Paylaş

Vatandaş "Gün gelir" ders vermesini de bilir.

Ekleme: 16.01.2017 04:43 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Samsun dışında, başka hiç bir ilde göremeyeceğiniz uygulamalar vardır bu kentte.Başkaları duyduğu zaman 'hadi canım' diyebilecek kadar şaşırtıcı, 'yok artık' diyecek kadar da 'kabul edilmez'.Mesela sa...

Samsun dışında, başka hiç bir ilde göremeyeceğiniz uygulamalar vardır bu kentte.

Başkaları duyduğu zaman 'hadi canım' diyebilecek kadar şaşırtıcı, 'yok artık' diyecek kadar da 'kabul edilmez'.

Mesela sahil yolundaki mülkünü yol için Büyükşehir Belediyesi'ne 'bedava' vermediği için 'vatandaşı haklı bulan mahkeme kararını 'mülk sahibinin duvarına yapıştıran ne bir belediye, ne de bir yetkili başka ilde göremezsiniz. 

Ankara'da oldu deseler de ben görmedim.

Ama Samsun'da Genel Sekreter Yardımcısı'nın basını da çağırıp, mahkeme kararını yol kenarına astığını, hatta geçen araçların korna çalmasını istediğine şahit oldum.

Hatta haberini bile defalarca yaptık. 

Yani ben yaptım oldu diyen zihniyet, vatandaşın bir şeye karşı çıkmasına 'hukuken de haklı olmasına bile saygı göstermeyecek' kadar ileri gidebiliyor bu kentte. 

Kızılırmak Deltası bölgesinde yıllardır devletin elektrik, su verdiği evler şimdi yıkılıyor. 

Mahkeme süreci devam ederken yapıyorlar hem de bunu. 

Hatta gazetelere verdikleri ilanda yetkililerin 'Cumhurbaşkanından başkası burada yıkımı durduramaz' denildiği de öne sürdü.

Şimdi bu ne demek; 'hukuk varsa, vardır uygulanır.'

Yazık değil mi vatandaşa eziyet etmeye, kış günü.

Cumhurbaşkanı bizzat görse, yıktırır mı size oraları., Bugüne kadar neredeydiniz demez mi?..

Ama bakın bu kentte daha neler yaşanıyor.

Sadece Yörükler'de, deltada mı?.

Vezirköprü'de 11 mahalleli Büyükşehir Belediyesi'ne isyan bayrağı açtı dün. 

Dilekçeli başvurulara rağmen 'halen sefalet yaşayan halk' iş makinelerini köye sokmadı. 

İlçeye 45 kilometre uzaklıkta bulunan 11 mahalle sefalet durumunda. 

Yolları 'araç yutar boyutta' derin. 

Hazırladıkları pankartlarla köy girişinde 300 kişi eylem yaptı. 

Bir de ambulans köy yolunda hastaya giderken mahsur kaldı. 

Yani çile böylesine büyük..

Peki bu sırada ne oldu dersiniz..

Eylem olduğu haberini alan Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Fen İşleri Daire Başkanı yolların bozuk yerlerini çakıllarla örtmek için iş makinelerini köye gönderdi.

Yani eylem yapmadan kılını kıpırdatmayanlar, hemen harekete geçti. 

Hani siz yolu yaptınız da bu vatandaş niye yollara çıktı.

Deli değil ya. Bu soğukta karda kışta. 

Tabii ki köylü de bu kez kararlı. 

Göstermelik gönderilen iş makinelerini köye yollarına sokmadı.

Ama bir pankart vardı o vatandaşların elinde. 

Her zaman duyduğumuz, 'kraldan fazla kralcıların' vatandaşa zaman zaman söylediği, yeri geldiği zaman ''evinin önüne mahkeme kararı asacak kadar ileri gidebildiğini ortaya koyan bir pankart.

'Kumral köyü yol istiyor Cumhurbaşkanım', 'Feriştahınız gelse biz o dereye yol yapmayız diyen Fen İşleri Daire başkanını istifaya davet ediyoruz."

İşte bu pankartta yazanlar Samsun'un başka illerden farklılığıdır. 

Yöneticiler 'vatandaşa bu sözleri söyleyebilecek kadar ileri gidebiliyor'..

Kimi, Yörükler'deki vatandaşların iddia ettiği gibi  "Cumhurbaşkanından başkasını dinlemem diyor", kimi de 'Feriştahınız gelse biz o dereye yol yapmayız" diyecek kadar 'sokak ağzıyla konuşabiliyor'.

Devlet vatandaşına 'hukuk çerçevesinde yanaşır'...

Yanaşmazsa, kralın kralcıkları, türevleri işte 'Böyle dövizlere, ilanlara konu olur'..

Hatta bazen bakarsınız, elinde mahkeme kararı, vatandaşın evinin önünde 'basın toplantısı yapar, sürücüleri korna çalmaya, tepki koymaya davet eder'..

Hukuksuzluğu önerir..

Ne oldu peki gelinen noktada.

Ben yaptım oldu diyerek, arazi rantının üzerine konanlar lehine  tanıklık yapanların geldiği nokta neresi şimdi. 

O 'Ben yaptım oldu dedikleri' her şey, çorap söküğü gibi büyüdü, yayıldı..

Yaptıkları bir çok iş için şimdi hesap veriyorlar. 

Görmedikleri, hiçe saydıkları o vatandaşlar, şimdi düştükleri durumları izliyor; Hatta arazi rantını dava ettiler. 

'Ben yaptım oldu' dedikleri akçeli ihale işleri, başlarına bela oldu. 

FETÖ soruşturmalarına bile girdi.. 

Vatandaşıyla bu kadar karşı karşıya gelenin 'sonuçta yaşayacakları elbette kaçınılmaz'.

Ne diyor şimdi Vezirköprülü o köylüler, "Feriştahı olsa bu iş makinesini buraya sokamaz"..

İşte olay budur.

Rüzgar eken fırtına biçer..

O fırtına bir bakarsınız Yörükler'de kopar, bir bakarsınız Saathane'de, bir bakarsınız sahil yolunda, bir de bakarsınız Çorakdere'de.

Vatandaş gün gelir dersini verir.

Hatta sadece 'bir kağıt üzerine yazılmış' bir kaç kelimeyle, yaşadıklarını isyanının nedenini anlatır.

Bu kadar basit.

Anlayabilene..

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.