Samsun öyle bir hale geldi ki, nereye baksan toplu davalar gündemde.
Samsun aslında bu davalık icraatlara alışık, alışık olmasına da son zamanlarda Büyükşehir Belediyesi nereye elini atsa, işin sonu mahkemeye çıkıyor.
Nedeni basit aslında.
Samsun'un genleriyle uyuşmayan işler olunca vatandaş ya da STK'lar tepki veriyor.
Mesela Yalı Kafe yıkıldı, davalık oldu.
Yerine beton bina yapılması da davalık.
Kültür Park Yıkıldı, kentin merkezine minibüs terminali yapıyor Büyükşehir Belediyesi.
Trafik zaten kaos olmuş, daha da karışacak.
Yetmedi aynı alana bir de kent yönetim merkezi yapıyorlar.
Yani yine beton.
Mimarlar Odası dava açtı.
Kamulaştırma yapılan Gülsan Sanayi mahkemelik.
Esnaf yokluk içinde ama sesini duyan yok.
Çiftlik Caddesi üstünde bir çok bina otopark için yıkılıyor.
Vatandaş, esnaf o kadar yatırım yapmış çekirdek parası gibi kamulaştırma bedeli veriyorlar.
Yine Canik Bölgesi'nde otopark için kamulaştırma çalışması var vatandaş yargı yolunu tuttu bile.
Cumhuriyet Meydanı'nda yıkım çalışmalarını yargıya taşıyan mülk sahipleri, ikinci raunda hazırlanıyor.
Saathane Meydanı’nı yazmaya gerek yok yüzlerce dava var açılan.
Daha çok sayabiliriz ama tüm Samsun'u ilgilendiren bir dava var ki; su faturası nedeniyle herkes işin içinde.
Yürekten davacı yani.
Samsun'da davalar o kadar ileri düzeye geldi ki, kiminle sohbet etsen, ya kendi ya da yakını davacı konumunda.
Şimdi anlamadığım şey şu?.
Bu kadar davalık olay varken, yapılanların, icraatların, projelerin hizmet olduğu iddiası nasıl yapılabilir.
Lojistik Köy'ün yapıldığı yer de köyün merası olduğu için davalıkken, Sheraton Otel'in yeri kıyı kenar çizgisinde olduğundan yine yargıdayken, neyin hizmeti bunlar.
Ne hukuka uyuyor ne de vatandaşın isteğini karşılıyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, 2,5 yılda onlarca davalık işe imza attı.
2,5 yılda daha ne kadar davalık icraatı olur bilemem.
Ama bildiğim ve gördüğüm bir şey var, kalan 2 yıl gibi sürede, kendi dönemi davalarla geçer, bazı yerlerde telafisi imkansız dönüşümler olur.
Yazık değil mi Samsun'a.
Samsunlunun istemediği şeyde diretmek ne kadar doğru bir belediyecilik anlayışı.
Ancak sadece inanın sözüm Büyükşehir Belediyesi için değil.
Özellikle merkez ilçe belediyeleri açısından da en kötü dönemi yaşıyoruz.
Bu dönem ileride yolsuzluk iddialarının yanı sıra, boşa geçen ve vatandaşın talepleriyle örtüşmeyen işlerin yapıldığı bir 5 yıl olarak anılacak.
Ve iddia ediyorum ki, Büyükşehir ve merkezdeki üç ilçeden belki tek mevcut belediye başkanı bir daha ki dönem aday gösterilebilir.
Hatta gösterilse bile seçimi kazanamaz.
Büyükşehir, İlkadım, Atakum ve Canik Belediyeleri'nden söz ediyorum.
Katılanınız da olur, katılmayanınız da.
Ama görünen gerçek bana göre bu.
Bazı belediyeler rutin işlerini yapmakta zorlanırken, bazılarında 'usulsüzlük iddiaları aldı başını gitti'.
O kadar söylentiyi sağır sultan duydu, ama bir türlü belediye başkanlarının makamlarına ulaşmadı ne hikmetse.
Haberim yok, öyle mi, bir bakayım ben modası var şimdi.
Bakın Büyükşehir'de rüşvet operasyonu bile yaşandı.
Daire Başkanı cezaevine girdi.
Biraz teknik ve fiziki takip yapılsa, başka belediyelerden de 'sıkıntı çıkmaz mı'..
Ne akıl almaz iddialar dolaşıyor piyasada.
Gün gelir hepsi ortaya çıkar.
Şimdi kulağının üzerine yatanlar, 'o zaman gelince, koltuk altından gidince keke der de' iş işten geçmiş olur.
İşte Samsun böylesine talihsiz bir dönem yaşıyor.
Bir yanda davalar, ,istenmeyen projeler, bir yanda bitmek bilmeyen usülsüzlük, yolsuzluk iddiaları.
Samsun'un kaybolan 5 yılı diyorum ben bu döneme.
Parti, kişi ayırmadan.
Bana göre tamamının performansı düşük. Belediyeye hakim değiller.
Buna bir iki ilçe dahil, tüm ilçeleri de dahil edebiliriz.
Samsun'un tarihinde görülmemiş ve büyük bir olasılıkla bir daha da böylesi denk gelemeyecek kadar 'rutinin dışında kötü bir dönem'.
Üretim yok, kente katkı yok, ama yandaşlara, yakınlarına makam, iş ve ballı işler var.
Nereyi tutsan elinde kalıyor.
Başkanlar arasında eskiden bir tatlı yarış vardı, şimdi sanki en az işi kim yapar rekabeti var gibi.
Kımıldamıyorlar bile.
İş yapanın da kokusu arkadan gelmeye başlıyor.
Böyle bakınca kalan 2,5 yıl çok uzun süre.
Çünkü kaybeden Samsun oluyor.





Samsun'da davalık projeler dönemi
Samsun'da vatandaşlar, esnaf ve bazı STK'lar o ya da bu şekilde bir çok projenin karşısında. Samsun'da açılan o kadar dava var ki, yüzlerle ifade ediliyor.
