Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'erken seçim sinyali' gibi bir görüntülü mesajı tüm il teşkilatlarına gönderdi.
Teşkilatlarda telaş başladı.
Erken seçim mi dersiniz, yoksa erkenden başlatılan seçim çalışması mı dersiniz bilmem ama 'Erdoğan'ın mesajları' Samsun'a cuk oturmuş gözüküyor.
Başından sonuna kadar bir çok noktada 'Samsun'da acil eylem planı' yapılması gereken konular var.
Mesela Erdoğan diyor ki;
Toplumun her yönüne ayrı ayrı etkinlikler yapmalıyız, icra etmeliyiz.
Samsun'da bu konu gayet iyi ve etkin yapılıyor. Büyükşehir'in özellikle hakkını yememek lazım.
19 Mayıs Yörükler'de zamanında elektriği suyu verilen evler yıkılıyor, Gülsan Sanayi'de hedef dükkanlar. 2 bin işyeri yıkım tehdidi altında. 10 bine yakın insanın ekmeğiyle oynanıyor.
Saathane yerle bir edildi, Tarım Lisesi'nin yerinde mahkeme kararına rağmen yeller esiyor.
Atakum'da dev kulelere 'ayrıcalık', İlkadım'da merkez mahallelere '3-5 kat uygulaması' çok farklı mesela.
Adaletli ve eşit hizmet 'hat safhada' icra edilmiş durumda.
Halen bu Samsun'un merkezinde 'doğalgaza kavuşamayan' vatandaş yaşarken, sosyal tesis alanları 'ayrıcalıklı olanlara' hokus pokus ile AVM için inşaat iznine dönüşebiliyor.
Ha bir de kuru fasulye grubu var tabi. Lezzet ve hizmet bir arada.
Her şey lokum gibi. İcraat mükemmel.
Ayrı ayrı etkinliklerden anladıkları sanırım bunlar. Hem de planlı icraat olsa gerek.
Mesela Erdoğan'ın önemsediği bir başka konu;
"Çalmadık kapı, sıkmadık el, dokunmadık yürek bırakmayacak şekilde bu süreci seçim gününe kadar aralıksız devam ettirmeliyiz".
Bu zaten yıllardır yapılıyor. Büyükşehir'in alışkanlıklarındandır.
Yıkım tebligatları, kamulaştırma tebligatları, reklam parası tebligatları, köylüye su fatura ve ödemeye yapılan icralarla çalınmadık kapı kaldıysa, seçim sürecinde tamamlanması için yoğun çalışma yapılacaktır elbette.
Samsun'da seçim sürecine girildiğinde 'bu işlerin hızlanmasını' hep merakla izlemişimdir zaten..
Bakın Erdoğan'ın önemsediği konulardan biri daha:
"Halkın tepkisini çeken her türlü tavırdan, davranıştan uzak durun"..
Bu konuda sikinti yok demek, sıkıntı olur.
Yukarıda yazdım ama yetmez elbette.
Nereye baksan sıkıntı var. Minibüsçülerin kente girememesinden tutun da, ilçelerden gelen vatandaşın 'üç araçla Samsun'a gelmesine kadar' hangisini sayalım ki.
Tekkeköy'de köylünün merası tarım arazisi bile elinden alındı, Lojistik Köy davalık oldu. Yüzlerce köylü isyan noktasında elinden merası alındığı için.
Danıştay durdurduğu halde, inşaat devam ederken, davalık Lojistik Köy için Büyükşehir'e ödül bile aldı. Erdoğan nereden bilsin. İşin garibi 'gönlüne girin dediği vatandaşın gözleri önünde' ödülü de kendi eliyle verdi.
Aaa bakın bun çok önemli işte. Erdoğan demiş ki;
"Lüksten, şatafattan, kibir, gururdan uzak durun.."
Şimdi gelinen bu noktada lüks almış başını gitmiş. Belediye'nin üst düzey yönetimi 'Kulenin dayanılmaz cazibesine kapılmış' durumda.
Maşallah lüks konutlar almış başını gitmiş.
Cipler, lüks araçlar o kadar çoğalmış ki, hatta Büyük Başkanı bile 'Lüks ciplere binmeyin' diye uyarı yapacak hale getirmiş.
Vatandaş, ardı ardına gelen zamların altında inim inim ezilirken, lüks balık lokantalarında şatafatlı toplantılar, tirit muhabbetleri, kıl çadırlarda kahvaltılar, Samsunum 1'de turlar 'Vatandaşın tam gönlüne ya da gözüne girecek' şekilde icra ediliyor.
Vatandaşa köyünün yolunu yapmayanlar, çile çektirenler, karla mücadelede 'parayı dikkatli harcamalıyız' diyenler, Amazon heykellerine, Amazon köyüne, dev aslanlara milyonları sokağa dökmeyi 'icraatlarda ayrımcılık' olarak ta görmüyor muhakkak.
Her kesime ulaşma noktasına gelince;
Samsun'un sorunu 'BÜYÜK'TÜR.
Kırılan testiler o kadar çoktur ki; 'Bir kesim mutlu iken, bir çok kesim mutsuzluğunun çaresini 'yargıda aramaktadır'..
O nedenle hizmet adı altında yapılan bir çok proje, yüzlerce dava ile karşı karşıyadır.
Kırık gönüllerin ferahlığı ve tamiri açısından 'Sil baştan yapılmasında yarar vardır.
Bu arada Erdoğan'ın il teşkilatlarına gönderdiği mesajda çok önemli bir vurgu daha da vardır. Ve önemlidir.
Belediye başkanlarıyla birlikte belediye meclis üyeleri, ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları faaliyetlere etkin şekilde katılır Samsun'da sorun olmaz.
Ama halka yeni sistemin tüm detaylarını ve MHP ile kurulan ittifakı kafalarda soru işareti bırakmayacak şekilde anlatmak adına yapılması gereken açısından 'henüz tek adım atılmamıştır'.
Bir çok ilde AK Parti ve MHP il başkanları, hatta ilçe başkanları 'ittifak konusunda'' bir araya gelip 'birliktelik mesajları' verirken, Samsun'da yapılmamıştır.
Hatta AK Parti ve MHP Milletvekilleri bir arada bile görüntülenmemiştir.
Yani neresinden bakarsanız bakın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın teşkilatlara gönderdiği mesaj 'halkın gönlüne girmekten tutun da, ayrımcılık olmadan yapılacak icraatlara ve ittifaka kadar' adeta Samsun'u anlatmış görülüyor.
Her yerde durum böyle ise 'genelde sıkıntı var ve o nedenle Erdoğan uyardı' demektir.
Yok Samsun'a özgüyse 'neşter şart'.