Paylaş

B.K.'nın konuşması gereken' çok şey var..

Ekleme: 20.09.2021 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

2020 yılının Aralık ayında Samsun'u şok eden Türkiye gündeminde kendine yer bulan 'rüşvet olayı' yaşanmıştı.  Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanı B.K., müteahhit Y.T.’den rüşvet...

2020 yılının Aralık ayında Samsun'u şok eden Türkiye gündeminde kendine yer bulan 'rüşvet olayı' yaşanmıştı. 

Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanı B.K., müteahhit Y.T.’den rüşvet alırken polisler tarafından suçüstü yakalanıp tutuklanmıştı.

Sonrası daha da ilginçti.

Makam odasından da 10 milyon lira değerinde altınlar ve dövizler çıkmıştı.

İddianamesi 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilince 'hem çay torbaları içinde aldığı rüşvet, hem de makam odasında çıkan servet değerindeki altın ve paralar da doğrulanmış oldu.

Çünkü tüm detaylar iddianamede yer alıyor.

Cezaevinde mi, yoksa salındı mı iddiaları da böylece bitmiş oldu.

Çünkü tutuklu olduğu da belirtiliyor.

Bahattin K. ve çay torbasında rüşvet veren müteahhit Y.T. hakkında rüşvet almak, vermek ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan dava açıldı ancak soru işaretleri bitmedi.

Polis çay paketlerine gizlenmiş 30 bin lirayı suçüstü yaptı ama suçtan temin edildiği anlaşılan makamındaki altınları, dövizleri 'hangi suçtan, kimden' temin ettiği bilinmiyor.

Müteahhit, "Bir 500 at bana yarın. Atabilirsen 600 at, 800 daha iyi olur" diyor ve çay torbalarında rüşveti veriyor ama, her ay alacağı parayla o serveti yapması mümkün değil.

B.K. "Hatta az daha zorlayabilirsem sen biraz daha takviye yaparsın olur mu? dese de o 30 bin liralarla o kadar servet bu kadar sürede oluşamaz.

Çünkü B.K.'nın mahkemece el konulan makam odasındaki kasadan 135 bin euro, 36 bin TL, 5 kg altın 13 adet basılan özel altın, 75 tam altın, 50 yarım altın, 1059 çeyrek altın ve 23 adet hesap cüzdanı 40’a yakın gayrimenkul tapusu çıktığı iddiası var.

Rakamlar, internet, yaygın ve yerel medyada çok yazıldı ve bugüne kadar yalanlanmadı da.

Görüldüğü gibi bu müteahhit ballı hakedişi aldıktan sonra çay torbasıyla rüşvet servisi yapıyor.

Yani onun paralarıyla bu servet oluşmayacağına göre, B.K. bu kadar serveti nasıl edindi?

Nereden, kimlerden ve neyin karşılığında böyle bir servetin sahibi oldu?.

Neden belediyede saklıyordu, evinde değildi?

İddianamede 'suçtan temin edildiği' belirtiliyorsa ve adli emanete alındıysa, araştırılması gereken çok nokta var demektir.

Öncelikle B.K. bu olayda ve o servetin oluşmasında tek başına mı hareket etti bu sorunun yanıtı çok önemli.

Başkaları var ise, içeriden ya da dışarıdan, kimler?..

Yoksa kasa mıydı B.K.

Bu da akıllara gelmiyor değil.

Çünkü böylesi bir servetin bir izahı olmalı ve yukarıdaki şıklardan birinin doğru olması gerekiyor gibi gözüküyor.

Peki bu servet geçmişten gelebilir mi?.

Bu da yukarıdaki şıkların doğru çıkmaması halinde başka bir soru?.

Yani B.K.'nın diğer görev yaptığı belediyelerden bu paraları edinmiş olabilir mi?.

Bildiğiniz gibi, rüşvetten tutuklanan B.K. İlkadım Belediyesi'nde 2009- 2014 yıllarında Necaattin Demirtaş döneminde çalıştı.

Demirtaş döneminde düz memurken özel kalemden müdürlük ünvanı verildi ve mali hizmetlerim başına getirildi.

Daha sonra Erdoğan Tok döneminde de ise görev verilmedi, bir bakıma kızağa çekildi.

Başkan Tok bu olaylar yaşandığında konuştuğumda 'hakkında olumsuz şeyler vardı' görev vermedim, mali hizmetlerden aldım dedi.

Sonra da Terme Belediyesi'ne geçti B.K.

Mali Hizmetlerin başında müdür iken Başkan Şenol Kul Belediye Başkanıydı.

İşçiler alacaklarından 180 bin lira kadar belediyeye bağışta bulundu.

2015'de bu bağışların toplanma işinin başında da B.K. vardı.

Şenol Kul, görevinden ayrıldıktan sonra paraların kasada olmadığı duyumunu aldı.

Yerine seçilen yine AK Partili Başkan Ali Kılıç'a durumu anlattı ve soruşturma açmasını istedi.

Bunu defalarca da basına beyanat vererek söyledi.

Başkan Kılıç da B.K.'yı mali hizmetlerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden alarak, muhtarlık işler müdürlüğüne verdi.

Yani o da kızağa aldı.

Ama paranın hesabını nedense kimse sormadı.

Hatta kasada bağış girişi yok dedi.

B.K.' da zaten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir tarafından, çoktan transfer edilip Büyükşehir'e mali hizmetler daire başkanı olarak atanmıştı.

Rüşvet olayı patlayınca, işçiler harekete geçti.

Bizim paraları da almış olabilir mi diyerek belediyeden araştırılmasını istedi. 

Sonuç çıkmadı. 

İşçiler bir araya geldi ve Terme Cumhuriyet Savcılığı'na bağışlarının zimmete geçirildiği gerekçesiyle B.K.'dan da şikayetçi olarak suç duyurusunda bulundu.

Gördüğünüz gibi bir sürü soru var.

İncelenmesi gereken belediyeler var.

İlkadım'da bir şey yaptı mı?.

Kasadan para eksik mi, geriye dönük araştırılması gerekiyor.

Kaldı ki, İlkadım Belediyesi'nde daha yakın zamanda Personel Müdürlüğü'nde maaş evraklarını düzenleyen görevli zimmetine 860 bin lira gibi parayı geçirmişti ve 1 yılda zor anlaşılmıştı.

B.K.'nın görev yaptığı dönemde başkan değişikliği de dikkate alınmalı ve Başkan Tok'un görev vermemesinin nedenleri irdelenmeli.

Sonra Terme Belediyesi dönemi de aynı şekilde 'ortada zimmet iddiası varken, Savcılık şikayeti sürerken, o dönem de masaya yatırılmalı.

Ayrıca bana göre Büyükşehir dönemi için de aynı şey yapılmalı.

Bu konudaki ısrarım nedeni de gayet açık.

Çünkü o kadar servet müteahhidin çay torbasında taşımayla bir araya getirilemez.

Evine bile götürmemesi zaten çok daha şüphe uyandıran bir durum.

O nedenle B.K.'nın suç üstü yakalanmasını da göz önüne alarak, bu konuda bildiği ne varsa konuşması gerekir.

İlkadım Belediyesi ve Terme Belediyesi dönemine ilişkin görev sürelerinin kesinlikle araştırılması tüyü bitmemiş yetimin hakkı için araştırılmalıdır.

O servetin kaynağı da ortaya çıkarılmalı, varsa işbirlikçileri de ifşa edilmelidir.

Zaten B.K. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde rüşvet almak, vermek ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan yargılanacak ama Terme'deki zimmet iddiasının dosyası da yakındır devreye girmeye.

Yani soru çok.

Kamu vicdanı çok rahatsız.

Vatandaşın da kendi parasının böyle peşkeş çekilmesi nedeniyle, her detayı öğrenmek ve hesap sorulmasını beklemek hakkı.

'Biz sistemi kurduk abi' diyecek kadar ileri gidebilen ve Büyükşehir'in bütçesinden ödemeleri istediği gibi kullanan B.K. 'herkesin hakkına girdi, kendine haksız çıkar sağladı'.

Ve daire başkanı olduğu günden tutuklandığı güne kadar sadece tek rüşvet olayına karışmış olabileceği de bana göre zayıf ihtimal.

Kasada çıkan servet 'akıllara deli sorular' getiriyor.

O nedenle de;

B.K.'nın anlatması gereken şeyler olduğuna inanıyorum.

Bu arada diyeceksiniz ki; başkanlar nasıl olmuşta, B.K.'yı kapış kapış makamlara getirmişler, özel kadrodan müdür yapmışlar.

Liyakatı göz ardı ederek, biri bırakmış diğeri daha da yükselterek almış, makam vermiş..

Eee ne diyelim.

Demek ki görmüşler 'işinde mahir' bir tarafını.

Başkanların kapıştığı B.K. geçmişe dönük incelenmeli

Başkanların memurluktan adeta kapışarak daire başkanlığına kadar getirdiği B.K.'nın o serveti nasıl yaptığı merak ediliyor. Çalıştığı tüm belediyeler incelenmeli.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.