YENİ Parti Samsun Milletvekili Murat Çan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında Karadeniz bölgesini yakından ilgilendiren fındık fiyatları, sel felaketleri ve Karadeniz'de tırmanan sivil deniz güvenliği krizine değindi.
2026 yılı fındık hasadının başlamasıyla birlikte üreticinin büyük bir geçim kriziyle baş başa kaldığını belirten Murat Çan, artan girdi maliyetlerine dikkat çekti. Gübre ve mazotta %80, işçilikte ise %50'nin üzerinde artış yaşandığını vurgulayan Çan, TMO’nun açıkladığı fiyat artışının %30'un altında kaldığını ifade etti.
YAĞIŞ SONRASI DESTEK ÇAĞRISI
Fındık maliyetinin 240-250 TL bandına dayandığı bir ortamda verilen 250 TL'lik taban fiyatın kabul edilemez olduğunu dile getiren Çan, "Maliyeti 250 TL olan ürüne 250 TL fiyat vermek hangi aklın ürünüdür? TMO’nun dönüm başına 100 kilogram kota uygulaması üreticiyi mağdur etmekte, serbest piyasada fiyatlar 160–180 TL seviyesine kadar gerilemektedir. Üretici tüccarın ve spekülatörlerin insafına terk edilmiştir. Ayvacık’ta başlatılan imza kampanyaları sahadaki isyanın açık göstergesidir" dedi.
Etkili olan aşırı yağışlara da değinen Milletvekili Çan, altyapı yetersizlikleri sebebiyle bölgenin periyodik olarak sel felaketi yaşadığını belirtti. Çan, sahil kesimindeki 6 mahallenin sular altında kaldığını, iç kesimlerde ise derelerin taşması sonucu toplanmayı bekleyen fındıkların sele kapıldığını söyleyerek tüm üreticiler için acil destek çağrısında bulundu.
BALIKÇIDA CAN KORKUSU VAR
Ukrayna-Rusya Savaşı'nın Karadeniz'deki sivil deniz taşımacılığına etkilerini gündeme taşıyan Murat Çan, 26 Ağustos’ta drone saldırısına uğrayan GOLDEN SAPLING adlı kimyasal yük gemisinin günlerce sürüklendikten sonra Samsun’un Alaçam ilçesi açıklarında karaya oturduğunu hatırlattı.
Sadece bu yıl içinde Karadeniz'de 50'ye yakın sivil deniz aracının İHA, SİHA veya kamikaze deniz araçlarıyla hedef alındığını belirten Çan, 1 Eylül'de başlayacak olan balık av sezonu öncesinde balıkçıların ve deniz emekçilerinin büyük bir can korkusu yaşadığını ifade etti.
Çan, "Karadeniz’de artık can ve mal güvenliği kalmamış, navlun fiyatları ve sigorta maliyetleri tırmanmıştır. 1 Eylül'de ağ atacak balıkçımız 'Bir sonraki hedef biz miyiz?' sorusunu soruyorsa burada büyük bir yönetim kriz var demektir. Türkiye Cumhuriyeti, Karadeniz’de seyir ve kıyı güvenliğini sağlamak zorundadır. Türkiye öncülüğünde acil uluslararası bir deniz güvenlik platformu kurulmalı, sivil gemiler ve balıkçılarımız için caydırıcı güvenlik protokolleri derhal hayata geçirilmelidir" diye konuştu.
Kaynak: Mustafa BAŞARAN