Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Kurban Bayramı dolayısıyla partinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun kabrini ziyaret etti.
Destici burada yaptığı açıklamada, "CHP'nin kurumsal olarak istinafın verdiği kararı herhalde Yargıtay'a taşımayacağını düşünüyorum" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, Kurban Bayramı dolayısıyla partinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun Taceddin Sultan Dergâhı'ndaki kabrini ziyaret etti. Merhum Yazıcıoğlu'nun kabri başında dua edip Kur'an-ı Kerim okuduktan sonra açıklamalarda bulunan Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ve onunla beraber şehadete yürüyen yol arkadaşlarını ve tüm şehitleri bir kez daha rahmetle, minnetle yad ettiğini söyledi.
ŞEHİT AİLELERİNİN KURBAN BAYRAMI'NI TEBRİK ETTİ
Kurban Bayramı'nın başta Türk milletinin her bir ferdi olmak üzere tüm İslam alemine ve insanlığa hayırlar getirmesini niyaz ettiğini kaydeden Destici, "Kurban Bayramı'nı en başta tebrik etmemiz gerekenlerin başında da aziz şehitlerimizin geride bıraktıkları aileleri geliyor. Ben şehitlerimizin geride bıraktığı ailelerinin hepsinin mübarek Kurban Bayramı'nı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bizim idrakimiz, bizim duruşumuz nettir. Biz, bir şehit annesinin gözyaşına bütün dünyayı yakarız. Bizim için bir şehit annesinin gözyaşı, şehit çocuğunun eşinin gözyaşı her şeyden daha kıymetlidir" ifadelerini kullandı.
KILIÇDAROĞLU YÖNETİMİ KARARI YARGITAYA TAŞIMAZ
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmaları, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmaları kararına ilişkin soruyu cevaplayan Destici, "Artık karar verildi, dolayısıyla da kararın Yargıtay yolu var. Buna mutlaka gidilecektir diye düşünüyorum ama şimdi farklı gelişmeler oldu. Kılıçdaroğlu, genel başkan olarak tekrar partinin başına dönünce CHP'nin kurumsal olarak istinafın verdiği kararı herhalde Yargıtay'a taşımayacağını düşünüyorum.
Çünkü kurumsal olarak bunun taşınması gerekiyor. Onun için ben kararın burada kalacağını, yani bir Yargıtay safhasının şu anda olamayacağı, CHP'nin kurumsal olarak başvurmadığı sürece böyle bir şeyin olamayacağını düşünüyorum. Bu karara itiraz eden üyeler olur ya da Özgür Özel'in ekibi başvurur. Yargıtay onu değerlendirir, değerlendirmez onu bilmiyorum. Hukukçularımız daha iyi bilecektir diye düşünüyorum. Bu olayın bir siyasi yönü var, bir de hukuki yönü var. Biz bu iki konuda da karar açıklanmadan önce değerlendirmelerimizi yaptık. Karar açıklandıktan sonra Özgür Özel ve ekibi de Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki genel başkanlık makamını da boşaltarak oradan ayrıldılar. Kendisi grup başkanı olarak seçildi. Muhtemelen bayramın üçüncü ya da dördüncü günü Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'ne giderek bayramlaşma gerçekleştireceği de haberlerle yansıdı. Dolayısıyla bundan sonraki mesele artık CHP'nin kendi iç meselesidir" ifadelerini kullandı.
KONGRE TARİHİNDE UZLAŞILAMAZSA YEDEK PARTİ KURULUR
Bir gazetecinin 'mutlak butlan' kararının ardından 'yedek parti' iddialarının gündeme geldiği ve yedek partinin kurulması takdirde bu durumun Türk siyasetini nasıl etkileyeceğini sorması üzerine Destici, "Herhalde o karar, kongre tarihiyle uzlaşılamazsa öyle bir durum ortaya çıkacaktır, bu konuşuluyor. Daha önce Türkiye'de birkaç defa bunun benzerleri oldu. Bunu göreceiz ama bizim ya da diğer muhalefet partilerinin bu konuda çok da fazla yapacağı bir şey yoktur. Çünkü bu neticede CHP'nin yöneticilerinin; başta Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel olmak üzere onların vereceği bir karardır diye düşünüyorum. Böyle bir karar verirlerse de bunun takdirini de millet yapacaktır. CHP'nin tabanı burada kararını verecektir. Belirleyici olacak olan CHP tabanı olacaktır" cevabını verdi. Siyasi partiler arasında gerçekleştirilecek olan bayramlaşma ziyaretinin sorulması üzerine Destici, terör örgütünün siyasi uzantısı olan yapılar haricindeki tüm partilerle bu geleneği sürdüreceklerini belirtti.
SEÇİM EN ERKEN 2027 SONBAHARINDA OLUR
Destici, mutlak butlan kararının ardından erken baskın seçimin olup olmayacağına ilişkin soruya ise net bir takvimle yanıt verdi: "Ben bu sene ya da 2027 ilkbaharında bir erken seçim öngörmüyorum. Seçimler zamanında ya da zamanına çok yakın bir vakitte yapılacaktır. Cumhur İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının tekrar cumhurbaşkanı seçilmesi noktasında Cumhur İttifakı'nın şu andaki her üç partisinin de ortak bir iradesi var. Dolayısıyla bu irademiz bizim devam ediyor. Bunun yolu da anayasa değişikliği ya da meclisin alacağı seçim kararıyla olabilir. Erken seçim demiyorum, Meclisin alacağı bir seçim kararıyla bu gerçekleşir. Burada altı ay önce, bir sene önce diye bir zaman şey yoktur. Seçimler normal takvimi düşünürsek 2028'in Mayıs ayında olacak. Diyelim mart başında YSK seçim takvimini açıklamak zorunda. Şubat ayının içinde Meclis seçim kararı alırsa o zaman Cumhurbaşkanı tekrar aday olabiliyor. Dolayısıyla da aday olmasının önündeki engel bu şekilde de kaldırılabiliyor. Ben bu sene ve 2027 baharında bir seçim beklemiyorum. Seçim en erken 2027 sonbaharında olur diye düşünüyorum."
İhlas Haber Ajansı