İşte Gökbilgin'in yazısı;
İkinci yarının ikinci haftasında kağıt üzerinde Samsunspor rahatlıkla kazanabileceği maçı, beraberliği zor kurtararak tamamladı. Tabii ki maçın skorundan çok maçın önüne geçen hakem kararları müsabaka damgasını vurdu. Nadir'e yapılan en az on tane sistematik taktik fauller, verilen veya verilmeyen fauller maçın gerilmesine sebebiyet verdi. Özellikle maçın ilk on dakikasından sonra Samsunspor tamamıyla üstünlüğü ele geçirdi ve Müsabakanın 15. dakikasında Gökhan Karadeniz’in ve arkasında DjeDje nin defansa yaptığı baskıdan kaynaklanan defans hatasında değil TFF 1. Lig'de, Süper Lig de dahi bu pozisyonu ayağına dolayan bir çok oyuncuya nazire yaparcasına Gökhan Karadeniz'in usta işi vücut çalımıyla kaleciyi iki kere yere yatırıp attığı golle Samsunspor'u öne geçtirdi.
Samsunspor golü attıktan sonra klasik Ertuğrul hocanın sağlamcı ve kontrollü oyununa döndü. 45. dakikada hakemin Nadir'e gösterdiği sarı kart pozisyonunda değil sarı kart faul bile yoktu.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte ilk 10 dakikada Ümraniye bağıra bağıra gol atacağının sinyallerini verdi. Nitekim 62. dakikada Ümraniyesporlu Ahmet sol kanatta buluştuğu topu sağ ayak içiyle ceza sahası içinden uzak köşeye düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi.
Müsabakanın 88. dakikasında Ümraniye'nin 10 numaralı oyuncusu Okan Derici, faul olan veya olmayan bir pozisyonda topsuz alanda kendisini yere bıraktı ve kafasını tutunca maçın hakemi doğal olarak oyunu durdurdu. Daha sonra prosedüre uygun olarak hakem atışıyla oyun başladı, top yere temas ettikten sonra Samsunsporlu oyuncu DjeDje topa müdahale etmeyip, Ümraniyesporlu Okan Derici'nin topu sürüp hiçbir müdahaleyle karşılaşmayıp gol atması FairPlay ruhuna tamamen ters düşen bir hareketti. Ancak kural Kitabının 8. Maddesinde oyunun başlaması ve tekrar başlaması hakem atışı kuralında derki: "Hakem atışında top en az iki oyuncuya temas etmeden gol atılırsa Oyun kale vuruşu veya köşe vuruşu ile başlar." Dolayısıyla hakemin yaptığı bu kural hatası tamamıyla maçın önüne geçti. Zaten Hakem Ramazan Keleş'in 2017 yılında Balıkesir-Hatay maçında yaptığı başka bir kural hatası hafızalardan tam silinmemişken yapılan çok önemli ikinci kural hatası futbol oyun kurallarını güncellemediğinin açıkça bir göstergesiydi. Daha sonra çıkan kırmızı kart ve sarı kartlara sebebiyet vermesi de işin bir başka vahim tarafıydı. Buna ek olarak en az 12 dakika uzatması gereken maç süresini usule uygun şekilde uzatmaları gösteremeyen hakemin bu tavrı oldukça düşündürücüydü.
Şimdi gelelim federasyonun olası alabileceği iki karara:
1- Maçın tekrar edilmesi. (kırmızı kartın geçerli, sarı kartların geçersiz olması)
2- 89. dk dan itibaren uzatmalarla birlikte müsabakanın tamamlanması. (Kırmızı ve sarı kartların geçerli olması)
Gene dönüyoruz dolaşıyoruz; Samsunspor’un Türkiye futbol Federasyonu'nda ki etkinliğine geliyoruz. TFF'de nasıl etkin olursunuz? Sizin kaç tane federasyonda yönetim kurulu üyeniz var, sizin merkez hakem kurulunda kaç tane üyeniz var, sizin disiplin kurulunda kaç tane üyeniz var, sizin Tahkim Kurulu’nda kaç tane üyeniz var, sizin Temsilciler Kurulu'nda kaç tane üyeniz var, sizin klasman hakemi olarak kaç tane hakeminiz var, sizin gözlemci olarak klasmanda kaç tane gözlemcininiz var ve sizin klasmanda kaç tane temsilciniz var? Eğer ki bu soruların cevaplarını verebiliyorsanız, Türkiye Futbol Federasyonu'nda ki alınabilecek kararlardaki ağırlığınız ortaya çıkmış olur.
Ama üzülerek söylemem gerekir ki hiçbir kurulda Samsunlu bir üyemiz yok ve çok az sayıda klasman hakemimiz, gözlemcimiz, temsilcimiz var.
Buradan da anlaşılıyor ki bu mücadelede Yüksel Yıldırım yine en ön safta yer alacak. Sağlık sorunlarıyla boğuşurken kulübü için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Yüksel Yıldırım'a bu mücadelede şehrin medyası, siyasileri, iş insanları ve en önemlisi Samsun halkı destek vermek mecburiyetindedir.
Not: Maç içerisinde yapılan kural hatasından dolayı yapamadığım teknik analizi, TFF 1. Lig müsabakalarının genel değerlendirmesine Cuma günü yer vereceğim.