15 yıl önce, 17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut'u öldüren ve ardından 197 gün sonra polise teslim olan Cem Garipoğlu'nun yaşamı, Türkiye'de geniş yankı uyandıran bir olaya dönüşmüştü. Ancak Cem Garipoğlu, cezaevinde intihar etmişti. Bu trajik olay, uzun yıllar boyunca tartışma konusu olmuş ve kamuoyunda büyük bir ilgi uyandırmıştı.
Geçtiğimiz yıl ağustos ayında, Münevver Karabulut'un babası, kızının katili Cem Garipoğlu'nun cezaevinde intihar etmediği iddiasıyla mezarının açılması talebinde bulundu. Ancak Adalet Bakanlığı, bu talebi reddetti. Bunun üzerine baba Karabulut, mezarın açılması için bir kez daha dava başvurusunda bulundu.
Bu süreçte, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı devreye girdi ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan Cem Garipoğlu'nun otopsi işlemine dair fotoğraf ve video kayıtlarının savcılığa gönderilmesini istedi. Bu kayıtlar, bilirkişi tarafından incelenecek ve bir rapor hazırlanacaktır. Bu rapor doğrultusunda, Cem Garipoğlu'nun mezarının açılıp açılmayacağına karar verilecektir.

Münevver Karabulut'un cinayeti, Türkiye'de büyük bir yankı uyandırmıştı. Bahçeşehir'de bir villada öldürülen Karabulut'un parçalanmış cesedi, 3 Mart 2009'da Etiler'de bir çöp konteynerinde bulunmuştu. Garipoğlu, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Karabulut'u öldürdüğü gerekçesiyle 24 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Cem Garipoğlu, 10 Ekim 2014'te kaldığı Silivri 5 No'lu Cezaevi'nde intihar etmişti. Otopsi işlemi sonrasında Garipoğlu toprağa verilirken, aileden alınan DNA örnekleri, bu kişiyle uyumlu olduğunu göstermişti.
Bu son gelişmeler, olayın hala kapanmamış bir dosya olarak gündemde kaldığını ve kamuoyunun dikkatle takip ettiğini gösteriyor. Münevver Karabulut'un ailesi, olayın tam anlamıyla aydınlatılmasını ve adaletin sağlanmasını beklerken, Cem Garipoğlu'nun ölümü hala birçok soru işaretiyle dolu. Bu nedenle, otopsi kayıtlarının incelenmesi ve mezarın açılması talebi, kamuoyunda geniş yankı bulmuş durumda.
Haber Merkezi