FETÖ meraklılarının nasıl Arkansas'tan , istikameti Pensilvanya'ya çevirdiğini, ikinci kat 'ayrıcalıklarından' söz etmeye devam edeceğiz de, Samsun'un sorunu bir değil ki..
Hani daha 120 bin lirayı Bank Asya'ya yatıranları ayda 300 bin liralık ödemeleri, o paraların nerelere aktarıldığıyla ilgili detayları elbette kamuoyuyla paylaşacağız..
Ama 'bir rezaleti yazmazsam aklım kalır. O rezaleti yaşayan isyan edenlerin halini görüp de kayıtsız kalmak, ayıbın ötesinde olur..
Hatta yaşadığımız kentin böyle yönetildiğini 'okuyucularıma aktarmazsam' onlardan bu çileyi çekmiş olanlara ve çekmeye aday olanlara 'saygısızlık' yapmış olurum..
Yani sonuçta nereyi tutsan elinde kalıyor misali..
Şimdi yazacağım konu 'günlük yaşam açısından' çok önemli..
Gazetemizin yayınlandığı iller arasında olan Ordu'dan geliyordum dün..
140 kilometrelik yolu 'TEDES' Trafik elektronik denetleme sistemi'ne rağmen 1,5 saatte geldim..
Ama gel gör ki, Tekkeköy'de kavşağa gelirken sıkıştık kaldık.
Bizim ardımızdakiler Havaalanı kavşağına doğru kuyruk oluşturmaya başladı.
3 şeritli yolda, 4 şeritli halde milim milim ilerle, ilerleyebilirsen..
Ne mümkün..
Korna çalanlar, isyan edenler, kaza olmuştur ondan tıkalı diyenler, hatta bir ara büyük kaza oldu galiba diye 'üfürenler'..
Baktım o 'üfürenlerin' plakalarına Samsun plakası değil..
Yani Samsun'u ve Samsunlu yöneticileri tanımıyorlar..
'Siz bilmezsiniz, onlar yapar olur, uysa da olur uymasa da' tepinmek boşuna..
Meğer neymiş; sonradan anladık..
Yaklaşık 1,5 saat sürede yine yaklaşık 5 kilometrelik yolu 'tek tek geçilen'' dubalar arasından gördük..
Bir de ne görelim. Bizim Samsun'un gelecek 50 yılını planlayanların işiymiş..
Büyük planların çalışmalarını yapanlar 'trafik rezaletini bile hesap edememişler'..
Ne bir zabıta, ne bir görevli, ne de polis..
Deli dumrul hesabı..
Direksiyonu kıran, kafası atan, aracın tamponunu gösteren dubaların arasına giriyor..
Viyadük yapıyorlarmış, o nedenle vatandaşı çileye mahkum etmişler..
Soldan gelen yola bir şerit için Samsun'a geliş yolu da açmamışlar..
Oysa bu 50 yılın plancıları bilirler ki, İstanbul'da köprüde akşam saatlerinde işten dönüş yolu karşı yolda bir şerit daha artırılır..
Hani büyük kaza olmuştur diye üfüren Samsun plakalı olanlar var ya 'yuh yani' diyerek direksiyonlarını kırdı..
Hepsi şaşkın. Trafik kazası değil, olay şehircilik yönetim kazası adeta..
Yani böylesine saldım çayıra Allah kayıra mantığı olabilir mi?..
Bu kenti nasıl yönetiyorsunuz hadi biz biliyoruz da, 'bari mecburen bu kenttin yolunu kullanmak zorunda kalan' başka illerden sürücülerin günahı ne?..
Bilmiyorsanız, başka Büyükşehirler'de nasıl oluyor, test edin, öğrenin, sorun..
Ya da en azından bir görevli koyun 'tıkadığınız yolun' kilit noktasına..
Ama mantık farklı..
O mantığı Samsun biliyor da, farklı plakalar da öğrenmiş oldu..
Tek teselli ‘büyük bir kaza yokmuş’, kimsenin canının yanmamış olması..
Gerisi ‘işiniz yoksa aracınızla Tekkeköy tarafına geçmeyin’ diye benden öğüt olur ancak..
Dönemezsiniz…!
Ya da aracınızı bırakır ‘raylıya binersiniz’..
Sıkıntı yok.. Tekkeköy’de yüz yılın projesi hayatta!..
Dönüş yolunda karayolu yoksa, raylı var..