Samsun Valisi Osman Kaymak, dün 'internet medyasına yönelik' bir toplantı düzenledi...
Valilik'ten arayıp, 'Basın mensuplarıyla bir toplantı' denildiği için bizim arkadaşlar da 'katılmış toplantıya'..
Toplantının gerçek amacındaki 'konuşma kısmına sözüm yok elbette'..
İlin Valisi'dir, ortak paydamız olan Samsun'un hedefleri doğrultusunda basının katkı vermesini istemesi 'tavsiye ve destek olunma niteliğinde' olması şartıyla 'doğrudur da'..
Her gazetecinin, ister internet, ister görsel isterse yazılı medyada olsun 'kente, o kentin yaşayanlarına, ulusal çıkarlarımıza katkı' verirken, hatalı icraatları gündeme getirmesi, ortak payda için çalışması, basın özgürlüğü kapsamında fikirlerini beyan etmesinden de 'doğal bir şey yoktur'..
Bunu yaparken de 'kim olduğuna bakmaksızın' görevini yerine getirmesi, eleştirmesi, çözüm önerileri sunması da 'doğru bir yaklaşımdır'..
'Samsun'un en üst makamlarına gelip gidenler çok oldu' ama Türkiye'de sayılı iller arasında olan Samsun basını bu kentin istenilen noktada olması için her zaman mücadele verdiği aşikardır.
Hem de kimsenin tavsiyesine gerek olmadan..
Basın kendi öz iradesiyle, işinin gereği olarak.
Samsun'un 'bazı yöneticilerin gereksiz açıklamalarıyla, olmayacak icraatlarıyla' istenmeyen bir şekilde gündeme geldiği günlerde bile, basın bu kentin haklarını her zaman savundu..
Kamuoyu menfaati olmayan bir çok şeyin karşısında gerektiği zaman toplumu bilinçlendirdi, önderlik de yaptı, dimdik de durdu.
Bunun örneği çok. Samsunspor'un zor günlerinde nasıl kamuoyu oluşturduğunu, umutları yeniden nasıl yeşerttiğini, Terme'ye ikinci bir santralin yapılmaması için nasıl mücadele verdiğini, 'Türkiye izledi'.
Örnek oldu bu kentin basını..
Kaldı ki bu zaten basının 'görevi olduğu kadar ödevidir de' ..
Ancak..
Samsun Valisi Osman Kaymak, dün yaptığı açıklamaların ilk bölümünde 'Basında sorumluluk için verdiği örneklemelerde hiç vazifesi alanında olmayan yaklaşımlarla basına açıklamalar yapmıştır ki', o nedenle de bu yazıya gerek görülmüştür.
Öncelikle Sayın Vali, giriş bölümündeki konuşmasını bir metne bağlı olmadan mı yaptı, önceden üzerinde çalıştı mı, bir kurgu oluşturdu mu kafasında bilmiyorum ama 'bir bölümü hiç hoş bir açıklama değildi'..
Güvenilir olmak için 'Doğru ve tarafsız olunması, işini iyi yapmaktan, yaptığından sorumlu olmaktan' söz ederken, kendi yaptığı açıklamayla da bana göre tezata düşmüştür.
Basının görevini yaparken, beyanlarından sorumlu olduğunu vurgulayan Vali, Samsun ilindeki gazetelerden bir kaçının ismini vermesi, diğerlerinin yanlış mı yapıyor izlemine yol açmıştır ki; toplantıya katılan arkadaşlarımız da hayretler içinde o sözleri dinlemiştir..
Elbette bilerek yapmamıştır diye yorumlamak istiyorum ama;
Sayın Vali aynı zamanda hukukçu kimliği olduğunu söyleyerek yaptığı konuşmasında, Türkiye'de yaygın olarak yayın yapan onlarca günlük büyük gazete varken, 'Hürriyet, Milliyet Gazetesi’ gibi diyerek örnekleme yapması da düşündürücüdür..
Kaldı ki; hükümete yakınlığıyla bilinen Sabah veya Star, Akşam, Cumhuriyet, Sözcü ya da Yeni Şafak gibi yüzbinlerce okuyucusu olan bir çok yaygın gazeteyi de' yok sayamayız'..
O nedenle 'kişilerin beyanlarından sorumlu olması açısından' bu 'isimlendirme' yönlendirme açısından önemlidir ve Vali Kaymak tarafından da 'düzeltilmeye' muhtaçtır..
İrticalen bir konuşma yapsa bile, Vali Kaymak'ın basına karşı tarafsızlığı açısından Vali kimliğiyle 'daha dikkatli' olması gerekirdi.
Hatta "İlimizdeki gazeteler ve Türkiye'de en çok bilinen yaygın yazılı medya olarak yapması 'en doğru yaklaşım' olabilirdi'..
Böylece 'Vali okuduğu ya da ezberindeki gazeteleri mi söyledi, yönlendirme miydi acaba" diye bir yoruma da neden olmazdı..
Basında 'doğru ve tarafsızlıktan' söz edilen bir toplantı 'Yazdım oldu, söyledim gitti' haliyle o zaten toplantının ruhuna da ters düşmüştür..
Eğer basından 'yayınından, beyanlarından sorumluluk isteniyorsa', bu sorumluğu her kademedeki her sorumlu kişi aynı şekilde yerine getirmelidir..
Yani bir başka deyişle, sözde değil, özde olmalıdır..
Sonuç olarak Vali Osman Kaymak, 'Samsun internet medyasına 'belki de iyi niyetli olarak da olsa' ayar vermek, tavsiyede bulunmak isterken, kendisi de beyanlarındaki 'ayarı tutturamamış görülüyor'..
Hem de 'basın mensuplarıyla yapılan bir toplantıda'..
İyi niyetli gibi olsa da 'düşündürücü'..