İki yıl önce genel başkan olarak ilk kez girdiği yerel seçimlerde CHP'yi 47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi yapan Özgür Özel, tarihimizde eşi benzeri görülmemiş bir mahkeme kararıyla, yani "butlan" kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı, biliyorsunuz.
AK Parti ve dolayısıyla Recep Tayyip Erdoğan'la girdiği 13 seçimi kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu, o yenilgileri "demokrasinin gereği" olarak görüp içine sindirmiş ama partisi içindeki bir yarışta, yani CHP'nin 38. Kurultayı'nda Özgür Özel'e yenilince bunu içine sindirememiş.
Kendisine yakın olduğu bilinen isimlerin açtıkları davalar sonucunda çıkan butlan kararıyla, sandıkta kaybettiği koltuğuna mahkeme kararıyla oturmayı içine sindirmiş olmalı ki; demokrasiye inanan hiç kimse, seçmen iradesinin yok sayıldığı bir kararı normal karşılayamaz.
Butlan bir mahkeme kararı olduğu için, "hukuk hükmüdür" diyenler olacaktır.
Ve fakat...
Her mahkeme kararı için "hukuki karardır" denilebilir elbette ama "vicdanidir" diyemez hiç kimse.
Adnan Menderes ve arkadaşlarıyla Deniz Gezmiş ve arkadaşları için verilen kararlara da birileri "hukuk hükmü" demişti.
O kararlardan birinin üzerinden 65, diğerinin üzerinden ise 55 yıl geçti ama hâlâ vicdanlarımızı kanatan birer yaradır.
Hiçbirini içimize sindirmiş değiliz.
İktidara yakın kanallarda program yapan Kılıçdaroğlu yanlısı bir gazeteci, bugün butlana karşı çıkanların yarın buna alışacaklarını söylüyor ve bu yönde sosyal medya paylaşımları yapıyor.
Şunu net bir şekilde söyleyeyim:
Böyle bir karara, aklı ve vicdanı olan hiç kimse alışamaz.
Demokrasiye inanmışız bir kere. Bu nedenle asla alışmayacağız ve bunu normal saymayacağız.
Butlanla birlikte İstanbul ve Ankara'da yaşananları henüz sindirememişken, butlancılar önceki gün 26 il başkanıyla birlikte Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ ve ekibini de görevden uzaklaştırdılar.
Mehmet Özdağ, butlana karşı tavrını baştan bu yana hiç değiştirmedi.
Dik durdu.
Tıpkı 74 il başkanı gibi.
Doğru bildiğini söylemekten hiç çekinmedi.
Bu köşede yazılanları takip eden okurlarımız, özellikle yerel seçimlerdeki sonuçlar üzerinden kendisini çok kez, hem de sert bir tonda eleştirdiğimi hatırlayacaklardır. Ancak butlan konusundaki tavrı hiç değişmediği için kendisini bizzat kutladığım da olmuştur.
Doğru bildiğimiz işi alkışlamak, yanlışı eleştirmek gibi bir alışkanlık bizde de var, çok şükür.
Butlancıların Özgür Özel'e yönelik kinini, kurultayda aldıkları yenilgiye bağlamak mümkün elbette. Ama Mehmet Özdağ özelinde il başkanlarına dönük öfkelerini anlayamıyorum.
Neyle suçlanıyorlar yani?
Ülkemizi kuran bir parti olmanın yanı sıra ülkemize çok partili demokrasiyi kazandıran CHP'nin il başkanı olarak, demokratik teamüllerle hiç ama hiç bağdaşmayan böyle bir kararı kabul etmemiş olmaları son derece normaldir.
CHP'liler aslında Kemal Kılıçdaroğlu'ndan da böyle bir tavır beklemişlerdi, bence. Ama o, butlancı olmanın kolaycılığını seçerek CHP'lileri uzun süre yaşayacakları derin bir hayal kırıklığıyla baş başa bıraktı.
Tıpkı böylesi bir kararı hiç kabul etmeyeceğine inandığım, ancak bugün butlancı olarak koltuk peşinde koşar durumda gördüğüm 50 yıllık bir dostun tavrının, ruhumda yarattığı travma gibi...
Not: 10 gün kadar buralarda olmayacağım. Ben gelene kadar kendinize iyi bakın