Dün ve önceki gün 'yoğunlaşan randevular arasında' arkadaşlarımızla birlikte hafif bir saha yoklaması yaptık.
Ben bu tabloyu daha önce 7 Haziran'da görmüştüm. Sandıklar açıldığında yanılmamıştık.
Kararsızların aslında kararlı olduğu ama kararsız gibi göstermek istediği, sandıkta görüşürüz diyen 'sessizlerin yoğunlaştığı', ama bazılarının açık açık 'konuştuğu' bir süreçti 7 Haziran.
AK Parti sıkıntılı bir süreç yaşamıştı o seçimde.
Sonra siyasi tarihimizin en kısa süreli milletvekilliği dönemi yaşanmış ve 1 Kasım 2015 seçimleri yapılmıştı.
Şimdi dışarıda, sokakta, kahvehanelerde görülen tablo, 7 Haziran ile benzerlikler içeriyor ama bu içerik sadece AK Parti ile ya da partilerin genel yapısıyla sınırlı değil.
Oyların 'oynak olmasında' farklı nedenler var.
Öncelikle 'iktidara tepkiler var'.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 24 Haziran erken seçim kararı çok olumlu karşılanmamış.
Ekonomik sıkıntı ve dolardaki artış, piyasadaki daralan para akışı kafalarda soru işareti oluşturmuş.
Erdoğan'ın "16 yıldır iktidarda olmasına rağmen' parti manifestosunda söylediği "Dar gelirlilerin durumunu iyileştireceğiz" sözü de olumlu değil, tepki ile karşılandı.
'16 yıldır iktidarsın' neden yapmadı diye soruyor, vatandaş.
Ama AK Parti'de en önemli sorun başka.
Milletin Erdoğan'a halen güveni var. Ama bazı vekillere tepki oyları hareketlendirmiş.
Başkan Yılmaz'ın aday yapılmasını neden AK Partiliden daha çok en çok muhalefet partilerin istediğinin de yanıtını 'sokakta bulabiliyorsunuz'.
Yılmaz'ın aday adayı olması bile 'kendi başına bir başlık' seçmen arasında.
O nedenle 'listeyi görelim, oyum ortada şu an için' diyen çok sayıda seçmen var.
Bunların içinde AK Partililer de var.
CHP'de daha önceki seçimlere oranla Kılıçdaroğlu'na çok karşıt seçmen yok. Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı adayı olması sanırım en olumlu karar olmuş.
İnce'nin meydanlarda AK Parti'yi sarsacağına inanılıyor.
CHP'liler oylarına sahip çıkacak gibi. Ama Cumhurbaşkanlığı oylarında İYİ Parti'ye önemli bir kaçış olacak gibi görülüyor.
İttifakın çatı adayı Akşener, çıkar gibi gördüm.
Yani ikinci turda 'Erdoğan- Akşener' olma ihtimali yüksek.
İYİ Parti'ye söz gelmişken;;
Beklediğimin üzerinde bir 'enerji gördüm sahada'.
Özellikle gençler, kadınlar, küskünler, diğer partilerin vekil listesini görelim diyenler.
Adeta tüm siyasi partilerin alternatifi olmuş. Hepsinin listesindeki olumsuzluktan 'pay alabilir' bir oluşuma dönüşmüş.
CHP'den, MHP'den hatta AK Parti'den 'yönelen seçmen' var.
Ama olası bir listedeki aday sıkıntısında oyların gideceği adres ilginç.
CHP ve MHP.
MHP'ye gelince.
İYİ Parti hatırı sayılır bir şekilde darbe vurmuş görülüyor.
Ama AK Parti'nin listesine oluşacak tepkilerden ilk yararlanacak ittifak ortaklığı, avantajı olmuş.
Erhan Usta'ya sıkıntı yok. Her seçmenin istediği bir isim. Ancak ikinci ve üçüncü sıra adayı kim olacak sorusu 'sırat köprüsü kadar hassas'.
MHP'nin acilen sahaya çıkması, adaylarını açıklaması, kendini anlatması gerekiyor. Resmen S.O.S durumu var.
Ancak henüz geç kalınmış sayılmaz.
SP'yi bilerek sona yazdım.
Çünkü hiç bir seçimde Saadet Partili seçmenin 'açık açık ben Saadet'liyim zaten' dediğini duymamıştım.
Sanki SP'liler sokağa taşmış gibi. Her 10 seçmenden 2'si SP'li gibi.
SP'nin diğer partilerden özelliği listesinde sıkıntı çıkmayacak olması.
Onlar, kendi oylarının peşinde. Emanetleri alıyoruz diyorlar. Ne kadarı döner bilmem ama hatırı sayılır bir oran gibi gözüküyor.
Bana göre seçimin kilit partisi.
Şimdi yazdıklarımın özetine gelince, ortaya şu çıkıyor.
Öncelikle AK Parti'nin milletvekili aday listesi önemli.
Hatalar önce MHP, sonra İYİ Parti ve CHP'yi besler.
MHP'nin liste hatası İYİ Parti'ye oyları kaydırır.
CHP'deki hata, tepki gören adaylar yine İYİ Parti'ye eğilim gösterecek gibi.
İYİ Parti'nin liste hatasından Akşener zarar görmeyecek gibi görülse de milletvekilleri için verilen oylarda 'öncelikle CHP, sonra MHP'ye kaymalar yaşanabilir.
Yani kısacası; Liste, liste, liste..
Halkta karşılığı olmayan listeye girerse, bu kez yemez..
Sonra uyarmadı demeyin..
Not: Saha çalışmalarına yine devam edeceğiz. Asıl sonucu milletvekili adayları açıklandıktan sonra yapacağımız kamuoyu yoklamasını ortaya koyacaktır. Dalgalı şu ortamda ‘nasıl bir sonuç çıkacak ben de merak ediyorum.