Türkiye seçimini yaparken, çok önemli bir detay vardı aslında..
Seçim için var güçleriyle çalışanlar ve çalışmadan 'durumu kurtaranlar'..
Bunu hem Samsun'da gördüm, hem de bir hafta kadar seçim öncesi gittiğim yurt dışındaki ülkelerde..
Tam saha pres çalışmalarının hemen hepsinde AK Parti vardı..
Genel seçim havasının ve 'bilinen tepkilerin' oluşturacağı oy artışı ya da konjonktürel
yapının 'gölgesinde siyaset' yapanlar..
Bu gerçeği hepimiz biliyoruz..
Sonuç AK Parti açısından 'ne kadar çok çalışsa da beklendiği gibi' olmadı..
Yüzde 40.86 oy almasına ve HDP'nin barajı aşmasıyla birlikte seçimden birinci parti çıkmasına rağmen 'tek başına iktidar' şansını' yitirdi..
Bana göre CHP de seçimden başarıyla çıkamadı..
Protesto oylarının olmasına rağmen milletvekili sayısı düştü, oy oranında beklediğini yakalayamadı ve artıramadı..
Yani bir bakıma seçimin kaybedenlerinden biri de CHP'dir..
Yurt dışında CHP hiç yoktu desem yeridir..
MHP biraz..
Ama AK Parti tıpkı Türkiye'de olduğu gibi her noktadaydı..
Toplantılar düzenledi, Canik Belediye Başkanı Osman Genç gibi bazı bölgeden belediye başkanlarını yurtdışında görevlendirdi.
MHP'nin ikinci milletvekili 'kısır çalışmasına rağmen' piyango gibidir..
Sürprizdir..
Tepki oylarından nasiplenmiştir..
CHP zaten Samsun'da iki olan vekil sayısını korudu ama oy kaybetti..
Bazı nokta hareketler hariç çalışmadı da..
Kırsalda hiç yoktu..
Çalışarak kazanan ise HDP oldu..
Genel seçmen profilinde protesto oylarının gittiği adres HDP oldu..
Biraz da MHP..
Ancak AK Parti, tüm olumsuzluklara rağmen aslında Samsun için 'çok yara almamıştır'..
Tek sandalye kaybetti ama önemli bir detay var..
Tüm adaylar, teşkilatlar, belediye başkanları hemen hepsi canla başla, durmaksızın sahaya çıktı..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık istemi nedeniyle zor anlar yaşadılar..
Bıkmadılar, usanmadılar, anlatmaya çalıştılar..
Seçimin genel yapısı içindeki protestolar 'sandığa daha fazla yansıyabilirdi de' ama bu açığı çalışmalarıyla kapattılar..
O nedenle meclise gidemeyen Kamuran Özden ve Yılmaz Hocaoğlu'nun, inanılmaz performansı da unutulmamalıdır..
AK Parti'nin yanılgısı, Başkanlık sistemindeki ısrardı..
İkinci yanılgıları da Abdullah Gül gibi bir isim yerine Ahmet Davutoğlu ile siyasette 'devam kararı' almalarıydı..
Gül, olsa farklı olabilirdi..
Şimdi, herkes şapkasını önüne koyacak mı bilmiyorum..
MHP ve HDP'de emanet oylar olduğu görülüyor..
Bunların çoğu da 'iktidara protesto oyları'..
Yurtdışında da 'aynı havayı gördüm' diyebilirim..
Yani olası bir erken seçimde..
Çalışmadan da oluyormuş diyenlere duyurulur..
2002 seçimlerinde baraj altında kalan partilerin, seçim öncesi iktidar ortağı oldukları bir ülkede yaşıyoruz..
Böylesine protesto oyları kullanabilen değişken seçmen profiline sahip bir yapıda, bugün sevinenler yarın 'yine sürprizlerle karşılaşabilir'..
Şimdi yanılgılardan kimler ders çıkaracak, bunun ilk aşamasını kurulacak hükümette göreceğiz..
Azınlık, koalisyon ne olursa..
Bu ülkenin insanları rahatı, dalgalanmayan ekonomiyi gördü..
Geriye gitmeyi kimse kabul etmez..
Seçimde çalışmadan başarı bekleyenler, hükümeti kurmakta da 'ağır davranırsa', sonraki sandıktan sıkıntı çıkar..
Tarih tekerrürden ibarettir..
Paylaş
Yanılgılardan kimler dersini çıkaracak...
Ekleme: 10.06.2015 02:29
Güncelleme: 30.05.2026 21:55