Paylaş

Bir Samsunlu olarak Samsun adına umutlarımı yitiriyorum (2. Bölüm)

Dün yayınlanan yazımın 1. bölümünde benibu yazı yazmaya iten Zorlu Koleji Kadın Basketbol takımının, kentin ilgisizliği nedeniyle SüperLig’e çıkma başarısını yakaladığı yıl kapatılmışolmasından duyduğum üzüntüden söz ederek,bu olayın Samsun adına ne ilk ne de son olacağını yazmaya başlamıştım.Bugün, bu tür olayların dünden bugüne Samsun’un adeta kaderi haline nasıl geldiğini anlatmaya çalışacağım.Şimdi şöyle gerilere giderek Samsunadına yaşanan bu tür olumsuzlukların bazılarını hatırlamak dahi,...

Dün yayınlanan yazımın 1. bölümünde beni
bu yazı yazmaya iten Zorlu Koleji Kadın Basketbol takımının, kentin ilgisizliği nedeniyle Süper
Lig’e çıkma başarısını yakaladığı yıl kapatılmış
olmasından duyduğum üzüntüden söz ederek,
bu olayın Samsun adına ne ilk ne de son olacağını yazmaya başlamıştım.
Bugün, bu tür olayların dünden bugüne Samsun’un adeta kaderi haline nasıl geldiğini anlatmaya çalışacağım.
Şimdi şöyle gerilere giderek Samsun
adına yaşanan bu tür olumsuzlukların bazılarını hatırlamak dahi, bu kentin nasıl kaderine terk edilmiş olduğunu anlamaya
yetecektir.
• İLK YANLIŞ, YER SEÇİMİ YANLIŞ
OLAN LİMAN İLE BAŞLADI.
Evimiz sahile ve yolcu iskelesine 100 metre
mesafede olduğu için Samsun’a gelen gemilerin
açıkta demirleyip, yolcularını motorlarla iskeleye
ne zorluklarla taşındığını izleyerek büyümüştüm.
O yıllarda Samsun Karadeniz Bölgesi’nin
doğu, batı ve iç bölgelerinin ticaret merkezi konumunda olduğu için bu bölgelerin tüm ihtiyaç
malları da gemi yolu ile Samsun’a gelir ve Samsun’dan dağıtılırdı.
Karadeniz’in azgın günlerinde yolcu motorları gemiye yanaşamadığı için gemi yolcularını ve yüklerini indiremeden Rize
yönüne gider ve dönüşte yolcularını ve
ambar yüklerini Samsun’a indirirdi.
İşte bu nedenle, Samsun’a Liman yapılacak
olması Samsunlular için çok önemliydi.
1963 yılında hizmete giren Liman Samsun’un bu sorununu çözmüştü. Ama zamanla bu limanın kentin önüne yapılmış
olmasının sıkıntıları yaşanırken, o günlerde
kenti yönetenlerin ve kent adına siyaset yapanların bunu görememiş olması, Samsun
adına belki de yanlışlar zincirinin başlangıcıydı.
• SAMSUN İÇİN 2. BÜYÜK KAYIP SAMSUN FUARININ KAPATILMASI OLMUŞTUR.
O dönemki Valimiz rahmetli Hamdi ÖMEROĞLU’NUN öneri ve çabaları ile düzenlenen
SAMSUN FUARI, 01 Temmuz 1963 günü açılmıştı. Samsun Fuarı sadece Samsunluların değil,
Çorum, Amasya, Tokat, Sinop hatta Ordu ve ilçelerinin de gözdesi olmuştu.
Her yıl 1 -31 Temmuz arası resmi olarak
açık olmasının yanında, tüm yaz ayları boyunca eğlence yerleri, restoranları, açık
hava tiyatrosu ve kafeteryaları ile konuklarını ağırlamayı sürdürmüştü.
Özellikle cumartesi ve pazar günleri çevre illerden gelen araçları otoparklar almıyordu. Bu ziyaretçiler kent ticaretini de çok olumlu
etkiliyordu.
Sonunda Samsunlular olarak böylesine
etkili bir güzelliği dahi koruyamadık. 28 yıl
Samsun’a can veren fuarımız, 01 Eylül 1991
tarihinde akıl almaz bir kararla kapatıldı.
Başta biz Samsunlular olmak üzere, Samsun’a sahip çıksın diye seçtiğimiz milletvekillerimiz ve o dönemin atanmışları Samsun Fuarı’na
sahip çıkmadılar, çıkamadılar.
• SAMSUN EKONOMİDE SÜREKLİ KAN
KAYBETTİ.
1980’li yıllara kadar Türkiye’nin ekonomik
yaşam sıralamasında ilk altı kentinden birisiyken, bugün 30. Sıralarda geziniyor olması, Samsun’un nasıl bir gerileme içinde olduğunun en
büyük göstergesidir.
• EĞİTİMDE DE DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR.
70’li, 80’li yıllarda Samsun, üniversiteye giriş
sınavlarında Türkiye birincileri çıkartırken, bugün
eğitim de düştüğü durum ortadadır. Samsun eğitiminde geçmişte yıldız gibi parlayan Ondokuzmayıs Lisesi ve Maarif Koleji’nin bugün nasıl
yozlaştırıldığını üzülerek izliyoruz.
• ONDOKUZMAYIS STADINI DA KORUYAMADIK.
Samsunspor taraftarlarının mabedi haline
gelmiş ve taraftarların çoğunun yayan gidebildiği, kent merkezinde ve ulaşım yollarının çok olması nedeniyle çok beğenilen Ondokuzmayıs
Stadı, sırf o alanı hiçbir işe yaramayan Millet
Bahçesi yapma uğruna yok edildi.
Taraftarların ve sivil toplum kuruluşları
yoğun itirazlarını dinleyen olmazken, temsilcilerimiz ve atanmış yöneticilerimiz bir kez daha
susmuştu.
• SAM-SEV’i DE YAŞATAMADIK.
Bu kentte doğmuş ve tüm yaşamını bu
kentte geçirmiş birisi olarak Samsun’un ve Samsunspor’un yaşadığı olumsuzlukları gündeme taşımak, 19 Mayıs tarihinin anlam ve önemini
yaygınlaştırmak amacıyla bir Samsun Lobisi
oluşturmak üzere, 1988 yılında fikir babası olarak yakın arkadaşlarımla Samsun Spor, Eğitim
ve Tanıtım Vakfını (SAM-SEV) kurduk.
Her yıl KENT KURULTAYLARI düzenliyorduk
ve Samsun’un sorunlarını Samsun’un en etkin
sivil toplum kuruluşlarının proje ve önerileriyle
katılmasıyla tartışmaya açıyorduk. Kurultaylar o
tarihlerde hizmet veren KLAS TV tarafından da
canlı yayınlanıyordu.
Kurultaylarımıza katılan Valimiz, Büyükşehir
Belediye Başkanımız, Ondokuzmayıs Üniversitesi Rektörü ve Milletvekillerimiz gündeme getirilen sorunları not alıyor ve çözümü için çaba
harcıyorlardı.
Ne var ki, üçüncüsünü başarı ile tamamladığımız Kent Kurultayları birilerini rahatsız etmiş
olmalı ki, SAM-SEV olarak Kurultay düzenlemelerini sonlandırmak zorunda kaldık. Oysa Samsun adına çok yararlı oluyordu. Çevreyi
zehirleyen Mobil Santrallerin, Samsun halkından
saklanarak Samsun’a kaydırıldığı, bu kurultayların ilkinde ortaya çıkmıştı.
Ne yazık ki, bu kentin yetiştirdiği zenginler ve ünlülerde Samsun’dan ayrılınca Samsun’u unutuyorlar. SAM-SEV’İN İstanbul
şubesini oluşturduğumuzda toplantıya katılanların önerisi ile şube başkanlığını üstlenen ünlü bir
ismin bir süre sonra, ”Ben, Türkiye’ye mal
olmuş birisiyim. Samsun’u öne çıkartmam
benim adıma doğru olmaz.” Diyerek görevinden affını istemesi, bizleri çok üzdüğü kadar bu
kent insanlarının Samsun’dan ayrılınca bu kente
nasıl karşı ne kadar yabancılaştığını da açıklıyordu
• KONAK SİNEMASINI, SİGARA FABRİKASINI DA KORUYAMADIK.
Samsun’a ve Samsunlu insanlarımıza yıllarca
ekmek kapısı olmuş, Samsun adına tarihi bir
önemi olan SİGARA FABRİKASINI ve bu fabrikada ömrünü tüketen kadınlarımızın öyküsünü,
hiç olmazsa müze yaparak gelecek kuşaklara taşımak varken, çıkar hesapları uğruna bir AVM’E
teslim ettik.
Sinema deyince uzun yıllar Samsunlulara hizmet vermiş ve üst düzey bir sinema kültürü yaratmış KONAK SİNEMASI’ DA diğer sinemalar
gibi yok edildi. Kentin kültüründe büyük bir
gedik daha açan Konak Sineması’nın kapanmasına yapılan itirazlarda dikkate alınmadı.
TV HAVA RAPORLARINDA SAMSUN’UN
ADINA BAKAN VAR MI?
Bilmiyorum kaç kişinin dikkatini çekmiştir?
Çok sayıda TV kanalı hava raporlarında Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili Samsun’un adına ya
hiç yer vermiyor veya bazıları da bir başka ilin
adını başa yazıp, alt sırada diğer kentlerle Samsun’un adını yazıyor. Kendi adıma bu yanlışın düzeltilmesi için bu kanalları arayarak uyardım ama
hiçbir değişim olmadı. Bu saygısızlık bu konumdaki bir başka ile yapılsa, inanıyorum ki o ilin en
başta Belediye Başkanı kenti adına düzeltmenin
yapılması için gerekli uyarıyı yapardı. Ama bu
kentin adı Samsun ise, ne yazık ki ilgilenen bile
olmaz.
Bu yazdıklarım Samsun adına yok edilenlerin
sadece bir kısmı. Kısacası yazık edildi Karadeniz’in incisi Samsun’a.
İleri görüşü olmayan belediye başkanlarının taş yığınına çevirdiği kent merkezi, olmayan bulvarları ve olmayan otoparkları ile
araç trafiğine teslim olarak giderek yaşanır
kent olma özelliğini yitirmeye başladı.
Samsun, kent bileşenleri ve kent yaşamı
ile söyleyecek sözü olan sivil toplum kuruluşlarının ve halkın en haklı taleplerinin
dahi dinlenmediği, ruhunu yitirmiş bir kent
haline geldi.
Bu da bu kentin bir sevdalısı olarak beni
Samsun’un geleceği adına umutsuzluğa itiyor.
Umarım birileri çıkar ve bu kentin geleceğini
aydınlatır. Sağlıklı günler diliyorum.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.