1 Mayıs, emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür.
Sermayenin egemenliğine dayanan emperyalist-kapitalist açgözlülüğün, dünyayı yangın yerine çevirdiği günlerdeyiz…
“Günlerin bugün getirdiği /Baskı, zülüm ve kandır…
Ekonomik, sosyal ve siyasal saldırılarla karşı karşıya kalan, doğası yağmalanıp çevresi tahrip edilen, etnik ve cins ayrımcılığına uğratılarak katledilen, işinden kovulan, iş güvencesi ve can güvenliği tehdit altında olan , emeğiyle geçinen insanların; daha güzel bir dünya ve daha iyi yaşam koşulları için dayanışma içinde olmak ve bir araya gelerek mücadele etmekten başka çareleri yoktur .
1886’da Amerika’da,“8 saatlik iş günü” mücadelesi veren işçilere saldırılmış, dört yiğit sendika önderi tutuklanarak idam edilmişti…1889'da Paris'te toplanan II. Enternasyonal, o günü, "Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak kabul etmiştir.
O günden bu yana çok fazla bir şey değişmemiştir:
Üniversitelerde bilimsel özerklik kalmamış,
Eğitim ve sağlık bir hak olmaktan çıkartılıp paralı hale getirilmişken,
İstanbul Sözleşmesi iptal edilip “Kadın cinayetleri” tırmanırken ,
Yüz binlerce çalışan açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken,
Yolsuzluk, hırsızlık ,arsızlık tavan yapmışken,
Soma’da katledilen 302 madencinin katilleri serbest bırakılmış,
Ve İş cinayetleri devam ederken,
Çalışma çağındaki yüz kişiden 33’ü işsizken…
Gazeteciler, aydınlar, öğrenciler, siyasetçiler tutuklu,
Ülke açık cezaevine dönüştürülmüşken,
Hayat pahalılığı, yoksulluk, işsizlik dayanılmaz bir hal almışken,
Emekçiler,
“Ancak bu böyle gitmez,/Sömürü devam etmez…”
diyerek alanlara çıkacak,
Taleplerini hep bir ağızdan haykıracaklar…
Bugünlerden yarına direnenlerin onurlu yürüyüşü,
Ezilen ve sömürülenlerin kararlı duruşu kalacak,
Aydınlık yarınlar, sermayenin saldırgan saltanatına karşı verilen mücadele sonucu kurulacak,
“Bizde ve her yerde yepyeni bir güneş doğacaktır.”
“Sen de çıkar göğsünün kafesinden yüreğini; yüreklerimizin yanına at!”
Yaşasın 1 Mayıs
Yaşasın Emekçilerin Birliği
1 Mayıs’ta alanlara !..