Türkiye'de yaşanan bir çok olayı görüyorsunuzdur.
Yolsuzluğun olmadığı yer yok.
Kişi düzgünse bireysel olarak 'içinde olmuyor ancak', ama bir
vurgun düzenidir almış başını gidiyor.
Samsun ne yazık ki bu konularda çok gündeme geliyor.
Yıllardır 'ne iddialar vardı'.
A Takımı diye Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan bir operasyona bile
şahit oldu bu kent.
Daha sonra şikayetçiler geri aldı, bedeller ödendi falan derken,
zaman aşımına kadar gitti de işi, kurtardılar.
Benim yazılarımı takip edenler o süreci de, zaman aşımına nasıl
götürüldüğünü de bilir.
Hatta onu bırakın, FETÖ'cüye ihale üzerine ihale veren belediye
başkanı ile 'yargılanacağı konuda hakkında dava açıldığında zaman
aşımına neredeyse bir ay kalmıştı.
İlk duruşmaya gidildiğinde 'AAA dediler zaman aşımı olmuş'..
Güler misin ağlar mısın?..
Neyse bunlar geçmişte oldu, zaman yuttu geri gelmesi de artık
'öteki dünyaya kaldı'..
Yani ilahi adaletle mümkün..
Ama gözümüzün önünde yine malı götürenler, hamutuyla
götürenler, milletin gözünün içine baka baka götürenler var.
Şimdi bazıları bu yazımı Milli Eğitim'deki 2 milyon liralık yolsuzluk
olayına istinaden yazdığımı zannedecek.
Alakası yok.
2 milyon lira ne ki devede kulak bile değil, tüy adeta.
Nasıl götürüyorlar biliyor musunuz?.
Hem de nasıl.
Hemen hemen her yer çürümüş.
Şımarıklık almış başını gitmiş.
Ne danışman ya da memur maaşlarıyla aldıkları lüks araçlardan
utanıyorlar, ne de pahalı evlerden.
İstifa ettim ayrıldım diyen de malı götürüyor, gözümüzün içine baka
baka 'israf yok, izin vermem' diyenler de.
Nereden geliyor bu değirmenin suyu diye kimse sormuyor bile.
Hani hatırlar mısınız?
Eski Başkan Yusuf Ziya Yılmaz bir ara müteahhitlere çıkışmıştı;
"Lüks araçlara binmeyin. Milletin gözü önünde yapmayın bunları'
diye.
Şimdilerde o da yok.
Lüks evler, lüks cipler, pahalı kıyafetler hemen her yerde 'farklı
farklı isimler adı altında' arpalıklar..
Öyle bir kokuşmuşluk var ki; inanın çok samimi yazıyorum;
Bazen 'o rakam çok büyükmüş diyecek kadar seçici olmak zorunda
kaldık'..
Ama şunu da söyleyeyim..
Asla böyle gitmeyecek.
Belge, bilgi dediğin ilişkiler güzel olduğu sürece sırdır..
Sonrasında hepsi ifşa olur.
Biz bekliyoruz, iddiaların belgeye dönüşmesini..
Sonrasını siz biliyorsunuz zaten..
Gözünüzün içine baka baka söylüyorum;
Hepinizi takipteyiz ve er geç yakalanacaksınız?..
Hangi ihalenin arkasında hangi yolla 'kim var', nasıl olmuş, pazarlık
usulü doğrudan temin derken;
"Neler götürülmüş, kimler götürmüş tek tek ortaya çıkacak'..
Zaman aşımı bu kez olur mu?..
Hiç sanmam..
Bu kez yemez/yemezler..
Milli Eğitim'deki 2 milyon liralık iddiaya gelince;
Biz mektubu Valiliğe gönderdik.
Sonrasını takipte kalacağız.
Terme'de ise belediye işçilerinin hak arayışı sürüyor.
Büyükşehir'de rüşvetten tutuklanan Daire Başkanı ile ilgili zaman
zaman 'çıktı iddiaları ortaya atılıyor'..
Son net notu vereyim..
B.K. içerde..

.jpeg)