Paylaş

Demokraside çare tükenmez; ne kanser hücresi kalır ne solucan

Ekleme: 17.06.2021 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in, geçtiğimiz gün Büyükşehir Meclisi'nde 'Akıllı şehir eleştirilerine' karşı söylediği sözleri okumuşsunuzdur.  Şaşırmamak elde mi?. Samsun...

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in, geçtiğimiz gün Büyükşehir Meclisi'nde 'Akıllı şehir eleştirilerine' karşı söylediği sözleri okumuşsunuzdur. 

Şaşırmamak elde mi?.

Samsun'a ilkleri yaşatıyoruz' diyorlar ya, gerçekten ilkleri yaşıyor Samsun Mustafa Demir ile. 

Halkın ne kadar karşı çıktığı proje varsa, masanın üstüne koymakla kalmayıp, apar topar hayata geçiren Başkan Demir, artık kantarın topuzunu öyle kaçırdı ki; 

Kullandığı dil ile de dikkat çekiyor. 

Akıllı şehir eleştirilerine bu kadar tahammülsüz nedir anlamış değilim ama, sanırım kendisine göre yaptığı işlerin eleştirilmesi bile ona bu dili kullandırmaya yetebiliyor. 

Bu zamana kadar Samsun Büyükşehir Belediyesi'nde kaç başkan geldi geçti. 

Kemal Vehbi Gül dönemini hatırlayanlar var. 

Hiç duydunuz mu böyle bir dil, üslup...

Sonra Muzaffer abi olarak bilinen Muzaffer Önder.

Hiç rastladınız mı Allah aşkına 'kendisinin icraatını eleştirenlere kanser hücresi, solucan dediğini. 

Hatta tam tersi karşı belediye başkanına 'çiçek atarken' fotoğraflarıyla hatırlarsınız değil mi?..

Gülen yüzüyle.. 

Allah Rahmet eylesin nur içinde  yatırsın.

Halk adamıydı. 

19 yıl görev yapan Yusuf Ziya Yılmaz'ın kibarlığını, hitap tarzını kim eleştirebilir..

Hiç düşünebiliyor musunuz, yaptığı işi eleştirenlere açık açık, halkın Meclisi olan Büyükşehir Meclisi'nde 'solucanlar' dediğini. 

Elbette insandır, eleştirilere Yılmaz da yanıt verirdi, ama bu şekilde sözleri var mıydı?..

Sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin geldi göreve.

Bırakın eleştiriyi; yüzüne karşı tepki gösterseniz, ağır eleştirseniz; duyma ihtimaliniz var mı Başkan Şahin'den;

Siz toplumun kanser hücrelerisiniz, solucanlarısınız, ben böyle tabir ederim sözlerini. 

Başkan Demir’in akıllı şehir eleştirisi yapanlara 'Kanser hücreleri, toplum solucanları' sözlerini duyanlar sosyal medyada, 'o zaman ben de solucanım' diyerek tepkilerini gösterdi. 

Her şeyden önce ayıp değil mi?.

Bu nasıl bir dil. Neyin kini. 

Kime, kimlere sonra bu kin ve nefret dili. 

*Bu ilin muhalefet partilerinin temsilcileri EDS sisteminin ceza yazabilecek olmasını eleştirdi. 

*Fahri Müfettişler 'Samsun'a bu yanlışı yapmayın' dedi.

*Hepsini bırakın Samsunlular sosyal medyada tepki yağdırdı. 

Mecbur mu bu millet siz istiyorsunuz diye EDS'ye 'buyur gel' demeye. 

Akıllı şehir projesi, Türkiye’nin en kapsamlı projelerinden biriymiş. 

Sana göre öyle; bazılarına göre değil.

Şahsen bana göre de; akıllı şehirle alakası yok, sürücülerin hatalarına ceza yazan bir sistemden öte değil. 

Kavşak düzenlemesi, yakıt ekonomisi gibi süslü sözlerin hepsinin altında 'belediye bütçesine getireceği getiri var'..

Vatandaştan çıkacak parayla, belediye bütçesine para sokacak, ihalenin parasını ödeyecek. 

Karlı bir sistem olmasa, 227 Milyon lirayı nasıl ödeyecek 'Akıllı Şehir'.

Ceza yazılmayacak olsa, payını nereden alacak Aselsan. 

Aselsan bizim milli gururumuz ve göz bebeğimiz. Buna lafımız yok. 

Ama Ordu'da EDS'nin örneği vardı, ne oldu. 

Şimdi var mı?.. Niye yok. 

Çünkü canı yandı vatandaşın. 

O zaman vatandaşı dinlemedi belediye, tepkilere kulaklarını kapattı, sonra cezalar milleti canından bezdirince, İçişleri Bakanlığı kaldırttı. 

Başkan Mustafa Demir'e göre galiba kente getirdiği, yapmaya çalıştığı hiç bir icraatı kimse tartışmasın.

Ne isterse yapsın, kimse karşı çıkmasın.

Öyle mi?..

Ses çıkartırsa da 'kanser hücresi ya da toplum solucanı olsun'..

Öyle tabir edermiş. 

Samsun'un menfaatlerini korumak için 'projenin içeriğini soranlar, ödemesinin nasıl yapılacağını araştıranlara, eleştirenlere' böyle bir tabir kullanmak;

Nasıl bir zihniyetin 'dile gelmiş halidir' anlamakta zorlanıyorum. 

Kaldı ki; hız limiti uygulamasıyla ilgili bir karşı çıkışı da yok kimsenin. 

Elbette şehir içinde 'hızlı geçişler olmamalı da', 381 bin aracın olduğu Samsun'da bu zaten mümkün mü?.

Her taraf trafik kaosu.

Bazen Gençlik Parkı kavşağı resmen kilitleniyor liman kavşağına kadar. 

Ne meydandan çıkabiliyorsun, ne de Atakum yönünde gidebiliyorsun, belli saatlerde. 

Tekkeköy - Canik arası zaten sanayilerin iş çıkışında kilit durumda. 

Sıkışmış trafiği alternatif geçişler yapıp rahatlatmak yerine 'minibüs terminalini kent içine sokarak' trafik akışını kaosa sürükleyen fikirle 'akıllı şehri' bağdaştıramamadır konu aslında'. 

5 arabayı bile almayan 'kavşaklarda trafik düzenli akacakmış da, yakıt ekonomisi sağlanacakmış, alternatif yollardan trafik akışına hız verilecekmiş falan filan. 

Nerede o alternatif yollar. 

Vardı da biz gitmedik mi?..

Nereye verecek trafik sıkıştığında akıllı şehir araçları, hangi alternatif yola.

Bir de bu kaos gibi trafiğin içine minibüs terminali yapıp, 'nasıl akıllı bir şehir amaçlanıyor acaba'.

Bunu uygulama başlayınca göreceğiz. 

Ama;

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, söylediği sözlerle 'nefret dili kullanmasıyla', oturduğu makamda 'Bir ilke imza atmıştır'.

Ve Samsun günü geldiğinde bu sözleri hatırlatmasını da bilir elbette. 

Ancak şu var ki, 

Benim şahsi fikrim şöyledir;

Başkan Demir, Samsunluya sormadan, danışmadan, STK'ların fikrini almadan yaptığı her işte sıkıntı yaşıyor ve yaşayacak.

Ben dilini bu şekilde kullanmasının 'biraz da Samsun gibi sorunları  olan bir kenti yönetimde zorlandığından' olduğu kanaatindeyim. 

İyi bir ekibi olmadığından bazen yetersiz kaldığı için de 'eleştirilere tahammülsüzlük' baş göstermiş olabilir.

Tavsiyem de var elbette..

Bana göre, bu kentin insanlarına bir hizmet getirmek için göreve geldiğine göre;

STK'larla, kamuoyuyla yapacağı icraatları paylaşıp, çoğunluğun sesini dinlemelidir. 

Ortak akıl şarttır.

Ben yaptım oldu, olmaz/olmuyor.

Bu kentin genlerine uymayan işlerle uğraşmak yerine her yağmurda kabusa dönen alt yapı, işsizlik sorunu, yatırımcı getirme, yeni iş alanları, çevre yolları gibi Samsun'un önceliklerine önem vermeli.

Aksi halde;

Ne umduk, ne bulduk olur ki;

Vatandaştan gelen tepkiler sinirleri bozar, yorar.

Bu arada bu yazıyı yazarken saat 18.30 sıralarında gök gürlüyor ve fena yağmur yağıyordu.

Allah kolaylık versin vatandaşa..

İşte kentin ilk önceliği hatta kabusu 'her yağmurda görülüyor'..

Alt yapı..

Akıllı bir altyapıya ihtiyaç olduğu ayan beyan ortada. 

Benden söylemesi.

Sonra afet demeyin.

Kanser hücreleri ve ‘solucanlara’ gelince;

Demokrasilerde çareler tükenmez;

Gün gelir toplum içindeki her türlü melaneti temizler..

Ne kanser hücresi  kalır, ne  de solucan.

Başkan Mustafa Demir, önceki gün mecliste 'Akıllı şehri eleştirenlere 'kanser hücreleri ve toplum solucanları' dedi.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.