Bu zam Değil, Yoksulluğun Resmileştirilmesidir

Bu zam Değil, Yoksulluğun Resmileştirilmesidir

Hazır

Giriş: 26.12.2025 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 19:41
Çoğu özel sektör çalışanı on milyon işçiyi ilgilendiren asgari ücret belirlendi. TÜİK’in on bir aylık enflasyon artış hesabı bile %32 iken, asgari ücret %27 artırılarak yirmi sekiz bin lira oldu. Asga...

Çoğu özel sektör çalışanı on milyon işçiyi ilgilendiren asgari ücret belirlendi. TÜİK’in on bir aylık enflasyon artış hesabı bile %32 iken, asgari ücret %27 artırılarak yirmi sekiz bin lira oldu. Asgari ücret bugün artık bir ücret değil, açlık sınırının altında hayatta kalma harçlığıdır. 

Milyonlarca insanın alın teri, bir avuç yöneticinin ağzından çıkan rakamlarla değersizleştiriliyor. 

Diğer çalışanların ve 16 milyon emeklinin maaşları da bu mantıkla belirlenecekse vay halimize… 

Emekli maaşı da sadaka düzeyindedir. 

Samsun’un sokaklarında dolaşan herkes gerçeği görüyor. Emekliler torununa harçlık veremiyor, pazardan yarım kilo meyve alıp çıkıyor. Asgari ücretle çalışan gençler evlenmeyi değil, ay sonunu getirmeyi düşünüyor. Kiralar maaşı aşıyor, faturalar boğazı sıkıyor. Ama yukardan bakınca bunların hiçbiri görünmüyor. 

Çünkü bu ülkede iktidar, halkın sofrasına değil, sermayenin kasasına bakıyor. İşçiye “enflasyon var” deniliyor, emekliye “bütçe yok” deniliyor. Ama konu yandaş müteahhitler olunca bütçe de var, teşvik de var, vergi affı da var. Demek ki mesele para değil; mesele başka… 

Asgari ücret açlık sınırının altındayken yapılan her artış, emekli maaşı yoksulluk sınırının dörtte biriyken konuşulan her “iyileştirme” bir utanç belgesidir. İnsanlar geçinemiyor, ama iktidar hâlâ “büyüyoruz, uçuyoruz” propagandası yapıyor.   

Bu bir ekonomik kriz değil sadece; bilinçli bir tercihtir. Emeği değersizleştiren, işçiyi yoksulluğa mahkûm eden, halkı sabra çağırırken lüks içinde yaşayanlardan yana bir tercihtir bu. Ve artık kimse buna inanmak zorunda değil. 

Şunu herkes bilmeli: Yoksulluk kader değildir. Asgari ücret bir lütuf değildir. Emekli maaşı devletin bağışı değildir. Bunlar haktır. Ama bu düzen, hakkı değil itaati seviyor. 

Halkın sabrı tükenmiştir. Emekli susmuyor, işçi susmuyor. Bu ülkenin gerçek gündemi enflasyon değil; adaletsizliktir. Ve bu adaletsizliğin hesabını sormak için ülkenin her yerinde emekliler, emekçiler ayakta… 

Samsun’da da soğuğa, yağmura rağmen emekliler günlerdir sokaklarda direniyor; bildiri dağıtıyor, imza topluyor, “insanca yaşanacak bir bütçe için” herkesi birlikte mücadele etmeye çağırıyorlar. Sorunları ortak olanların mücadelelerini ortaklaştırmaları artık bir zorunluluktur… 

27 Aralık Cumartesi günü, saat 14.00’de Şehir Kulübü önünde buluşup alana yürüyecekler…Ben dayanışma için orda olacağım, ya siz?..   

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap