ALİ BABACAN'dan Sert Tepkiler
Paylaş

ALİ BABACAN'dan Sert Tepkiler

Ekleme: 11.02.2023 11:30 Güncelleme: 03.06.2026 14:27

‘Fay hattının üzerinde 15 katlı binalara niye izin verirsiniz, niye?’ ‘Devlet önce kendi ayırdığı parayı harcasın, hemen IBAN vermesin’

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, depremin beşinci gününün akşamında afet bölgesi Adıyaman’dan Halk TV’ye bağlanarak durum değerlendirmesi yaptı. Üç gündür deprem bölgesinde bulunan Babacan, inşaat sektöründe oluşan ranta sert tepki gösterdi. Babacan şu ifadeleri kullandı:

‘Rant insanların canına çok büyük darbe vurdu’

“Bu inşaat sektöründeki rant var ya rant… Ben hep söylüyordum ‘Ekonomiye çok büyük darbe vuruyor diyor’ diye. Aynı rant şimdi insanların canına çok büyük darbe vurmuş oldu. Allah aşkına, fay hattının üzerinde 15 katlı, 20 katlı binalara siz niye izin verirsiniz ya? Niye izin verirsiniz? Burası fay hattının üstü. Şöyle bir haritayı açın, bakın. Bütün dünyada yayınlanan deprem haritalarında bu bölge fay hattının üstü. Fay hattının üzerine siz niye yüksek kata izin verirsiniz? Düşük katlı yapılanma şart. 2 kat, bilemediniz 3 kat. Ama aynı arsaya 10 kat, 20 kat yaptığınızda burada büyük bir rant oluşuyor. Bu yüksek yapıların oluşturduğu rant şu anda Türkiye'nin ekonomisine nasıl büyük bir bedel ödettiyse bu depremde de çok büyük bir insani bedel ödetti maalesef.”

‘Her ne pahasına olursa olsun sorumluların tespit edilmesi lazım’

“İnşaat sektöründeki, özellikle konut üretimindeki rantın ülkeye çok büyük maliyetleri oldu. Bir an önce masaya yatırılması lazım. Her ne pahasına olursa olsun önce sorumluların tespit edilmesi lazım. Bunların tekrar etmemesi çok katı tedbirlerin alınması lazım. Yazık. On binlerce insanımızı kaybettik.”

“Bu mahallede devleti gören oldu mu?’

“Sayın Cumhurbaşkanı kusura bakmasın ama siyaseti kendisi yapıyor. İlk gün çıkıp öfke dili kullanan, nefret dili kullanan, insanlara tehditler savuran kendisi değil mi? Sanırım Adıyaman’dan ‘Devlet burada’ diye açıklama yapmış. Burada, bu mahallede oturan arkadaşlara soruyorum. Bu mahallede devleti gören oldu mu?”

‘Merkezden talimat gelmeden kimse kılını kıpırdatmıyor’

“Bütün kararların merkezî hale getirilmesi böyle bir afet yönetiminde ne kadar büyük sorunlara yol açtığını hep beraber görmüş olduk. Merkezden talimat gelmeden kimse kılını kıpırdatmıyor. Halbuki ta muhtarlara kadar yetki verilmesi lazım. Ankara’dan talimat beklemeden herkesin hemen, otomatik olarak devreye girmesi lazım. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli de sağ olsun çalışmaya başladı ama zamanında yetiştirilmeleri, eğitilmeleri lazım. Deprem anında kimin, hangi bölgede ne görev alacağının önceden belli olması lazım. Kimseden talimat beklemeden hemen görevlilerin harekete geçmesi lazım. Bir sürü gönüllü var. Elde envanterin tutulması, depremden yarım saat sonra cep telefonlarına ‘Sizin görev alanınız şurası’ diye SMS düşmesi lazım. Başka türlü bu ülke yönetilemez.”

‘Kamuda yönetici pozisyonunda olan arkadaşlarımızın önemli bir bölümü bu işi yapacak bilgi, beceri ve donanıma sahip değil’

“Bakın, hep ehliyet diyoruz ya… Maalesef kamuda yönetici pozisyonunda olan arkadaşlarımızın önemli bir bölümü bu işi yapacak bilgi, beceri ve donanıma sahip değil. Bu birinci sorun. İkincisi; hep istişare diyoruz. Kamu, vatandaşı dinlemiyor. Duymuyor, anlamıyor. Bunların devlet yönetiminde en önemli işler olduğunu tekrar tekrar vurgulamak gerekiyor.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Adıyaman’dan gazeteciler Cüneyt Özdemir ile Fatih Portakal’ın YouTube yayınlarına ve KRT TV’ye bağlanarak deprem bölgesinden görüşlerini paylaştı.

Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı, ‘100 milyar ayırdık’ demedi mi? Harcasın”

“Önemli olan acil ayni bağış. Nakdi bağış vatandaşlarımızın daha kolayına gelebilir ama bir apartmanda oturan komşular toplansın, 100 tane, 500 tane battaniye mi alabiliyorlar? Bunları ayni şekilde yapmaları çok daha iyi. Çünkü bu nakdi bağışların şu anda doğru olarak yönetileceğine inanamıyorum. Kaotik ortam var. Zaten devletin ‘100 milyar lira kaynak ayırdık’ diye ifadesi var, değil mi? Devlet önce kendi ayırdığı parayı harcasın. Millete hemen IBAN numarası vermesin. Cumhurbaşkanı ‘100 milyar ayırdık’ demedi mi? Harcasın bakalım. Ondan sonra ihtiyacı olursa, bu cömert millet gene yardım eder.”

‘Bırakın isteyen istediğine yardım etsin’

“Yardım tırları geliyor, bazı illerde el konduğunu görüyoruz. Neymiş, bu dağıtımı kendileri yapacakmış. Ya, olmuyor işte. Adıyaman il başkanımızın evinin bahçesi koskoca bir yardım toplama ve dağıtma deposu olmuş. Kahramanmaraş il teşkilatımız koskoca bir depo tutmuş, tırlar oraya iniyor. Köylere küçük arabalarla gönderiyorlar. Madem AFAD bu işin altından kalkamıyor, vatandaşın kendi yaptığı yardımların da önüne geçmemek lazım. Bırakın isteyen istediğine yardım etsin. Bildikleri, güvendikleri bir vakıf olur, dernek olur, siyasi parti organizasyonu olur. Herkes ulaşabildiğine ulaşsın.”

‘Siyaset yapan iktidarın kendisi’

“Bunların ‘Siyaset yapmayın’ dediği ne? ‘Eleştirmeyin, hataları konuşmayın. Olumsuzlukları anlatmayın’. Hiç kimse kusura bakmasın. Eğer birileri siyaset yapıyorsa, siyaset yapan iktidarın kendisi. Sayın Erdoğan ilk konuşmaya başladığı gün, depremden sonraki ilk sözlerinde nefret vardı. Öfke vardı. Tehdit vardı. Belediyeler de seferber olmuş, bir şeyler yapmaya çalışıyor. Belediyelerle kavgaya tutuşuyorlar.”

‘Belediye mi yapıyormuş, merkezî hükûmet mi? Ne önemi var ya?’

“Ülkeyi yönetenlerin her şeyi ben yapacağım zihniyetini acilen bırakmaları lazım. Yerelden hareket edilmesi lazım. Belediyelerle kavgaya tutuştular ilk gün. Yok bilmem hangi havaalanının pistini İstanbul Büyükşehir Belediyesi mi yapıyormuş, bilmem devletin merkezi hükûmeti mi yapıyormuş… Allah aşkına ne önemi var ya? Bir belediyenin bir kamyonu olsun, gelsin katkıda bulunsun. Siz niye bunlarla kavga ediyorsunuz? Şu anda kavga değil iş birliği zamanı.”

‘Yetkili kişilerin ehliyet ve liyakat sıkıntıları olduğunu görüyoruz’

“Merkezden talimat gitmeyince hiç kimse bir şey yapamıyor. Sistem felç oluyor. Bu işlerle uğraşması gereken kişilerin, bu işin başında devlet adına yetkili olan kişilerin ehliyet ve liyakat konusunda sıkıntıları olduğunu görüyoruz. Çoğu yerde yetkin insanlar görevde değil. Sayıları çok az.”

‘Üzüntü kızgınlığa dönüşüyor’

“Günler ilerledikçe üzüntü kızgınlığa dönüşüyor. Gerçekten ülkeyi yönetenlerin akıllarını başlarına alıp öfke ve nefret dilini bırakmaları lazım. Bir ülkenin cumhurbaşkanı, ilk gün, ekrana çıktığı ilk dakikada milleti tehdit etmeye başlar mı? Böyle bir şey olur mu? Acıyı paylaşma günündeyiz.”

‘Tedbir bizden takdir Allah’tan’

“Bizim bildiğimiz çok önemli bir yaklaşım var: Tedbir bizden, takdir Allah’tan. Önce tedbir. Din alimlerinin bu tür durumlarda devreye girip vatandaşımızı aydınlatması lazım ama insanları o kadar sindirdiler ki Türkiye’yi din alimlerinin doğruları söylemesinin imkânsız olduğu bir ülke haline getirdiler.”

‘Türkiye’de etkilenen alan Japonya’dakinden kat kat büyük’

“Japonya’daki büyük depremden 9 ay sonra Japonya’ya gittim. Deprem bölgesini gezdim. Japonya gibi bir ülkede 9 ay sonra bile hâlâ etrafta buruşmuş arabalar, yıkık binalar vardı. Türkiye’deki depremden etkilenen alan Japonya’daki o tsunamiden etkilenen alanın kat kat büyüklüğünde. Gerçekten uzun sürecek. Sabırlı ve metanetli bir şekilde bu zorluğu hep beraber aşabiliriz.”

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.