Paylaş

Değişimleri hemen kabul eden bir toplum olduk..

Ekleme: 06.05.2016 12:47 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

   2000'li yıllarda dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, hasta olduğu zaman çok iyi hatırlarım.. Hastane camından elini sallardı, borsa yükselir altın fiyatları düşer, cama çıkamadığı...

 

 

 

2000'li yıllarda dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, hasta olduğu zaman çok iyi hatırlarım.. 

Hastane camından elini sallardı, borsa yükselir altın fiyatları düşer, cama çıkamadığı gün, döviz yükselir borsa dibe çakılırdı..

Hatta Ortadoğu'dan kötü haber gelecek mi gelmeyecek mi  diye haberleri izlerdi borsa meraklıları..

CHP Lideri olduğu dönemlerde Deniz Baykal, 'olumlu şeyler söyleyince' borsada inanılmaz yukarı tırmanışlar başlardı.. 

Anayasa kitabını Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Ecevit'e fırlattığında sert düşüşler kaç firmanın batmasına yol açmıştı.. 

Peki şimdi ne oldu Türkiye'de.. 

Başbakan bırakıyorum diyor borsada aşağı hareket var ama değişim oranı kapandığında baktım -0,86...

Yani yüzde bir bile değil.. 

Hem de öyle sürekli başbakan filan değiştiren bir ülke olmamamıza rağmen...

Yani alıştık bazı şeylere.. Ülkenin köşkten yönetildiğini 'hemen herkes biliyor'..

Ve bu yüzden de piyasa çok olumsuz etkilenmiyor...

Hatta bırakın Başbakan'ın kim olacağını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la kim uyumlu olur o tartışılıyor.. 

Ülkem konusunda bunlara alıştık ta yerelde nelere alıştık.. 

Samsunspor'un başarısızlığına alıştık mesela.. 

Play - off'a kalamamamız bile kentte beklediğim moral bozukluğuna yol açmadı.. 

Nedeni de açık.. 

Bir kere başarısızlığı kimse üstlenmiyor..

Kentin siyasileri 'Biz üzerimize düşeni yaptık, daha ne yapalım' diyor...

Takımın hocası 'Düşme korkumuz yok, rahatız' diyecek kadar ileri gidebiliyor.. 

Kentin tek markası olan futbol takımının haline bakın..

Herkesin keyfi yerinde; çamur, yağmur demeden deplasmanlara gidip takımını destekleyen taraftar ise 'buruk'..

Alıştığımız o kadar şey var ki..

Mesela yolsuzluk, usulsüzlük haberleri artık çok ilgi çekmiyor..

'Vay be nasıl yapmışlar yerine', 'Vay be parayı vurmuşlar' sözü daha çok kullanılıyor.. 

Vatandaşı değil cebini düşünenler, rantlarının üzerine rant katanlar, ekmeden altın biçenleri keyfi gıcır.. 

Sanki 'hiç bir şey yokmuş gibi' ortalıkta dolaşıyor.. 

Alıştık, evet çok alıştık..

Örneğin dün Ahmet Hakan'ın yazısını okudum..

Öncesinde de Ahmet Altan'ın bir yazısı vardı, onu da okumuştum.. 

Dün Ahmet Hakan köşesinde iki yazıya da yer vermiş ve 'Restini gördüm Ahmet Altan hadi gel programa' diye meydan okuyor.. 

Ahmet Altan'ın 'Ergenekoncu diye suçladığı' kişiler, Ergenekon diye bir yapılanma olmadığı yargı kararıyla da ortaya çıkınca, beraat ettiği için Ahmet Hakan'a bazı isimler sayıyor.. 

Altan'a 'suçladığın kişileri de programa getireceğim' diyor..

Eski subaylar, yakınlarından bahsediyor.. 

İntihar edeni var, hapiste yatanları.. 

Ve o program sanırım, son zamanların en çok merak edilecek ve reyting rekorları kıracağı yayın olacak gibi gözüküyor.. 

Ama sonuçta şuna alıştık.. 

Neyin ne olduğunu anlayamadan 'algı ve olgu operasyonlarıyla' toplum olarak bölündük ve kimleri suçlamadık ki.. 

Şimdi de o nedenle hiç bir şeye şaşırmıyoruz..

Yadırgamıyoruz..

Doğal geliyor..

Acaba diye bakıyoruz..

Ve değişimleri çabuk kabul ediyoruz..

Piyasalar da vatandaşlara benzedi..

Etki ve tepkisi kalmadı.. 

Durağan ve olağan... 

Hadi hayırlısı..

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.