Geçtiğimiz hafta içerisinde ZORLU Koleji Sahibi Sayın Ergin ZORLU’NUN kamuoyuna yaptığı açıklama, spor ve Samsun tutkunu olan benim yüreğimi kanattı.
İçim yanarak okuduğum ve aşağıda özetini sunacağım bu açıklama, bu haftaki köşe yazıma yukarıdaki başlığı koymama ve Samsun’un son 50 yılda sürekli kaybeden bir kent oluş öyküsünü yazmama neden oldu.
“2021 yılından bu yana büyük bir inanç, heyecan ve fedakârlıkla parkelerde sürdürdüğümüz mücadelemizin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Zorlu Koleji Samsun Basketbol Kulübü olarak, maalesef lige veda etme kararı aldık. Bugün itibarıyla, kulübümüz bir daha açılmamak üzere kapatılmıştır.
Maalesef Sahada Değil, Yalnızlıkta Yenildik!
Bizler, kız çocuklarımız için milyonlarca liralık bir yükün altına girip bu şehri ulusal arenada temsil ederek Federasyon Kupasını kazandıktan sonra lig şampiyonu olarak iki kupa ile Süper Lig’e çıkma başarısını yakaladık.
Şehri temsil eden bir çınarı yaşatmak, sadece bizim yatırımımızla değil, şehrin kenetlenmesiyle mümkün olabilirdi.
Bizi en çok yaralayan, maddi zorluklardan ziyade, kendi şehrimizde hissettirilen bu derin sahipsizlik duygusu olmuştur.
Samsun kızlarını TÜRKİYE BASKETBOL SÜPER LİGİNE çıkartarak, kendimizi şehrimize teslim ettik.
Ne yazık ki, Samsun tarafından koca bir yalnızlığa terk edildik. Saygılarımla kamuoyuna duyuruyorum.”
Ergin ZORLU
Zorlu Koleji Samsun Basketbol Kulübü Başkanı
Ergin Zorlu yakından tanıma şansını bulduğum üretken ve yaratıcı özellikleri olan bir eğitimcidir.
Zorlu Koleji gibi anaokulundan başlayarak ortaokul ve lise eğitimleri veren kampüsleri ile eğitimde Samsun’un parlayan yıldızı olmuştur.
Sayın Zorlu, eğitim yanında tam bir spor meraklısıydı. Samsunspor’un şirketleşmesi sürecinde de yönetimlerde görev almıştı.
Daha sonra sahibi olduğu okulun adıyla kurduğu Kadın Basketbol takımı ile büyük başarılara imza attı. Kentten hiçbir destek almadan yabancı oyuncularla takviyeli Samsun’un kızlarıyla takımını önce 1. Lig’e, ardından da Süper Lige çıkarttı.
Ne var ki Süper Lig’de oynamak için ciddi paraya ve kentin desteğine ihtiyaç vardı.
Sayın Ergin Zorlu, bu kentin adının Samsun olduğunu ve Samsun’da hiçbir başarıya sahip çıkılmadığını, hatta Samsun’un gelişmesini istemeyen lobilerin varlığını göz ardı etmişti.
Günlerce çağrı yaptı. Kent yöneticilerini ve iş insanlarını destek vermeye, taraftarları kombine bilet almaya çağırdı. Ama anlaşılan o ki, Samsun bir kez daha “SAHİPSİZ KENT” olduğu gerçeğini kanıtladı.
Ne yazık ki, Samsun adına bu ilgisizlikler ne ilktir ne de son olacaktır. Tüm yaşamını Samsun’da geçirmiş bir Samsunlu olarak, Samsun’un son 70 yılında olumlu ve olumsuz neler yaşanmış yakından gözlemlemiş birisiyim.
Şöyle gerilere giderek Samsun adına yaşanan bu tür olumsuzlukların bazılarını hatırlamak dahi, bu kentin nasıl kaderine terk edilmiş olduğunu anlamaya yetecektir.
Yazımın 2. bölümünü yarın bu köşede okuyabileceğinizi hatırlayarak, sağlıklı günler diliyorum.