Sosyal güvenlik sisteminde sürdürülebilirliği sağlamak ve emekli maaşları arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla hazırlanan kapsamlı reform paketinde takvim netleşmeye başladı. Hükümet, özellikle düşük prim ödeyenler ile yüksek prim yatıranlar arasındaki makasın daralmasından kaynaklanan memnuniyetsizliği gidermek için "prim esaslı" bir modele geçiş yapmayı planlıyor. Mevcut sistemdeki aksaklıkları gidermeyi hedefleyen bu yeni yapıda, çalışılan süre ve ödenen prim tutarı emekli aylığı üzerinde çok daha belirleyici bir rol oynayacak.
Cumhurbaşkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile AK Parti koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, 2026 yılının ikinci yarısından itibaren kademeli olarak devreye alınacak. Reformun ana omurgasını oluşturacak yasal düzenlemelerin ise ekonomik programın meyvelerinin daha net toplanacağı 2027 yılında tamamlanması öngörülüyor. Bu süreçte sadece maaş bağlama oranları değil, emekli grupları arasındaki zam farklarının ortadan kaldırılması da masadaki en güçlü seçenekler arasında yer alıyor.
AYLIKLARDA ADALET VE ZAM EŞİTLİĞİ
Yeni modelin en dikkat çeken başlıklarından biri, farklı statülerdeki emeklilerin zam oranlarının eşitlenmesi olacak. Mevcut uygulamada memur emeklileri ile SSK ve Bağ-Kur emeklileri arasında oluşan yüzdesel farkların, sosyal adaleti zedelediği görüşü hakim kılındı. Hazırlanan taslağa göre, tüm emekli gruplarına tek bir oran üzerinden artış yapılması ve karmaşık hesaplama yöntemlerinin sadeleştirilmesi planlanıyor. Bu sayede en düşük emekli maaşına yapılan seyyanen desteklere duyulan ihtiyacın da zamanla azalması bekleniyor.
Aylık bağlama katsayıları üzerinde yapılan teknik çalışmalarda, uzun yıllar sistemde kalarak yüksek prim ödeyen sigortalıların haklarını koruyacak bir formül geliştiriliyor. Bakanlık bünyesindeki komisyon, taban maaş ile tavan maaş arasındaki dengenin yeniden kurulması için uluslararası modelleri de inceliyor. Saha araştırmalarından gelen geri bildirimler doğrultusunda şekillenen bu yapı, vatandaşların daha fazla prim ödemesini teşvik ederek kayıt dışı istihdamla mücadeleye de katkı sunacak.
2026'DA VATANDAŞLIK MAAŞI VE ARA ADIMLAR
Reformun tamamlanacağı 2027 yılına kadar geçecek süreçte, emeklilerin alım gücünü korumak adına ara iyileştirmeler de gündemde tutuluyor. Özellikle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren "vatandaşlık maaşı" konsepti altında bazı sosyal desteklerin devreye alınabileceği belirtiliyor. Bu uygulama ile geliri belirli bir seviyenin altında kalan hanelere yönelik koruyucu bir kalkan oluşturulması hedefleniyor.
Ekonomi yönetiminin "sürdürülebilir emeklilik" olarak adlandırdığı bu yeni dönemde, sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesi de gözetilecek. Uzmanlar, yapılacak bu köklü değişikliğin sadece bugünkü emeklileri değil, gelecekte emekli olacak milyonlarca çalışanın da haklarını güvence altına alacağını vurguluyor. Türkiye’nin önümüzdeki iki yıllık ekonomi vizyonunda en kritik virajlardan biri olarak görülen bu reform, sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi yolunda stratejik bir adım olarak nitelendiriliyor.
dunya.com