Dün Samsun'da Büyükşehir Belediyesi'nin Sağlık Bakanlığı'na hibe ettiği 100 ambulansın devir töreni vardı.
Dolayısıyla o ambulanslar Şehir Hastanesi'nin açılış4ı sonrası İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde ve 112 Acil'de kullanılacak.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Samsun Büyükşehir Belediyesi'ne bu katkısı için teşekkür etti.
Önemli katkı gerçekten.
Büyükşehir Belediyesi'nin 'Türkiye'nin ikinci borçlu belediyesi konumundan, 100 ambulans hibe edecek duruma gelmesi' de ayrıca çok değerli.
Samsun'un kaynaklarının bu kent için kullanılması, hele ki sağlığa katkı' vermesi, önemli bir açığın da kapatılması anlamında çok iyi bir çalışma.
Ancak;
Samsun'un sağlıkta sorunları sadece ambulans katkısıyla çözümlenemeyecek kadar önemli.
Herkesin bildiği, yakınlarının yaşadığı bir sorundan bahsedeceğim ve 'yazımın başlığı' sanırım iki kelimeyle anlatıyor.
100 ambulansla özellikle acil hastalara ulaşım trafiği ne kadar rahatlayacaksa, o hastaların 'yoğun bakımlarda yer bulması da bir o kadar önemli'.
Acil serviste hayat biter mi? çok önemli bir soru.
Samsun’un yoğun bakım gerçeği ve çözüm arayışları gecikirse, Şehir Hastanesi’nin yapımına kadar geçecek sürede 'yoğun bakım sıkıntısı devam ederse' ne olacak?.
İşte soru bu.
Samsun’un acil servislerinde yaşanan bir gerçek var.
Yoğun bakım yatağı bulmak için saatlerce bekleyen hastalar ve bu süreçte hayatını kaybeden vatandaşlar da.
Maalesef bu Samsun'un son zamanlardaki gerçeği.
Özel hastanelerin bazılarının bir yılı aşkın süredir 'tadilat var diye' kapattığı yoğun bakımlar nedense bir türlü açılmıyor.
Sağlık Müdürlüğü'nün bu konuda denetimler yapması ve o kapalı tutulan yoğun bakımları açtırması gerekir.
Ayrıca Samsun'da kapanan bir özel hastane var ve onun da yoğun bakım servisleri artık yok.
Yani Samsun umudunu şehir hastanesinin 1500 kadar yoğun bakımına bağlamış ama bu geçen sürede ne yapılacak.
Özel hastanelere yaptırım uygulanacak mı?
Merak ettiğim konulardan biri bu mesela.
Özel hastaneler yoğun bakımda yatan hastadan ücret alamadığı için 'nedense yoğun bakım tadilatlarını bir türlü bitiremiyor'.
Peki, çözüm yalnızca yeni yatak sayıları mı, yoksa şehir hastanesinin açılışına havale edilen bir bekleyiş mi?
Eğer öyleyse 'bu süre içinde yoğun bakıma ihtiyacı olacak olan hastalar için' kritik bir bekleyiş var demektir ki;
Bu başka bir deyişle hastanın yaşamını kaybetmesi anlamına da gelebilir.
Elbette yoğun bakım eksikliği sadece Samsun'un sorunu değil ama ateş düştüğü yeri yakıyor.
Hemen her gün yoğun bakım bulamıyoruz diye telefonlar alıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde yoğun bakım olmadığı için bir hastanın ameliyatı günlerce gecikti ve bu süreci bizzat kendim de takip ettim.
Çok şükür günler sonra yoğun bakım bulundu ve hasta ameliyat edildi.
Sağlık kuruluşlarında acil servisler adeta yoğun bakım gibi kullanılıyor ve 'ne yazık ki, yatak boşalması bekleniyor'.
Bunun risklerini hepimiz biliyoruz.
Bilimsel veriler;
*4 saatten fazla bekleme, yoğun bakımda ölüm riskini 2.6 kat artırıyor.
*6 saati aşan gecikmeler, hastane içi ölüm oranında yüzde 18'lik ek bir artışa neden oluyor.
*9 saat ve üzeri bekleyişler, yoğun bakımda ve solunum cihazında kalma sürelerini uzatıyor; deliryum, hastane enfeksiyonları gibi komplikasyon riskini artırıyor.
Elbette Samsun'da vatandaşların şikayetleri, ulusal tablonun bir yansıması gibi ama 'ateş düştüğü yeri yakıyor'.
Samsun'da 28 Kasım 2025'ten itibaren kademeli olarak hizmete girecek olan Şehir Hastanesi, kapasite anlamında önemli bir yoğun bakım artışına sahna olacak.
Ancak şimdilik sadece Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin taşındığını hepimiz biliyoruz.
Yoğun bakım üniteleri de tam kapasite ile devreye girmedi.
Mesela şehir hastanesi devreye girene kadar ne olacak, nasıl planlama yapılacak, yoğun bakım yatağı bulunamadığından can kayıpları nasıl önlenecek.
Evet 'Karadeniz Sağlık Üssü' olmayı hedefliyoruz ama
o süre içinde ne yapılmalı.
Bu konuda yapılması gerekenleri biz söylemeyeceğiz elbette ama önerilerimiz olabilir.
Mesela; Samsun Valisi Orhan Tavlı'nın da devreye girmesiyle, OMÜ gibi kamu hastanelerinde personel eksikliği nedeniyle kapalı duran yoğun bakım yatakları için acil bir seferberlik başlatılabilir.
Pandemi de önemli bir sınav verdi bu kent.
Onca yoğun bakım ünitesi devreye girdi.
Valilik ve İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, şehir içindeki özel hastanelere yaptırım uygulanıp yoğun bakım servisleri aktifleştirilebilir.
Ayrıca diğer hastanelerden rotasyonla veya geçici görevlendirmeyle uzman ve hemşire desteği sağlanarak OMÜ TIP Fakültesi’ndeki kullanılamayan yataklar hizmete açılabilir.
Bazı sağlıkçılarla konuştuğumda sağlık merkezleri arası rotasyon esnekliği 'yoğun bakım nedeniyle' can kayıpları yaşanan Samsun'da hayati önem taşıyor.
Samsun Şehir Hastanesi, niceliksel anlamda büyük bir soluk, bunu kabul etmek lazım.
Hepimiz de bekliyoruz tam kapasite hizmete girmesini.
Ancak, acil servislerde yoğun bakım sırası beklerken hayatını kaybetme riske yaşayanlar 'şu an için bir gerçekse' acil çözüm üretilmeli.
Şehir Hastanesi bu çözümün merkezinde olabilir, ancak tek aktörü olamaz.
O nedenle Samsun Milletvekili ve TBMM Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş da, ilin yetkilileriyle koordine içinde bu yoğun bakım sorununu Şehir Hastanesi tam kapasite devreye girene kadar çözüm için çaba göstermeli.
‘Ne yapalım yoğun bakım yok, özel hastanelerin yoğun bakımları tadilatta’ gibi bahaneler çözüm değil, sorunun ta kendisidir.
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
O sıkıntıları çekenler biliyor.
Denetlenmeleri gerekir.
Neden tadilatlar bir yılı aşkındır bitmiyor gerekirse inceleme yaptırılmalı.
Turistik oda servislerinde para kazanırken, yoğun bakımdaki hastadan ücret alamadıklarından olabilir mi?.
Bu soru irdelenme bence.
Ama özel hastaneler maliyet, kar amacı güderken, insanların sağlığının mağdur edilmesi kabul edilemez.
İsteyen yetkililerimize, 'Nerede nasıl yoğun bakım sorunları yaşanıyor' bilgileri verebilirim.
Durum gerçekten çok ama çok vahim.
Durum çok Acil..
SOS..