Aort yırtığı 10 saat süren hibrit ameliyatla tedavi edildi
Paylaş

Aort yırtığı 10 saat süren hibrit ameliyatla tedavi edildi

Ekleme: 25.10.2024 16:32 Güncelleme: 03.06.2026 16:52

Karın ağrısı şikayetiyle gittiği Samsun Eğitim Araştırma Hastanesi'nde aort damarında 20 santimetrelik yırtık belirlenen hastanın ana atardamarları 8 doktorun görev aldığı hibrit ameliyatla sağlam dokuya bağlandı. Yırtık ve balonlaşmış aort damarına...

Samsun'da karın ağrısı ve kabızlık şikayetiyle hastaneye giden ve tetkiklerde aort damarında yırtık tespit edilen 62 yaşındaki İsmet Kılıç, açık ameliyat ile anjiyo ve stent işlemlerinin aynı anda uygulandığı hibrit ameliyat sayesinde sağlığına kavuştu.

Terme ilçesinde yaşayan Kılıç, 1,5 ay önce karın ağrısı, kabızlık ve mide bulantısı şikayetlerinin artması üzerine Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu. Kılıç'ın aort damarında 20 santimetre uzunluğunda yırtık ve bu yırtığa bağlı gelişen aktif kanamanın olduğu 10 santimetrelik balonlaşma (dissekan aort anevrizması rüptürü) tespit edildi.

KARIN AĞRISI ŞİKAYETİ İLE GİTTİ 

Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyeleri Dr. Emrah Ereren, Dr. Aşkın Kılıç ve Dr. İlker Hasan Karal ile hastanenin Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kuşak tarafından yapılan operasyonla hem anjiyografi hem açık ameliyat aynı seansta gerçekleştirilerek hastanın yırtık aortundan çıkan ana atardamarlar sağlam dokuya bağlandı. Yırtık ve balonlaşmış aort damarına kapalı yöntemle suni damar yerleştirildi. İşlem sırasında hastanın felç riskini engellemek için Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanları Dr. Suna Kara Görmüş, Dr. Rümeysa Karaçuha Sürücü, Doç. Dr. Sevda Akdeniz ve Dr. Gökçe Ültan Özgen tarafından oluşan ekip de omurilik sıvısının drenajını sağladı.

BAŞARILI OPERASYON 

Dr. Ereren, ilaçlı tomografiyle hastanın aortunda bir yırtık tespit ettiklerini ve öncelikle kapalı bir cerrahi uygulayarak kanamayı durdurduklarını söyledi.
Mevcut yırtığın midenin girişinde kitle etkisi oluşturan bir anevrizmaya neden olduğuna işaret eden Ereren, "Bunun boşaltılması çok riskliydi çünkü bir yandan da hala o yırtığın kenarından bir sızıntı şeklinde kaçak vardı ve aynı bölgede de karın içini besleyen ana damarlar oradan çıkıyordu. Bu tarz durumlarda ya torakoabdominal aort anevrizması (göğüs bölümünden başlayarak karın boşluğunu da içine alacak şekilde devam eden aort anevrizması) cerrahisi yapılabilir veya hibrit işlem uygulanabilirdi." dedi.

ÇOK SIK YAPILAN BİR OPERASYON DEĞİL 

Açık cerrahide hastanın felç, böbrek yetmezliği ve diyaliz hastası olma risklerinin daha yüksek olmasından dolayı hibrit ameliyatı tercih ettiklerini anlatan Ereren, şunları kaydetti: "Anestezinin ve genel cerrahinin desteğine ihtiyacımız vardı bu noktada. İki ekip kurduk. Birinci ekip ameliyata girdi. İkinci ekip anjiyoda hazırlandı.

Anestezi de aynı şekilde bu desteği sağladı çünkü hastanın aynı anda ameliyathaneden anjiyo ünitesine de nakledilmesi gerekiyordu. Hibrit bir işlemdi ama elimizde hibrit bir ameliyathane yoktu. Anjiyo ünitesi ve ameliyathane arasında hastanın naklini gerçekleştirerek 10 saate yakın bir süre içerisinde bu süreci tamamlayabildik çok şükür.

Karın içindeki bütün ana atar damarları hastanın sağ kasığına giden ana atar damara bağlayarak aortu dalsızlaştırdık. Debranching denilen bu ameliyat çok da sık yapılan bir ameliyat değil ve sonrasında da bütün yırtık olan aorta boydan boya kapalı işlemle tekrar bir stent greft koyarak kanamayı durdurduk. Hastanın genel durumu toparladı."

 

Anadolu Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.