Paylaş

Birileri yüzünden bu kent bedel ödüyor.. 

Ekleme: 04.03.2021 11:15 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Korona virüs hayatımızı felç etti.  Esnaf zaten bitik.  İşsizlik aldı başını gitti. Kafe, restoran, çay ocağı, spor salonları gibi yerlerin işletmecileri, çalışanları 'gerçekten çok zor durum...

Korona virüs hayatımızı felç etti. 

Esnaf zaten bitik. 

İşsizlik aldı başını gitti.

Kafe, restoran, çay ocağı, spor salonları gibi yerlerin işletmecileri, çalışanları 'gerçekten çok zor durumda'.

Her gün onlarca yardım çağrısı alıyorum. 

Samsun diğer bazı illerde olduğu gibi, belediye imkanlarından faydalanamıyor. 

Samsun'da ne yazık ki, esnafa maddi destek yok. 

Ankara'da var, Antep'te var ama Samsun'da Büyükşehir bu konuda elini cebine atmıyor.

Türkiye'de hafif ve orta riskli bir çok il normal hayata dönmeye başladı.

Ama Samsun komşu illerinde olduğu gibi yüksek riskli iller arasında.

Yani kırmızı renk..

Alarm veriyor.

Hem de her yönüyle. 

Normal sürece geçemezsek, işyerleri açılamazsa, her geçen gün bu kentin ekonomisi, vatandaşın çilesi 'dibe vurmaya devam eder'.

Peki neden bu haldeyiz. 

Oysa Samsun Valiliği gerçekten, yetkisi dahilinde alabileceği tüm tedbirleri almak için çabalıyor. 

İyi örnek olabilecek çalışmalar yapıyor. 

Hatta Türkiye'de şu an hafif ve orta riskli bir çok ilden önce başladı bu çalışmalara. 

Ama Samsun'da bunca çaba bir işe yaramadı. 

Maske, mesafe ve 'mecbur kalmadıkça bir araya gelmeme' kurallarına uymayan birileri nedeniyle 'bu kent bedel ödüyor'.

Hem de tüm kent. 

İşi olan da dışarıda, işi olmayan da.

Suriyelilerin hep bir arada kalabalık olarak gezmeleri, İlkadım'da koronaviris bulaşının yaygın olmasına önemli katkı verdiğine inanıyorum. 

Göç İdaresi'nin önünde hemen her gün kalabalıklar var. 

Köşe başlarında 'sokak sohbetlerine ara vermediklerini de sanırım' herkes görüyor. 

Ama neden polisiye tedbir yok. 

Ne maske var, ne de mesafe.

Samsun Emniyet Müdürü Ömer Urhal'ın, bu konuda çalışma yapması mobil polis ekiplerinin toplu sohbetlere müdahale etmesi gerektiğini düşünüyorum. 

Sadece Suriyeliler mi?..

Saathane, Mecidiye'da halen sanki virüs bulaştırmak için çabalar gibi, ana caddelerde HES kodu kontrolü olduğu için ara sokaklarda polisten kaçma, gizlice gezme hallerini görmek mümkün. 

Kuyruk var diye de, işe giden beklemiyor yan sokaktan hedefine ulaşıyor. 

Bu konuda da görevli sayısının artırılması gerekiyor. 

Yani bu şekilde nasıl normalleşeceğiz ki;

Yazık değil mi bu kentin esnafına. 

Gündelik çalışanlar nasıl 'evlerine ekmek götürecek'.

Bir kaç gün dişimizi sıksak, vaka sayısı düşecek ama birileri, sorumsuzca davranmaya devam ediyor ve bu kent bedel ödüyor. 

Sadece Samsun Valisi Zülkif Dağlı'nın yaptığı çağrı ve çalışmalarla sonuca ulaşmamız mümkün değil. 

Öncelikle Samsun Emniyeti 'tedbirleri harfiyen uygulamalı'. 

Bankamatik önlerinde 'bir kuyruk görse müdahale etmeli'.

Suriyeliler konusunda özellikle 19 Mayıs Mahallesi üst sokaklarında, Çiftlik Caddesi alt ve üst sokaklarında kesinlikle tedbir almalı. 

Samsun'da Suriye hayatı yaşayan yabancıların ne yazık ki, korona umurlarında değil gözüküyor.

Büromun camından gördüm; o bölgedeki Suriye - Türkiye otobüs firmasının bürosuna gelirken, 5 kişi bir bavulu taşıyordu. 

Ne maske ne mesafe.. 

Zaten evlerde kalabalık olarak yaşıyorlar, gündüz olunca da hepsi 'sokaktalar'..

Ayrıca; sadece onlar mı?..

Samsun'da nedense çoğunluk, kurallara uymuyor. 

Yollarda 65 yaş üstü onlarca insan gördüm.. 

Markete giriyor, sokakta dolaşıyor. 

Kim nerede kontrol yapıyor anlamış değilim. 

Bu arada siyasi partilere de önemli görevler düşüyor. 

Başta AK Parti olmak üzere, CHP, MHP, İYİ Parti, SP ve diğer partilerin temsilcileri, üyelerine çağrı yapmalı. 

Normalleşme için 'katkı vermelerini' istemeli.

Yerel yöneticilerimiz, bir süre, o kalabalık fotoğraflara son vermeli. 

Belediyeler ziyaretçileri 'az sayıda kabul etmeli'.

Kayak Tesisleri, Atlı Spor tesislerine bekliyoruz gibi çağrılara ara verilmeli. 

Topyekun mücadele vermezsek;

Topyekun bu kent batar.

Ve bu şekilde devam ederse, 'diğer Karadeniz illeri düzelse de Samsun'da bir şey fark etmez'..

Tek başımıza Türkiye haritasında 'Kırmızı kalırsak' sonra kimse şaşırmasın.. 

O zaman da bunun bedelini birileri değil;

"Tüm çağrı ve çabaya rağmen gereğini yapmayanlar öder'..

Bu arada önemli bir uyarı;

Cumartesi günleri yasağın kalkması nedeniyle 'Eğer tedbirlerin artırılacağına, azalmasına yol açarsa';

Ürküten bir tablo ortaya çıkabilir. 

Resimaltı:  Samsun’da tedbir alınmazsa, kırmızı kalırız ve topyekun batarız.  Özellikle Suriyeliler konusunda Samsun polisi çalışma yapmalı. 

Vali Zülkif Dağlı

Emniyet Müdürü Ömer Urhal

Samsun Göç İdaresi önü

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.