Toplum olarak hepimizin en büyük sorumluluklarından biri, dezavantajlı bireylerin ve ailelerinin yanında olmaktır. Özellikle engelli bireylerin aileleri, her gün büyük bir fedakârlıkla yaşamlarını sürdürmekte, çocuklarına ya da yakınlarına en iyi şekilde bakabilmek için ellerinden gelenin fazlasını yapmaktadır. Ancak, bu süreçte onların yalnız bırakılmaması, hepimizin üzerine düşen bir görevdir.
Engelli bir bireyin hayatını kolaylaştırmak için gösterilen çaba, sadece bireyin değil, aynı zamanda ailesinin de yükünü hafifletir. Bu noktada, devletin ve yerel yönetimlerin, engelli ailelerine yönelik destek programlarını artırması ve bu ailelerin yaşadığı zorlukları hafifletecek projeler geliştirmesi hayati önem taşımaktadır. Maddi yardımların yanı sıra, psikolojik destek, sosyal hizmetler, eğitim olanakları gibi pek çok alanda destek sağlanmalıdır.
Toplum olarak da bu ailelerin yanında olduğumuzu hissettirmeliyiz.Engelli ailelerin evlerini ziyaret edip bir istekleri var mı yok mu diye sormak çok zor olmamalı. Yaşadığımız çevrede arkadaş eş dost komşu olarak onlara empati duygusuyla yaklaşmalıyız.Onlarla dışarıda etkinliklere katılabiliriz.Engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun olarak düzenlenenetkinlikler, sosyal aktiviteler ve eğitim programları, ailelerin de bu süreçte nefes almalarını sağlar.
Engelli ailelerinin yalnız bırakılmaması, onların toplumun bir parçası olduğunu hissetmelerini sağlar. Aileler, çocuklarının ya da yakınlarının geleceği için kaygı duymadan, onlara en iyi şekilde bakabileceklerini bilmelidirler. Bunun yolu da yalnız olmadıklarını, toplumun her kesiminden destek göreceklerini hissetmekten geçer.
Bu yazıyı kaleme alırken, toplumun her bir bireyini, engelli ailelerinin yanında olmaya davet ediyorum. Onların yaşadıkları zorlukları anlamak, onların sesine kulak vermek ve ihtiyaç duydukları desteği sağlamak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Engelli aileleri yalnız bırakılmamalı; onların yükünü hafifletmek için elimizden gelenin fazlasını yapmalıyız.