Cumhurbaşkanı’nın ‘’Bir jest yaparız’’ açıklamasından sonra, asgari ücretin 2 bin 500 liranın altında açıklanmayacağı düşünülmüştü.
Beklenen o jest gelmedi.
Ya da o jest, beklentilerin çok altında gerçekleşti.
Asgari ücret tespit komisyonu, Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyordu.
Türkiye’nin beklediği o karar önceki gün açıklandı.
2020 yılı için uygulanacak asgari ücret, 2 bin 324 lira 70 kuruş oldu.
2019 yılı için 2 bin 20 lira olan asgari ücret 304 liralık artışla, 2 bin 304 liraya yükseltildi.
Beklenti büyüktü elbette.
Asgari ücret, TÜİK verilerindeki açlık ve yoksulluk sınırının altında kalsa da, çalışan kesimden buna çok tepki geleceğini sanmıyorum.
Tepkisizlik nedeni, açıklanan ücretin beğenildiği şeklinde anlaşılmasın asla.
Asgari ücretle günümüzde insanca yaşamanın çok zor olduğunu ben de biliyorum.
Ve fakat.
Bunu bilmenin bir faydası olmuyor maalesef.
Karım akşam eve gittiğimde, asgari ücretin açıklandığı sırada evimizde misafir olan bir çalışanın ‘’Aman böyle iyi, daha fazla verseler, hepimizi işten atarlar’’ dediğini anlatıyordu.
Buna şaşırdım mı?.
Asla.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un 2 Aralık’taki komisyon toplantısında yaptığı konuşma sırasında ‘’Ücret artışı kadar, işin kendisinin yani istihdamın korunması da mühim’’ şeklindeki sözleri etkili olmuş anlaşılan
Çalışanlar, elbette ücretlerinin TÜİK verilerindeki yoksulluk veya en azından açlık sınırının üzerinde olmasını isterler elbette.
Ama çalışanların, işsiz kalmaktan daha çok korktukları anlaşılıyor.
Piyasalar hala can çekişiyor.
Bu durumda, bırakınız 3 bin 500, 4 bin lira gibi bir ücreti, birçok işyerinin 2 bin 500 liranın üzerindeki ücreti de ödenemeyecek durumda olduğunu tahmin ediyorum.
Çalışana yüksek ücret, günümüzde sadece kamu kurumlarında çalışanlara veriliyor.
Özel sektörde yüksek ücret alan kimse kalmadı sanırım.
İşyerlerinde sendikal örgütlenme de yok denecek kadar az.
Sendika olsa ne olacak ki.
Türk-İş Başkanının önceki yıl asgari ücret açıklanırken söyledikleri henüz unutulmamışken, yeniden seçilmesi, sendikaların geldiği durumu özetlemiyor mu sizce.
Sendika başkanları birkaç gün o bilindik lafları edecektir.
Çalışanlarda, yüksek ücret alacakları günlerin hayalini bir süre daha kuracaklar.
Hayaller başka.
Ama gerçekler daha başka.
Çalışanlar, Türkiye gerçeğiyle bir kere daha yüzleşecek.
Bu yıl da 2 bin 324 lira 70 kuruşla geçinmek zorunda kalacaklar.
Başka seçenekleri de yok zaten.