Belediyeler kötü niyetli olarak yönetilirse; birçok usulsüzlüğe kapı açabilir.
Örneğin doğrudan alımlar bunun için biçilmiş kaftandır.
Kime ihaleyi vermek istiyorsan, ya da niyet parayı indirmekse, üç teklif bul, istediğine ver.
Hele ki bir de fiziki ve stok takibi mümkün olmayan boya, sabun, yağ çözücü, çöp torbası gibi işlerde doğrudan teminin üst limitinden işlemi yaparsan;
Olay döner dolaşır, doğrudan para aktarımına döner.
İhaleleri parçala, rekabet ortamını oluşturmadan, ahbaba çavuşa indir parayı.
Kes faturayı al parayı uygulaması yani.
İşte bu nedenle Sayıştay denetimlerinde, toplu olarak alınması mümkünken, parçalanan alımları ve doğrudan alımları mercek altına alıp 'usulsüz alımlar' olarak tanımlıyor.
Yüzlerce böyle açıklamasını gördüm ki, en basit örneği Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin geçmiş yönetiminin yaptığı doğrudan teminlerle ilgili sayfalarca raporu var.
Aslına bakarsanız bu konuda onlarca yazı da yazdım.
Bazı illerde Valilerin doğrudan alımların yapılmaması için kurumları uyardığını da belirttim.
Türkiye'de belediyelerde yaşanan usulsüzlüklerinin, yandaş firmaları kayırmanın en rahat yolu doğrudan temindir.
Ve her gün belediyelerde dönen bu dolapların bir yenisini medyadan takip ediyorsunuzdur.
2024 yılının Sayıştay denetimleri açıklandığında Samsun'da hangi belediyenin ne kadar doğrudan temin yaptığı ve Sayıştay’ın uygun bulmadığı ihaleleri görme şansımız olacak.
Rekabet ortamı oluşturmadan, aynı firmalar üzerinden yapılan alımlar nerede yoğunlaşırsa, bilin ki orada sıkıntı vardır.
Bunu aslında herkes biliyor ve Türkiye'de birçok belediyede bu çürümüşlük devam ediyor ancak, iyi niyetli olarak uygulanması gereken bu doğrudan temin ne yazık ki, kötü niyetli olanların da işine yarıyor.
Tesadüfen Tekirdağ'da tanıştığım ve çöp torbası işi yapan bir iş adamı bana Samsun'da bir belediyede bildiğim bir yetkiliyi sormuştu.
Hayırdır nereden tanıyorsun dedim, anlatmıştı.
‘Pandemi zamanı benden çöp torbası almak için aradılar ve 100 bin liralık mal için 1 milyon liralık fatura kesmemi istediler’ dedi.
Şaşırmadım, çünkü o kişi başkanla belediyeci olmuş ve hakkında şaibe çoktu.
Ne yaptın diye sordum.
‘Vermedim tabi ki, öyle şey mi olur’ dedi.
Ve bu konuyu yazdım bir tek belediye başkanı arayıp da kim bu diye sormadı inanır mısınız?
Bunu da yazdım, o zaman bir ikisi aradı ama o ilgili belediyeden çıt çıkmadı.
Yani bu kadar, vurdumduymazlık, bu kadar kolay doğrudan teminde 'parayı indir bindir’ yapmak.
Şimdi bu konu nereden gündeme geldi diyeceksiniz.
Evet elbette boşu boşuna gelmedi.
Samsun'un borçlu belediyelerinden biri dolu dizgin doğrudan alımlara devam ediyor.
Aynı firmalar üzerinden parça parça, 2025 yılının doğrudan temin limiti olan yaklaşık 950 bin lirayı geçmeden alımlara devam.
Daha 6’ncı aydayız, yıl sonuna kadar rakamlar nasıl olacak faturalar elden ele dolaşıyor.
Bilinen 2024-2025 yılları arasında sadece iki firmaya 9 milyon lira.
İddialara göre, faturalar incelendiğinde, tutarların doğrudan temin limitlerinin azami seviyesine denk gelecek şekilde ayarlandığı göze çarpıyor.
Örneğin, 2025 yılı için KDV hariç 800.366 TL olan limit, KDV dahil 951.900 TL'lik bir faturada neredeyse tamamen doldurulmuş durumda.
Bu durum, alımların rekabeti engelleyecek şekilde parçalandığı ve belirli firmalara yönlendirildiği şüphelerini artırıyor.
Faturalarda yer alan ürünlerin, stok takibi ve fiziksel denetimi zor olan temizlik, inşaat ve tesisat malzemelerinden olması da ilginç.
Aynı ürünlerin farklı tarihlerde tekrar faturalandırıldığına göre neden herkese açık ihale yapılıp, rekabet ortamı sağlanmıyor ve şaibeye gerek olmadan ihaleye çıkılmıyor, düşündürücü.
Gerekirse Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin sürece dahil edilmeli.
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var o paralarda.
Kamu yararı ise kesinlikle göz önünde bulundurulmalı.
Hem şeffaflık açısından da bir denetim şart. Ya da bu doğrudan alımlardan mümkün olduğunca vazgeçilmeli.
Samsun Valisi Orhan Tavlı'nın da bu konuda kamu kurumlarına ve özellikle belediyelere bir uyarı yapması gerekiyor.
Çünkü iddialar yine çok arttı ve rant kokuları var.
Şeffaflık ve kamu yararı gözeden belediyeler ve doğrudan teminde de olsa rekabet ortamı oluşturduklarını iddia eden belediyeler açısından da bu 'uyarı ve gerekirse denetim' önemlidir.
Art niyet olmadan yapılan doğrudan teminlere sözümüz yok.
Ama aynı malı yıl içinde parça parça almak, kafalarda kuşkulara yol açıyor.
Bence incelenmeli.
Tüketimi çabuk olan ve stoklanması mümkün olmayan ürünler alım sonrası kontrol edilmeli.
Yazıktır vatandaşın parasına.
Hizmet bekleyen vatandaşın parası çarçur edilmesin, iddialar araştırılsın.
Özel kalem giderlerinin uçtuğu belediyeleri gördükten sonra her iddia araştırılmalı.
Belediyeler kimsenin ahbap çavuş ilişkisiyle yandaşına para aktarımı yapacağı yerler olmamalı.
Yazıktır, günahtır.
Faturalar havada uçuyor.
İsteyenlere araştırmaya değer mevcut faturaları verebilirim.
O paralar hepimizin.
Şeffaflık şart.
Doğrudan 'Usulsüz'..
Hazır
Giriş: 30.06.2025 10:00
Güncelleme: 30.05.2026 19:40
Belediyeler kötü niyetli olarak yönetilirse; birçok usulsüzlüğe kapı açabilir.
Örneğin doğrudan alımlar bunun için biçilmiş kaftandır.
Kime ihaleyi vermek istiyorsan, ya da niyet parayı indirmekse,...