Önceki gün gazetede, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın açıklamalarına dayandırılan önemli bir haber vardı.
Haber, TMO’nun alım politikalarındaki kota uygulamasıyla ilgiliydi.
Usta, TMO’nun alım kotası nedeniyle Terme’de 24 Ağustos’ta başlayacak alımlar öncesi bir üreticinin yaklaşık 2 ton olan ürününün sadece 900 kilosunun alınabilecek olmasını eleştiriyordu ki yörenin milletvekili olarak doğrusu da buydu zaten.
Terme Ziraat Odası kaynaklı bu haber nedeniyle, kendisi de Termeli olan Yeni Parti Samsun Milletvekili Murat Çan’ın da bu konudaki tepkisini merak ettim.
Benzer sorun Murat Çan’a da iletilmiş.
Sorun kendisine iletildiğinde TMO’yu aramış Murat Çan.
Haberi okuyunca ben de TMO’yu aradım. Aradığımda Şube Müdürü’nün Zoom toplantısında olduğunu öğrendim. Daha sonra bir kez daha aradım ama bu defa da yemekte olduğunu öğrendiğim TMO yetkilisinden görüş alma şansım olmadı.
Ben yine de TMO yetkililerinin Samsun Milletvekili Murat Çan’a verdiği bilgilerden yararlanmakla yetineyim.
TMO, bu çiftçinin bahçesinden bir seferde 2 ton ürün alamayacağını, rekolte tahminine göre çiftçinin bahçesinden alacağı ürünün ancak 980 kilo olabileceğini ileri sürüyormuş.
Rekolte tahminleri hiçbir zaman tutmadı zaten.
Ve fakat...
TMO’nun iddiasına karşın Terme Ziraat Odası Başkanı Ferda Ergün, “TMO’nun 400 kilo üretim yapılacağını söylediği bahçelerde biz 1.500 kilo ürün alıyoruz. İddia edilecek iş değil.” diyor.
TMO, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) göre kendisine bir alım politikası oluşturmuş olabilir elbette. Ancak ÇKS’ye göre oluşturulan verilerin gerçekleşen üretim miktarlarıyla ne kadar uyumlu olduğunu bilemedim.
Bu konuda bildiğim tek gerçek şudur:
Fındık, ülkemiz için stratejik bir üründür.
Devletimiz de stratejik ürün kabul edilen fındık için TMO’yu alım yapacak kuruluş olarak atarken, aynı zamanda “Piyasa Yapıcı Kuruluş” olarak da görevlendirmiştir.
TMO’nun buna göre bir alım politikası oluşturması gerekir.
TMO’ya böyle bir misyon yüklenmişken, üreticinin 2 ton ürününü almak yerine “Ancak 900 kilosunu alırım.” demenin tek mantıklı açıklaması finans sorunu olabilir ki Erhan Usta da buna dikkat çekiyor.
Rekolte tahminine göre oluşturulmuş veriler üzerinden üretilecek hiçbir mazeret, üreticileri tatmin etmez. Benim nezdimde de böyle bir açıklamanın inandırıcılığı tartışmaya açık olur.
TMO yetkililerinin bu hususta yine de söyleyecekleri varsa, bu köşenin kendilerine açık olduğunu hatırlatmak isterim.
Son söz:
Fındık ülkemiz için stratejik ürün kabul edilmişse, bu satırların yazarı gibi eli kalem tutanlardan üreticiye, tüccara ve dahi “piyasa yapıcı kuruluş” unvanını taşıyan TMO gibi kurumlara kadar herkesin bu gerçeğe uygun tutum ve davranış içinde olması gerekir.