Butlan kararıyla birlikte Özgür Özel, nicedir "Ya bir yol bulacağız ya da yeni bir yol açacağız." diyordu.
Önceki günkü son grup toplantısında, "Hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz." sözleriyle yeni partinin kurulacağını duyurdu.
Beklenen bir durumdu.
Beklenmeyen ise, "Butlan" kararıyla CHP'de yönetime gelenlerin şaşkınlığıydı.
Bu duruma sebep kendileri değilmiş gibi neden şaşırıyorlar acaba?
Aralarında CHP'nin Grup Başkanvekillerinin de bulunduğu milletvekillerini ve sırf PM'de çoğunluğu sağlamak adına bazı milletvekillerini tedbirli disipline sevk eden, bunun yanı sıra butlan kararını haksız ve hukuksuz bulduklarını açıklayıp Özgür Özel'den yana tavır aldıkları için 50'den fazla il başkanını görevden alanlar bunlar değilmiş gibi şaşkınlık açıklıyorlar.
Ki; Özgür Özel ve arkadaşları CHP'de kalabilmek için her yolu denediler.
"Hemen kurultay." dediler.
Yasaların yazımında görev almış olanlar da dâhil olmak üzere seçkin hukukçuların neredeyse tamamı, tedbir kararının kurultay yapmaya engel olmadığını açıklamalarına rağmen, butlancılar Eylül'de başlatılıp gelecek yılın Mart veya Nisan ayına kadar devam edecek bir sürecin sonunda ancak kurultayın toplanabileceğini açıkladılar.
Ne dedi Özel?
"İstiyorlar ki biz mahallelerde kavga edelim, iktidar da bunu izlesin."
Butlan gibi bir karar ortadayken burada iyi niyet aramak ne kadar doğru, bilemedim.
Ki; kendisini demokrat olarak tanımlayan kim, butlan gibi bir kararı içine sindirip süreçte yaşananları olağan bir durum olarak kabul edebilirdi?
Butlancılar, Samsun'da da seçilmiş İl Başkanı Mehmet Özdağ'ı görevden alıp yerine Mehmet Bank'ı Samsun İl Başkanı olarak o koltuğa atadılar.
Bank'ı çok uzun zamandır tanırım ama CHP'li olsam kendisiyle çalışmak istemezdim açıkçası.
Zira CHP İl Başkanı olamayacak, benimle birlikte Samsun'da kalan son iki kişiden biri de Mehmet Bank'tır diye düşünüyorum.
Demem o ki; CHP'de yollar tıkanmıştı.
Özel de grup konuşmasında CHP'nin işgal altında olduğunu söylemişti.
Yeni partinin kurulacağı açıklandığı andan itibaren partiden kopuşlar da başladı.
Yani CHP'liler bir savrulmanın eşiğinde.
Samsun'daki CHP'li dostlardan biliyorum; "Baba ocağı" dedikleri CHP'den birer birer kopuyorlar.
Devleti kuran parti bölünüyor.
Bizi demokrasiyle tanıştıran parti de CHP'dir.
Muhalifleri tarafından CHP, "Kurultaylar Partisi" diye suçlanırdı ama tarihte ilk defa bir kurultayda genel başkan sandıktan çıkan oylar sonucunda değişti.
Demokrasinin gereği olarak olması gereken bu sonuca nedense herkes şaşırdı.
Kaybedenler sandık sonucunu kabul edemediler.
CHP ile birlikte Türkiye, "Butlan" diye bir kararla tanıştı.
CHP'nin 38. Kurultayı için kullanılan "yok hükmünde" anlamındaki "butlan" kavramı, aslında bizatihi kendisi yok hükmündeydi.
Üstelik o karar tedbirle geldi ve CHP'de siyaset yapmak isteyenlerin önünde aşılması mümkün olmayan bir duvar örüldü.
Sonunda da CHP'de herkesi hüzne boğan o bölünme yaşandı.
Kimi suçlayalım şimdi, bilemedim. Biliyorsanız siz karar verin gayri...