Paylaş

Yüzlerce üniversiteli kuyrukta, 'Yeğene rica ile çifte makam'

Ekleme: 26.04.2019 20:25 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Önceki gün İstanbul'da Kariyer ve İstihdam Fuarı vardı.  AİLE, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da katıldı fuara.  İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya da katıldı fuara..  Üniver...

Önceki gün İstanbul'da Kariyer ve İstihdam Fuarı vardı. 
AİLE, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da katıldı fuara. 
İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya da katıldı fuara.. 
Üniversiteli işsizlerin 'kuyruk oluşturduğu' fuarda saatlerce bekleyen ve her firmaya cv veren diplomalı işsizlerle muhabirler röportaj yaptı. 
Söyledikleri içler acısıydı.. 
*İki üniversite mezunuyum, doktora yapıyorum 6 yıldır işsizim. İş bulamadığım için 'Hayatım boş geçmesin diye okumayı sürdürüyorum'.
*Yüksek Lisans sahibiyim, işsizim. Asgari ücrete de razıyım, şu an için yeterli.. 
*Üniversite mezunuyum. Dil eğitimi de aldım ancak, iş bulamıyorum. Döneriz diyorlar dönmüyorlar. KPSS sınavlarına girdim 10 yıldır atanamadım.
*Üniversite mezunuyum. İşçi olarak çalışmaya razıyım. Asgari ücretin altında bile  çalışabilirim. 
İŞKUR Genel Müdürü Uzunkaya konuşuyor o sırada;
"Üniversiteli gençler açısından, sadece 126 üniversitelinin istihdamına aracılık yapan bu kurum 2018 yılında 56 bin 69 yani 445 kat üniversite mezununun istihdamında etkin rol alan bir kurumuz" diyor. 
Yani işsiz üniversite mezunları, yüksek lisans sahipleri, iki fakülte mezunu işsiz gençler 'İŞKUR' üzerinden işe girebilmek için umut arıyor. 
6 aylık, 9 aylık işleri bulsalar 'öpüp  başlarının üzerine koyacaklar'.
Gel gelelim Samsun'a..
Kaç tane iki üniversite mezunu işsiz genç vardır acaba.. 
Yüksek lisans sahibi işsizler..
Masamın çekmecesinde iş arayan üniversite mezunlarının cv'leri kaç dosya oldu bilmiyorum. 
Ama gel gör ki; bizim Atakum Belediyesi'nin özel kalem Müdürlüğüne getirilen Belediye Başkanı Cemil Deveci'nin eşinin yeğeni çok şanslı..
Enişte Belediye Başkanı olunca, Başkan özel kalem  müdürlüğüne kimi getireyim diye hiç düşünmedi bile.. 
Yeğen zaten kendi hukuk bürosunda çalışıyordu. 
Ricacı oldu yeğene.. 
'Benim Özel Kalem Müdürüm olur musun' diye teklif götürdü. 
Evet yanlış duymadınız, KPSS sınavsız, istisnai kadro ile direkt memuriyet sınavına geçeceği bir kadro için, "Yüzlerce üniversiteli gencin arasında daha iyisi var mıdır acaba diye hiç düşünmeden ricacı oldu. 
İki üniversite mezunu, yüksek lisans sahibi, hatta doktorası olan üniversiteli gençler daha önceki gün İstanbul'da Kariyer ve İstihdam Fuarı'na katılıp, her firmaya cv bırakırken, 'Yeğenden ricacı olundu, bu işi kabul etmesi için'..
Evet gerçekten CHP'li Belediye Başkanı Cemil Deveci'nin 'ben ricacı oldum' sözünü oldukça ilginç buldum. 
'Olmazsa olmaz' bir durum var yani anlayacağınız. 
Eniştenin ısrarı, ricası olmasa 'belki de kabul etmeyecekti', yeğeni..
Neyse ki, görevi kabul etti de 'enişte başkanın' ricası havada kalmadı. 
Şimdi aklıma geliyor da; CHP'li Başkan Deveci, yeğenden ricacı olup da Özel Kalem Müdürlüğükoltuğunu veriyorsa, hatta hukuk işlerinin de başına geçeceğini söyleyerek, iki makamı emanet edecekse;
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve partinin üst yönetimi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı neden eleştiriyor, Damat Berat Albayrak'ı 'Hazine Bakanı  yaptığı ve de Varlık Fonu'na vekil olarak atadığı için. 
Şimdi bu nasıl perhiz, bu nasıl lahana turşusu demez mi bu halk.
Kaldı ki; Berat Albayrak'ın da kariyeri ve eğitimi de tartışılmaz..
*İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümü lisans mezunu
*Yüksek lisansını New York Pace Üniversitesi Lubin School of Business’ta tamamladı. 
*Bankacılık ve Finans bölümünden “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Finansmanı” tezi ile doktora derecesi aldı. 1996 yılında profesyonel çalışma hayatına atıldı. 
*Ekonomi, enerji ve finans kollarındaki birçok girişimlerde yöneticilik yaptı. 
*Marmara Üniversitesi’nde bankacılık ve finans üzerine dersler verdi. 
*25, 26 ve 27. Dönem İstanbul milletvekili olarak Meclis’e girdi.  Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Yürütme Kurulu üyeliği  yaptı. 
64. ve 65. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı.
Türkiye’nin orta ve uzun vadeli enerji politikalarından oluşan Milli Enerji ve Maden Strateji Belgesi hazırlayan bir isim. 
Yani gelinen noktada, "Seçimden önce benim Samsun'da akrabam yok. Hiç bir yönetimimde de akrabam olmadı" dedikten sonra, "Yeğeni müdür yapıp, bir yetmez iki koltuğu vereceğini söyle".
Mensubu olduğun partin CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ekranlardan, gazete sayfalarından "Hazine’nin başında damadın ne işi var, burası hanedanlık mı?” diye sorsun, sıra Atakum Belediyesi'ne gelince, başkan olduktan sonra "Yeğenden ricacı oldum de'.
Türkiye Varlık Fonu yönetim yapısındaki değişikliğe tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Erdoğan, damadı aile boyu bir hanedan şirketine sahip oldular" diye manşetlere çıksın, Atakum'da koltuğa oturan CHP'li Başkanı, 'Şirketleri adam doldurmuşlar deyip onlarca kişiyi işten çıkartıp, 'Yeğene istisnai kadro ile sınavsız memuriyet kapısını açsın'..
Yasal mı; sıkıntı yok. Etik mi; asla değil. 
CHP'nin Türkiye politikası açısından ise 'kabul edilecek bir durum değil'.
Kaldı ki; yeğen M.Selin Cengiz'in yeteneklerine güveniyorsa, dışarıdan belediyenin avukatlığını yaptırabilecek imkan varken.. 
Milletin gözüne sokar gibi, 'Ben yaptım oldu' der gibi 'istisnai sınavsız memuriyete geçiş için tek kadro olan Özel Kalem Müdürlüğü'ne getirmek 'Niye, neden'..
Yaptığının etik olmadığı ortadayken, partisinin genel politikalarına 'ters bir işlemken', gazetelere özel beyanatlar verip, "Ben ricacı oldum' demekteki amacı ne?..
Kendisiyle hukukumuz olmasına rağmen 'yanlış üzerinde doğru arama çalışmalarına' asla katılmayacağımı belirtmek isterim. 
Bunu 'iş kuyruğuna giren yüzlerce işsiz gencin hakkına, hukukuna' saygı açısından bir sorumluluk olarak görüyorum.
Hele ki bu devirde, iş aslanın midesindeyken, devlet memuriyetliği için üniversiteli gençler, o  sınavdan, şu sınava koşuşturup, kuyruklarda sabahlarken, "Özel Kalem Müdürlüğü'nü kabul etmesi için "Ben ricacı oldum sözünü" asla hoş görmek  mümkün değildir. 
Bu vicdanları sızlatır. 
Ve bu etik olmayan yanlış işlemden de dönülmelidir..
Başkan Cemil Deveci'nin 'kararında ısrar etmesi halinde' CHP'nin üst yönetimi bu 'yeğen müdür, enişte başkan' ilişkisine 'dur demelidir'.
Aksi halde Atakum Belediyesi 'Hanedan mı' sorusu gündeme gelebilir.
Başkan Deveci'nin de 'bu eleştirilerimi eski bir dost uyarısı olarak görmesini' temenni ediyorum. 
'Israrcı olmasa' ben de bu kadar ısrarcı olmayacaktım. 
Ama 'Ben yaptım oldu zihniyetinden çok çekti bu Samsun'..
Henüz yolun başındayken; 'olumlu bir uyarı olarak kabul etmeli'.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.