Yüksek enflasyon, değişen kredi politikaları ve mevduat faizlerinin seyriyle birlikte milyonlarca vatandaş "Arsa mı, konut mu, yoksa nakitte kalmak mı daha mantıklı?" sorusuna yanıt arıyor. 2026 yılının ilk yarısı geride kalırken, gayrimenkul piyasasının geleceğine ve doğru zamanlama stratejilerine dair en net harita, ünlü Ekonomist Prof. Dr. Ali Hepşen'den geldi.
Piyasadaki son iki yıllık dönemi analiz eden Prof. Dr. Ali Hepşen, konut piyasasında en belirgin değişimin yatırımcı profili üzerinde yaşandığını söyledi. Artık piyasada spekülatif yatırımcıdan ziyade gerçek ihtiyaç sahiplerinin ön plana çıktığını ifade eden Hepşen, nominal bazda fiyat artışları sürse de reel olarak konut fiyatlarında gerileme yaşandığını, bunun da evleri gelir artışına oranla daha ulaşılabilir kıldığını belirtti. Hepşen, asıl büyük problemin fiyatlar değil, yüksek faizler nedeniyle finansmana erişim zorluğu olduğunun altını çizdi.
GENEL KREDİ GENİŞLEMESİ FİYATLARI YUKARI İTEBİLİR
İlk kez ev alacak vatandaşlar için yapılması muhtemel finansman destekleri ve özel kampanyaların piyasayı nasıl etkileyeceğine dair stratejik uyarılarda bulunan Prof. Dr. Ali Hepşen, tasarım hatası yapılmaması gerektiğini vurguladı:
"Hedefi Doğru Belirlenmiş Model Şart": "Eğer yapılacak olan kredi desteği veya konut kampanyası bütün piyasayı kapsayacak şekilde geniş tutulursa, bu hamle talep patlaması yaratarak fiyatları agresif şekilde yukarı itebilir. Ancak yalnızca ilk kez ev alacakları, belirli bir gelir grubunu ve belirli fiyat skalasındaki konutları hedefleyen niş bir model kurulursa; hem sosyal amacına ulaşır hem de piyasa fiyatlarında yeni bir köpük veya baskı oluşturmaz. Bugün piyasanın ihtiyacı genel bir kredi genişlemesi değil, adrese teslim finansman modelleridir."

ARSA MI, KONUT MU, YOKSA NAKİTTE KALMAK MI?
Yatırımcının kafasını kurcalayan üçlü seçenek hakkında da tek bir doğrunun olmadığını söyleyen Hepşen, yatırımcıların kısa vadeli likidite ihtiyaçları varsa nakitte kalmanın hala güçlü bir sığınak olduğunu aktardı. Düzenli ve güvenli bir kira akışı hedefleyenlerin ise doğru fiyattan yakaladıkları konutlara yönelebileceğini ifade eden ekonomist, önümüzdeki süreçte planlı gelişim akslarında yer alan arsa ve arazi yatırımlarının çok daha fazla prim yapacağını ve konuşulacağını ancak burada kulaktan dolma bilgiler yerine profesyonel bölge analizleriyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
"DOĞRU KONUT, EN DOĞRU TARİHTEN DAHA DEĞERLİDİR"
"2026 yılı içinde ev almak için en uygun tarih veya ay hangisi?" sorusuna ezber bozan bir yanıt veren Prof. Dr. Ali Hepşen, ev almak isteyen vatandaşlara takvime sıkışıp kalmamaları yönünde çağrıda bulundu:
"Konut alımı için piyasada tek bir gün ya da ay hedeflemek doğru değil. Burada asıl izlenmesi gereken makro gösterge, faizlerdeki yön değişimi ve düşüş trendi olacaktır. Faizler aşağı gelmeye başladığında ertelenmiş büyük bir talep piyasaya akacak ve bu da fiyatları hareketlendirecektir. Bu nedenle gerçekten barınma ihtiyacı olan, oturmak için ev arayan vatandaşlarımız, bütçelerine uygun ve beğendikleri evi bulduklarında sadece takvime bakarak beklememeli, harekete geçmelidir. Çünkü doğru konut, her zaman piyasadaki 'en doğru tarihten' çok daha değerlidir. Yatırım amacıyla konut alacaklar ise acele etmeden, faizlerdeki düşüş sürecini ve fiyatların bu düşüşe vereceği tepkiyi sakinlikle izlemelidir."
Kaynak: Haber Merkezi