Siyaset yapanların 'rant' peşinde koşmaları, bir ayağı siyasi olan belediyelerden 'nemalanmaları' hep eleştiri konusu olmuştur.
Zaten etikte değil.
Çünkü 'siyasette bir makam eline geçirince', özellikle belediyeler ve bağlı kuruluşların 'etinden, sütünden' yararlanılmaya başlanıyor.
Danışman, hukuk işleri, şehir planı, ihale gibi vs. işlerle 'siyaset ve ticaret' bir arada yürüyor.
Maşallah; Samsun'da da bu durumlar almış başını gidiyor.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da dediği gibi, davayı bırakıp cebinin derdine düşenler, o nedenle tercihini yapmak zorundadır.
Ya 'siyaset' ya 'ticaret'.
Elbette hayatını idame ettirebilmek için 'kendi işinde, devlet ayağı olmadan' işini sürdürecektir ama 'kamunun kesesinden de elini çekmelidir'.
İhale işiyle mi ilgileniyorsun. Kurumlardan ihale mi alıyorsun.
Ne işin var kardeşim, siyasette.
Ne işin var, yönetim kurulunda, farklı siyasi makamlarda..
Hukukçu musun, git işini yap.
Ne işin var, resmi kurumun hukuk işlerinde.
Belediye bağlı kuruluşlarda.
Şehir plancısı mısın?.
Git özel projelerle uğraş.
Ne işin var, belediyenin imar planlamasında.
Yok mu belediyenin 'plancısı, mimarı'.
İllaki belediye dışarıya yaptıracaksa işi, "Gitsin siyasette etkin görevde olmayana işini yaptırsın'.
Hep 'haksız rekabeti önler', hem de 'ticarete siyaset bulaştırılmaz'.
Daha da etik olur.. Fırsat eşitliğine de uyar.
Şimdi bunları niye yazıyorum, merak ediyorsunuzdur.
Olayın muhatapları farkındadır da, vatandaş 'Var bunun altında bir bit yeniği' diyordur.
Var elbette.
Çünkü Samsun bu konuda 'çok mahir bir kent'.
Kimin eli kimin cebinde, birbirine girmiş.
Siyaset, ticaret kol kola.
O nedenle AK Parti'nin ilçe ve il kongrelerini bekliyorum.
Bakalım 'nemalanmaya devam mı, yoksa AK Parti'nin yeni kriterlerine göre mi yönetim tercihleri yapılacak'.
Hangi siyasi; kim kimdir, ne iş yapar, hangi belediyenin hangi kuruluşuyla 'ücretli işler' yapar, birlikte irdeleme şansımız olacak.
Atı alan Üsküdar'ı geçti, diyebilirsiniz belki...
Yok öyle olmuyor..
AK Parti'deki değişim ve dönüşümde görüldüğü gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Davayı bırakıp, kendi çıkarlarının peşine düşmüş olanları, kenara çekeriz' diyerek, 'Zaman gözetmeksizin in attan aşağı' diyebiliyor.
AK Parti'nin geldiği noktada 'Bu süreçte siyasette yapılacak her tercih, o tercihte etkin olan siyasilerin de' geleceğini belirler durumda.
Hataya yer yok.
Bilmiyordum demeye gerek yok.
Her türlü yetki elinizde. Sor öğren derler adama..
Bu arada AK Parti'nin ilçe başkan adayı tercihlerinde sıkıntılar bitmek bilmiyor.
Alaçam'ı dün yazdık.
19 Mayıs İlçesi de karışacak gibi.
Yakakent'te de kazan kaynıyor.
Sinop Gerze, karışık..
Hatta Türkiye'nin bir çok il ve ilçesinde de 'tepkiler var, karşı adaylar çıkıyor'.
Yani şöyle bir bakınca, "AK Parti'de bir yerde yanlış var ama nerede?..
Çünkü AK Parti'de ilk kez 'bu kadar tepki, bu kadar kazan kaldırıldı'..
Benim fikrim, Erdoğan'ın talimatları, başkan ve yönetim profili tabanın isteğiyle örtüşüyor ama tahminim 'aradaki yetkililerde bir sıkıntı var'.
Çok değil, yakında kokusu çıkar...