Samsun dün tarihinde bir ilki yaşadı.
Kurtuluş savaşının ilk kıvılcımlarının atıldığı, Atatürk'ün benim doğum tarihim dediği 19 Mayıs kenti tam bir skandallar zincirine imza attı.
Hem de öylesine bir duyarsızlık yaşandı ki; Önder Atatürk'ün hayatını kaybettiği saat olan 09.05'te 81 yıldır olduğu gibi, 82. yılında da 'Tüm Türkiye'de hayat durdu';
Ama Samsun hariç..
Samsun'da 'Anıt Park'taki tören alanında yaşanan karışıklık bitmek bilmedi, duyarsızlık hat safhaya ulaştı.
Neresinden başlayalım ki;
Hangi noktasından..
Öncelikle Vali Zülkif Dağlı, geç kalmadım açıklaması yapsa da; gören göz kılavuz istemiyor.
Dağlı geç katıldı ama durum kurtarılabilirdi. Vali’nin çelenginin dışındakiler sonra konulabilirdi.
Sonuçta sirenler çalmadan yetişmişti ama ‘aksilik başlamıştı artık ve durdurulamaz bir hal alıp, birbirini izledi'. .
Aslında program gereği Vali, Garnizon Komutanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı'nın çelenklerini saygı duruşu öncesi koyması gerekiyordu.
Ama olmadı, olamadı.
Vali'nin gelmesinin ardından Anıt'a çelenk sunumuna geçildi ve zaman yetmedi.
Çünkü Türkiye'de Atatürk'ün 82 yıl önce aramızdan ayrıldığı zaman olan saat 09.05'te eş zamanlı sirenler çalmaya başladı. Araç kornaları eşlik etti.
O sırada Garnizon Komutanı Topçu Albay İbrahim Camcı'nın saatine bakması dikkat çekti.
Kaç kez baktı bilseniz..
Hem tören öncesinde, hem de sirenler çalarken..
Bir şeylerin ters gittiğinin, zamanında olmadığının farkındaydı, her haliyle..
Çünkü sirenler çalarken, çelenk sunumu için davet edildi.
Garnizon Komutanı Camcı son ana kadar hareketsiz kalmasına rağmen, 'sunumu yapan görevli de hata yaptı ve davetini yaptı'..
Oysa Garnizon Komutanı durumun farkındaydı.
Ata'ya selam durması ve 'Atatürk'ün, kurduğu Cumhuriyet'in bir askeri olarak, törende vatandaşlar gibi 'dimdik Ata'nın huzurunda saygı duruşu yapmalıydı.
Dakikalarca tek başına şeref noktasında kendine ayrılan yerde bekleyen Garnizon Komutanı, sirenler çalarken çelenk koymak zorunda kaldı.
Ama bence yapması gereken, olması gereken 'saygı duruşunu bozmamaktı'.
O da hata yaptı ve bir asker olarak o duyarlılığı göstermeliydi.
Yağmur altındaki törende yaşanan duyarsızlık ve karışıklık bununla da kalmadı.
Herkes farkındaydı.
Sirenler çalarken, herkesin dimdik durması, asker, polis, zabıta ve gazilerin selam vererek saygı duruşu göstermesi gerekiyordu.
Oysa Samsun'daki törende bir acayiplik vardı.
Sahada hareketlilik sürüyordu.
Vali bir kaç kez 'yanına gelen görevlilere' bir şeyler sordu. Yanına gelip giden eksik değildi.
O sırada 'ilk sirendeki saygı duruşunda sıkıntı olduğunu' fark eden Vali Dağlı, sanıyorum sirenin yeniden çalınmasını istedi.
Herkesin şaşkın bakışları altında bu kez tekrar sirenler çalmaya başladı. Herkes dimdik saygı duruşunda bulundu.
Ancak bu kez de saatler 09.10’u gösteriyordu.
O saatte çalan sirenin aslında bir anlamı da yoktu.
Tek anlamı, “İlki olmadı, ikincisini yapalım’ demekten, karışıklığı itiraftan öte başka bir şey değildi.
09.10'da ikinci bir saygı sireni 'Samsun 10 Kasım Ata’yı anma tören tarihimizde bir ilktir'..
Sirenler çalıyordu ama ilk seferde olduğu gibi kornalar çalmadı bu kez.
Yani inanabiliyor musunuz; iki kez saygı duruşu yapıldı.
Ve herkes şaşkına döndü.
O sırada ADD Şube Başkanı, 'Atatürk'ün askerleri nerede' diye bağırmasıyla dikkat çekti.
Asıl skandal ise başkaydı.
Şeref noktasında olması gereken biri yoktu.
Ne çelenk koyabildi, ne de Ata'nın öldüğü saat 09.05'te saygı duruşunda tören alanındaydı.
Kargaşanın yaşandığı törende iki kez saygı duruşu yapılmasına rağmen, o yoktu.
AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'den söz ediyorum.
Demir, 'ancak ve ancak' İstiklal Marşı okunmaya başlayınca tören alanına gelebildi.
Yani Atatürk'ün ölümünün 82. yılındaki anma törenlerinde sirenler çalarken kendisine ayrılan şeref noktasında Başkan Demir yerini alamadı.
Yetişemedi mi, nasıl oldu bunu anlamak mümkün değil.
İstiklal Marşı başladığı sırada 'birden bire arka sıraların arasından çıkıp geldi ve maskesiz olarak tören alanındaki yerini aldı.
Vali'nin korumalarından biri, kendisine marş sonrası maske verdi.
Sirenler çalarken Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in yerinde olmaması asla kabul edilebilir bir durum değildir.
Zaten çelengini de Atatürk Anıtı’na tören sırasında koyamadı.
Sonra koydu mu o da belirsiz.
Bu kentten, orada dakikalarca bekleyen STK temsilcilerinden ve en önemlisi bu ülkenin bağımsızlığını borçlu olduğu Cumhuriyet'in kurucusu Atatürk'ten özür dilemesi gerekir, Başkan Demir'in.
Hatta saygı duruşunda olamamasının gerekçesini açıklamalı.
Şu ana kadar tek açıklama görmedim, kendisinden veya başkanı olduğu Büyükşehir'den.
ADD Samsun Şube Başkanı Işık Özkefeli, söylediklerinde sonuna kadar haklı..
Söylediklerine de katılmamak mümkün değil.
Bu kent böyle bir şey düne kadar yaşamadı.
Türkiye’nin bir başka noktasında da böyle bir olay dün yaşansa, tıpkı Samsun gibi ‘haberlere konu olurdu’.
Maalesef sadece Samsun yine haber oldu.
Özkefeli, "Törenlerde yaşanan kargaşayı büyük bir saygısızlık olarak nitelendiriyorum. Bu tamamen Samsun Protokolünün rezaleti. Şehrin belediye başkanı ortalarda yok. Kafalarına göre işler yaptılar. İkinci kez sirenler çalındı. Saat 09.10’da saygı duruşu yapıldı” dedi.
Diyecek söz bulamıyorum.
10 Kasım törenini organize edemeyen, düzenli bir şekilde sonuçlandıramayan, organize hatalarıyla duyarsızlığa dönüşen bir yönetim kademesi, bu kentin görmediği bir olay.
Devletin zirvesi, her ilde, ilçede, hatta köylerde 'bile hayatın durduğu' saygı duruşunun yaşandığı Atamızın ölüm saati olan 09.05'te Samsun'da böyle bir duyarsızlık yaşanmasının sorumlusu 'bu kent ve vatandaşları değildir'.
Atamızdan, yaşananlardan özür dilemesi gerekenler de bellidir.
Ama gördüğüm kadarıyla;
Özür yerine bahaneler ve duyarsızlık halen devam ediyor.
O nedenle;
Özür dileriz Atam..
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder'imizin ölüm yıldönümünde yaşanan 'Kurtuluş kenti Samsun'da yapılan saygısızlık nedeniyle 'üzgünüz, tepkiliyiz'..
Ve Samsun o sirenler çalarken, yerinde olmayanları, saygı duruşunda bulunmayanları asla unutmayacaktır.
Tıpkı geçtiğimiz yıl 10 Kasım öncesi 'Atatürk'ün manevi şahsiyetine yönelik paylaşımları paylaşan AK Parti eski Grup Başkanvekili gibi.
Yazık bu kente..
Cumhuriyet tarihindeki misyonu açısından ne bu yaşananları;
Ne de Atatürk ve 19 Mayıs kenti olması nedeniyle 'böyle bir skandalı' hak ediyor.
Bu kent 'Onu anlayan, onun manevi şahsiyetine saygı duyan, ilkelerine örnek olabilecek tutumlar gösterebilen, bu kentte görev yapmanın gururunu yaşayan 'yöneticilerle ancak anlam bulabilir'..
Önce bunu anlamak lazım..
