şimdi ki Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir.
O Bayındırlık ve İskan Bakanı..
Yine size ilginç bir şey söyleyeyim mi, Bakan Demir, OMV'nin temel atma törenine katıldı..
Butona da Avusturyalılarla birlikte bastı.
Hakkını yemeyeyim bazı vekiller boykot etti ve gitmedi.
Mustafa Demir, Termelilerin, Samsunluların, hatta Ünyelilerin tepkilerine kulak tıkadı.
Oraya gitti ve Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın da olduğu temel atma töreninde 'Samsunluların gözlerinin önünde' butona bastı.
Terme halen OMV'nin zehrini soluyor.
Demir ve diğer AK Partili vekillerin, AK Partili Yılmaz'dan Samsun'a kalan 'En büyük miras santrallerdir'..
Bakın şimdi bundan sonrası çok önemli..
Gün geldi ve o dönemin iktidar vekilleri 3 döneme takıldı.
Yani artık yoklardı. Siyasette ve bürokrasi de söz sahibi değillerdi.
Kısaca ortalıklarda da görülmüyorlardı..
Yok hükmündeydiler yani bir bakıma.
Çünkü yerlerine yeni vekiller gelmişti.
Siyasetin profili değişmişti.
Santral sever Yusuf Ziya Yılmaz yine Belediye Başkanı'ydı elbette.
2017'de Çinli bir enerji firması Terme'ye bir kez daha gözünü dikti.
Termeli, Samsun'un STK'larının da desteğiyle eylem başlattı.
OMV'yi, siyasilere karşı verdiği mücadeleye rağmen engelleyemeyen Kozluk Belediye Başkanı Şenol Kul da artık Terme Belediye Başkanı'ydı.
Bu kez bayraktarlık yaptı.
Beyaz tülbent eylemini başlattı.
Gazetemizin verdiği mücadele önemliydi. Beyaz tülbentin 'isim babasıydı' o dönem.
Erhan Usta MHP'de vekildi, karşı çıktı.
Fuat Köktaş AK Parti'deydi, karşı çıktı.
Hatta Orhan Kırcalı da..
CHP'den Kemal Zeybek, Hayati Tekin, kesin bir dille konuyu meclise taşıdı.
Termelilerle Ankara'da buluşup, EPDK'ya gittiler, Enerji Bakanı ve müsteşarla görüştüler..
Sonuç mu;
Santralcı sever, siyasiler, Samsun siyasetinde etkili olmadığından 'o zaman o Çin kömür santrali püskürtüldü, iptal edildi'..
Yani Terme ikinci santral vakasından kurtuldu.
Peki şimdi ne değişti.
Ne değişti de; enerji tüccarları aynı anda iki santralle harekete geçti. Kaldı ki Terme için de bir santralin çalışma yaptığı öne sürülüyor.
Nasıl hortladı bu 'enerji projeleri'..
Değişenleri söyleyelim..
Samsun'a santrallerin kurulduğu dönem vekil ve bakan olan Mustafa Demir, 31 Mart'ta Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.
Çarşamba'ya santral kurulmasına karşı olan ve proje getirildiğinde gündemine bile almayan Hüseyin Dündar, aday yapılmadı.
Samsun'a santral davet eden Yılmaz'ın istifasından sonra Büyükşehir koltuğuna oturan ve onun döneminde harekete geçen ancak o koltuktan kalkmadan santral için imar planı değişikliği yapmayan Zihni Şahin, Büyükşehir'e aday gösterilmedi, Atakum'a kaydırıldı.
Terme'de de ikinci santrale karşı çıkan ve engelleyen Şenol Kul, aday gösterilmedi.
Tüm bunlar ne kadar tesadüftür 'Allah bilir'..
Ama bu kadar tesadüf çok fazla ve endişe verici..
O nedenle uyan Samsun uyan.
Tesadüfler zinciri 'saadet zinciri gibi büyüyor'.
Biz bu filmleri daha önce izledik..
Korkulu rüya görmektense 'uyanık olalım'..
Yoksa yaşanacak bir Samsun'u mumla ararsınız..

Tarih 2010.. Mustafa Demir, Samsun’un karşı çıktığı OMV santralinin açılışına Bakan sıfatıyla katılıp, santralcilerle birlikte butona basmıştı.
