Paylaş

Bakan Kılıç'tan bekledik, bekledik, bekledik..

Ekleme: 03.07.2015 16:05 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Geçtiğimiz hafta bir yazı yazmıştım..Milletvekillerinin 'Çevre Bakanlığı önündeki santral eylemine' katılıp katılmayacağıyla ilgili..Ne dediyseler arkadaşlardan istedim onu yazdım..Bozulan çok ama..Bu...

Geçtiğimiz hafta bir yazı yazmıştım..
Milletvekillerinin 'Çevre Bakanlığı önündeki santral eylemine' katılıp katılmayacağıyla ilgili..
Ne dediyseler arkadaşlardan istedim onu yazdım..
Bozulan çok ama..
Bu arada en çok bozulanlardan biri de Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç..
O'nun bozulma nedeni farklı.. 
O 'sorulmamış ve yaşanmamış bir olay için' arkadaşlarımızın 'zaten eyleme gitmez ki' diye niyet okumaları...
Danışmanı aradığında 'Bakanlık önüne Samsun milletvekili olarak gideceğine çok inanmasam da 'haklı olabilir' dedim, serzenişi için.. 
İki gün sonra 'yine benzer bir konuda haber çalışması yaparken' arkadaşları uyardım..
Sayın Bakanı atlamayın..
'Yaşanmamışlık olmasın'..
Aradan sanırım 5 gün geçti..
Bakanın santral ile ilgili görüşünü halen alamadık.. 
Danışmanı aradık..
İlettik dedi..
Ama o sırada ne oldu biliyor musunuz?..
İlginçtir aslında..
Başka bir gazetede 'Bir köşe yazarı hiç yeri ve zamanı değilken, Bakan beyin santral için neler yaptığıyla ilgili' bilgiler aktardı..
İş bitmiş ÇED konusu kapanmışken.. 
'Kapalı kapılar arkasında, perdenin ötesi' yazıları yani..
Sanırım 'birisi fısıldamış olmalı' çünkü Bakan'dan çıkmaz bunlar..
Ki; TERÇEP ya da başka bir yetkilinin 'Sayın Bakanımıza verdiği mücadele için teşekkürler' gibi açıklamasını görmedim..
AK Parti Milletvekili Fuat Köktaş ve MHP Milletvekili Erhan Usta'ya Ankara için, CHP'li Kemal Zeybek ve Hayati Tekin'e de Samsun'daki destekleri için teşekkür açıklamalarını gördüm ama.. 
Şimdi işin özü şu..
Böyle şeylere hiç gerek yok Bakan bey..
Samsun milletvekili olarak, Devletin bir bakanı olarak,  hatta gençlik ve spor için iyi şartlar oluşturmak için 'Kömürlü santrale karşıyım' deseniz kimse size 'kırılmaz'..
Kaldı ki; AK Parti Hükümeti'nin kömürlü santrale izin vermemesi 'prensip kararı'..
Yani 'Bakın ben aslında neler yaptım da konuşmayı sevmem' derseniz bu da çok inandırıcı olmaz..
Sonuçta 'sizin yaptıklarınız gibi anlatılmış şeylerin' sizin izniniz olmadan aktarılmayacağı da aşikar.. 
O nedenle;
Bundan böyle, her size sorulması gereken konuda yanıt vermek istersiniz ya da istemezsiniz..
'Bildirirseniz seviniriz'.. Beklemek yoruyor ve gazete beklemiyor.. 
Her gün yenisi çıkıyor.. 
Bu arada Samsun'un bugüne kadar çok bakanı oldu.. 
Bakan olup ta, "gazetecilerin sorularına" telefonda yanıt vermeyen, sonra dönmeyen ve her zaman aracı kullanan ilk sizi gördüm, bildirmek istedim..
Günde iki kez konuştuğum bakanlar hatırlarım.. 
Oldukça ilginç.. 

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.