Yüksel Yıldırım'ı Samsunspor için geldiği günden beri izliyorum.
Daha önce adını bilirdim, kendisini değil kardeşi rahmetli Mehmet Yıldırım'ı tanırdım.
Oturmuşluğum da, sohbet etmişliğim de vardır; rahmetli Mehmet Yıldırım'la.
İyi insandı, Samsun'u ve Samsunspor'u severdi.
Saygılıydı, ne konuştuğunu da iyi bilirdi.
Ağabeyi Yüksel Yıldırım'ın bir tv programında bahsettiği Halk Gazetesi'ni kurma aşamasında, o sırada İstanbul Milliyet'te görev yaptığım dönemdi ve 'Mahmutbey'deki gazetenin plaza binasına Yusuf Yılmaz ile birlikte ziyaretime de gelmişti'.
Halk Gazetesi'nin çıkarılması için 'benden destek istemişlerdi.
Anlaşmaya vardık ve Milliyet'ten ayrılıp, 8 ay gibi bir süre zarfında yazı işleri ekibinin yöneticisi olarak bir çok arkadaşımız gibi gazetenin kuruluşunu sağladık.
Yani onun bahsettiği Halk Gazetesi'ni iyi bilirim.
Ancak şunu da iyi bilirim.
Bize 'kazık attı' dediği Yusuf Yılmaz'dan başka o gazetenin ortaklarından 'her şeyini kaybeden kimse olmadı'.
Yusuf Yılmaz gazeteyi ayakta tutmak için çabaladıkça battı ve her şeyini kaybedecek noktaya kadar mücadele verdi.
O sırada Yıldırımlar çoktan yelken açmışlardı başka işlere.
O Halk Gazetesi 2010 yılında kapandı.
Yılmaz'ın oğlu bir süre çabaladı yine olmadı.
Yusuf Yılmaz her şeyini kaybederken, Yıldırımlar 'Binlerce işçi çalıştıracak konuma adım adım geldi'.
Halk Gazetesi çalışanlarına borcumuz var mı diye arkalarına bile bakmadan 'yollarını ayırdılar'.
Daha sonra 2011'de şahsımın önderliğimde günlük olarak yayınlanan Hedef Gazetesi, arkadaşım Sebahattin Poyrazoğlu tarafından satın alındığında, Yıldırım'ın Halk Gazetesi'nin kapanması nedeniyle işsiz kalan arkadaşlara da umut doğdu.
Bir çoğunu kadromuza dahil ettik. Gelin çalışıp, ayakta kalalım dedik.
Gelen geldi, giden gitti.
Bir süre sonra da kapatılan Halk'ın sadece 'HALK' ibaresini tescilli olduğu için 'satın alarak' ve Hedef Halk Gazetesi'ni 'kazandırdık Samsun'a.
Çok şükür dimdik ayaktayız.
Halk Gazetesi'nin kuruluşu 1997, Hedef Gazetesi'nin kuruluşu 2004..
Arada 7 yıl var.
Künyeye baksa görecek, bu gazete kaçıncı sayısını kaçıncı yılda çıkartıyor ama;
Gerek bile duymamış.
Para konuşmak öncelik olunca, 'lafın nereden çıktığı, nereye gittiği' de umurunda olmasa gerek.
Ama şimdi gelinen noktada;
Yani Yüksel Yıldırım'ın bahsettiği Halk Gazetesi'nin, 'hesabı Hedef Halk Gazetesi' ile görülecek bir şey olmadığı gibi, 'Onca emek verip, gazeteyi bu ekonomik şartlar altında ayakta tutmaya çalışanlara' saygısızlıktan öte bir şey değildir.
Yüksel Yıldırım, geldiği günden bu yana 'parayla konuşmasına' bir yenisini daha eklerken, 'ağzından çıkanı duymadığı gibi', gördüğüm kadarıyla kiminle bir para alış verişi olsa 'en küçük tepkisinde ipliği pazara çıkarmayı da adet edinmiş'.
Bunu ilk Samsun'un bana göre efsane Başkanı olan İsmail Uyanık'a yaptı.
Çok yadırgadım.
Samsunspor'a olan sevgimiz saygımız nedeniyle ve kentin tek markasına zarar gelmesin diye üzerinde durmadık.
Ama Uyanık'ın maaşından, senedine kadar 'arkadaşım dediği bir kişi için' itibarsızlaşma yoluna gitti.
Çok büyük haksızlıktı.
İkisinin arasındaki bir şeyi 'ortalığa dökmenin anlamı yoktu'.
Hele ki binlerce çalışanı olduğu söyleyen Yüksel Yıldırım gibi bir işadamının 'diline sahip çıkması ve ticari sırları ifşa etmemesi gerekirdi.
İsmail Uyanık gibi bir Samsunspor aşığına yapılmaması gerekirdi diye düşünüyorum.
O da kapatılan Halk Gazetesi'nin ortaklarındandı, hatta kaç kez kendisine icra gittiğini duydum ama bir kez ağzından ya da dolaylı olarak 'Bana kazık attılar' lafı duymadım.
Parayı 'amaç olarak kullanmak başka', araç olarak kullanmak başka.
Hele ki 'parayı amaç olarak kullanmaya kalkarsan', o güç sarhoşluğu insana bu sözleri de söyletir;
"Kulüp bana verirse kazanan Samsun ve Samsunspor olurdu vermezlerse de kaybeden Samsunspor olurdu. Bu yetki birilerine verilirdi. Nasıl Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a çıktı? Bandırma vapuruyla o gün Atatürk gelmesiydi başka biri gelseydi ve Kurtuluş Savaşı’nı başlatsaydı Atamız o olacaktı".
Şaşılacak şey aslında.
Yılport Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım'ın bu sözlerini de duyunca şaşkına dönmüştüm.
Arkadaşlara 'nasıl bir ruh hali var acaba. Aklına geleni konuşuyor' diye de sormuştum.
Onlar da 'ilginç biri, konuşuyor' dedi.
Atatürk'ten bahsederken bile 'aklına geldiği gibi konuşan'
Yıldırım'ın bu sözleri 'Sözcü Gazetesi'nde de 'ilginç benzetme' diye haber olduğuna göre; söylenecek söz yok.
Atatürk'ten söz ederken, başkası da olabilirdi diye bahsetmek 'hangi aklın ürünüdür onu da anlamak mümkün değil'.
Atatürk; dehası, cesareti, inanmışlığı, önder ruhu ve felsefesi' nedeni ve kurtuluş meşalesini yakabilecek inandırıcılığıyla Türk Milleti'nin 'Atası' olmuştur.
Herhangi biri asla değildir, döneminin 'önderi', geleceğin de 'ilkeleriyle' ışığıdır.
Aslında Yüksel Yıldırım'ın hırslı kişiliğini anlamaya çalıştığım da bir gerçektir.
Başarı odaklı çalışmasını da olumlu bulduğumu söyleyebilirim.
Samsunspor'a verdiği katkılar, ortaya koyduğu hedefler nedeniyle 'önemsiyorum' ancak;
Geldiği günden bu yana izlediğim kadarıyla 'Birlikte yola çıktığı yakın arkadaşları, eski dostları için söylediği sözlerini yakışıksız buluyorum.
Bunların hiç biri hele hele çok parası olması, birilerinden alacaklarının olması, bunları sürekli ifşa etmesini, Samsunspor'un en üst noktasında oturan kişi olması nedeniyle 'kendisine hiç yakıştırmıyorum'.
Önce İsmail Uyanık, sonra Yusuf Yılmaz.
30 yıllık arkadaşım dediği kişiler hakkında, alenen, ulu orta, aklına geldiği gibi, 'aşağılayıcı' cümleler kurmasını açıkçası, Süper Lig hedefi olan 'Samsunspor'un geleceği içinde tehlikeli' buluyorum.
Çünkü bu hırs 'Samsun'un dışına taşar ve aklına geleni yaygın medya önünde de söylemeye devam ederse', yerelde duyulan antipatiklik, genelde 'medyaya çok malzeme olabilir'.
Ve kesinlikle "Yüksel Yıldırım'a birileri dur demesi gerektiğine' inanıyorum.
Eğer bunu şimdi söylemezsek, uyarmazsak, aklına gelen her şeyi söylemeye devam ederse;
Hele hele 'hep parasıyla, ben şu kadar şirketi yönetiyorum gibi şahsi görüşümdür egosuyla konuşmayı sürdürürse',
Kurtlar sofrası olan Süper Lig'e bir adım kalmışken;
'Bunları Samsunspor sevdası, başarısı için biz sinemize çekeriz ancak, 'Samsunspor'un yükselişine engel olmak isteyenler için 'kaçınılmaz fırsata dönüşebilir'..
Kısacası;
Bu yazımı kesin koyun bir kenara..
'Eğer birileri dur' demezse de demedi, uyarmadı demeyin..
Bunu da 'Hedef Halk Gazetesi ailesi olarak', tepki için söylemiyorum;
Artık uyarma vakti geldiği için yükselen değerimiz Samsunspor'a zarar gelmesin diye yazıyorum.
Samsunspor Başkanı olmasa 'bana ne, kime ne Yüksel Yıldırım'dan, parasından, onlarca şirketlerinden'..
Otursun parasının keyfini sürsün...
Not: Bu arada Yüksel Yıldırım'dan da 'en kısa sürede' gazete emekçilerimiz adına bir özür mesajı bekliyorum. Eski hesabını, eski dostlarıyla nasıl istiyorsa görsün. Bu kadar emeğe, emekçiye de bir nebze olsun saygı duymasını bekliyoruz.