Mustafa Kemal Atatürk, birinci yıl dönümünde cumhuriyet için şu değerlendirmeleri yaptı:
“Türk milletinin huy ve geleneğine en uygun olan yönetim, Cumhuriyet yönetimidir. Bir yıllık Yaşam, bu gerçeği bütün açıklığıyla doğrulamıştır. Türk milleti egemenliğini en kapsamlı biçimde belirleyen yeni yönetime kavuşuncaya kadar sürekli var olan siyasî kurumlara yabancı kalmıştır.
Bunda ne kadar haklı olduğunu anlamamış kimse yoktur sanıyorum. Çünkü, geçmişin kurumları başından sonuna kadar milletin başında yumruk tutan bir sürü zorbalar kadrosundan başka bir şey değildir.
EN KUYTU KÖŞELERDE…
Cumhuriyetin ilk yılı beklediğimiz faydayı tamamen vermiş midir?
Ülke o kadar yıkık, millet o kadar yıpranmış bir duruma getirilmiştir ki, uzun bir geçmişin açtığı bu yaraları bir yıl kadar kısa bir zamanda Cumhuriyet yönetiminin de tamamen kapatabilmesine elbette imkân olamazdı.
Ancak, Cumhuriyetin faydaları bütün ülkenin ufuklarında herhalde güçlü umutlar verebilecek kadar nurludur. Bunu, ülkenin en kuytu köşelerinde bile kolaylıkla gözlenebilir.
Ülküyü beyninde sürekli canlı bulunduranların attığı güçlü ve maddi adımlar sonuçsuz kalmamıştır. Ancak her adımı kısa ve yetersiz görmek, her an daha uzun ve üst üste gerçek adımlarla ileriye yürümek bütün vatandaşlarca temel iş sayıldıkça, harcanan uzun yüzyılların zararlarının daha az zamanda karşılanacağı düşüncesindeyim.
(Muhabirin gerici faaliyetler konusundaki sorusu üzerine) Türkiye'de aslında gerici yoktu ve yoktur. Korku vardı, kuruntu vardı. Cumhuriyetin ilânı ve onun için gerekli olanların kurulması, gereksiz kurumların kaldırılması üzerine herkesin açıklıkla gördüğü manzara o korkanlar ve kuruntu yapan için de gönül rahatlığına yol açmıştır.
Bundan sonra, sadece bir şey akla gelebilir. O da, bazı ilkesiz siyasetçilerin, alçak çıkarcıların o korkuyu uyandırmaya çalışması o yüzden isteğini elde etme ve çıkar düşüncesinden oluşmaktadır. Size güven veririm ki, bütün varlığımla sağlarım ki, bu gibiler her ne şekil, biçim ve her ne aracılığıyla olursa olsun, varlıklarını sezdirdikleri gün, Türk milletinin amansız yok edişine hedef olmaktan kurtulamayacaklardır.
Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok uzaktır. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar.
Geçmişin dikkatsizlikleri, paslı tembelliği, Türk halkının aklından silinmiş olduğundan kuşku ve kararsızlığa yer yoktur. Ulaştığımız mutlu durumdan bir adım geriye gitmek, kimsenin söz konusu etmeye dahi yetkisi olmadığı kesin bir gerçektir.
Türkiye'de Cumhuriyet vardır ve Cumhuriyetseverler vardır. Bu kutsal varlıkları yıkıcı unsurlar artık Türkiye havasını – zehirlenmeden- soluyamazlar.”
Kaynak: sozcu.com.tr