Dünyaya Gelen Her İnsan Bir Ebediyet Yolcusudur
Paylaş

Dünyaya Gelen Her İnsan Bir Ebediyet Yolcusudur

Ekleme: 14.03.2026 08:04 Güncelleme: 30.05.2026 19:45

Ölümün hakikati ve ebediyet yolculuğu üzerine manevi bir perspektif. Şeyh Sâdî’nin ibretlik nasihatleriyle hayatın ve ecelin anlamı.

İnsan hayatının en mutlak gerçeği olan ölüm, yaş ve zaman gözetmeksizin her canlının kapısını çalan ilahi bir takdirdir. İslam inancına göre dünyaya gözlerini açan her fert, aslında sonu ebediyete varan bir yolculuğun yolcusudur. Cenâb-ı Hak, kullarının her an ölüme ve sonrasına hazırlıklı olması hikmetiyle, ezelde takdir edilen ecel vaktini gizli tutmuştur.

ŞEYH SÂDÎ’NİN İBRETLİK NASİHATI

Büyük mutasavvıf ve şair Şeyh Sâdî Hazretleri, ölüm karşısında insanın takınması gereken tavrı sarsıcı bir misalle anlatır. Takdir-i ilahi tecelli edip birinin canı alındığında, arkasından feryat figan ağlayan dostuna bir bilge zatın verdiği şu cevap, hayatın geçiciliğini özetler:

"Benim için bu kadar üzülecek ne var? Öldümse, senden bir iki gün önce sefere çıktım. Sen ölmeyecek misin ki benim vefatıma bu kadar yanıyorsun?!"

TOPRAK ASLINDA KİME ATILIYOR?

Ölümün sadece ölen kişi için değil, geride kalanlar için de büyük bir ders barındırdığı vurgulanmaktadır. Basiret sahibi bir mümin, bir ölünün üzerine toprak attığı vakit, o toprağın aslında sembolik olarak kendi üzerine atıldığını idrak eder. Bu farkındalık, insanın kendi akıbeti için endişelenmesine ve dünya hayatındaki adımlarını bu gerçeğe göre atmasına vesile olur.

MEÇHUL VAKİT VE DAİMİ HAZIRLIK

Ecelin vaktinin meçhul olması, insanı her nefeste uyanık tutan bir kamçıdır. Ölümün bir yok oluş değil, bir "sefer" ve "mekan değişikliği" olduğu bilinci, ayrılık acısını metanete dönüştürürken; asıl acınacak durumun, bu ebedi sefer için hazırlıksız yakalanmak olduğu hatırlatılmaktadır.

 

Haber Merkezi

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.