Samsun'da Büyükşehir Belediyesi'nin 'sahili betonlaştırma', kıyıya dev otel yaptırma işlerini bazen 'filin züccaciye dükkanına girmesine' benzetiyorum.
Samsun'un güzelim sahilini beton yığınına çevirirken, açılan davalara rağmen çalışma devam etti ve 'betondan bir sahilimiz oldu'.
Yüz binlerce yıldan günümüze gelen o güzelim sahilden eser kalmadı.
Dalgalar artık kumsala değil beton yığınlarına vuruyor.. Pardon adeta patlıyor..
Sahile dev oteli yaptırırken, kıyı kenar çizgisi filan hepsi raflardaydı. Şimdi orada koca bir beton yığınımız var.
Sahilde vatandaşın kendi mülkünü bile 'istimlak etmeden' yıkıp geçen zihniyet, sonuçta o bahçeyi yapmak zorunda kaldı.
Yıllarca karayollarında çalışmak 'yık geç mantığı' oluşturabilir ama birilerinin Kızılırmak Deltası'nın Ramsar sözleşmesiyle korunduğunu Büyükşehir'e hatırlatmalı.
Oradaki konutları 'Anayasa değişikliği sürecine girilmişken' yakın zamana kadar sürdüren Büyükşehir Belediyesi, şimdi deltadaki doğal hayatı unutmuş olmalı ki; yıktığı evlerin molozlarını 'karayolunda çalışır gibi' toprak üstüne yayıyor.
Hani diyorum ya, fil zücaciye dükkanına girince, sağı solu yıkıp geçer aynı o misal.
Deltaya kim gittiyse son zamanlarda 'orada kuş muş kalmamış' diyor.
Haklılar, kuş mu kalır iş makinelerinin hemen her gün hummalı bir şekilde çalıştığı yerde.
'Yaban hayatı koruyacağız' diye iş makinelerini 'deltaya salan evleri yıkan' Büyükşehir Belediyesi, şimdi de 'karayolları kenarında çalışır gibi molozları deltaya gömüyor'.
Akla bak, işleve bak diyesi geliyor insanın.
Samsun'u düşünüyorum da yıkılmadık, kırılmadık neresi kaldı acaba.
Saathane Meydanı eğer kalenin kalıntıları çıkmasaydı şimdi ne haldeydi acaba.
Büyükşehir Belediyesi kaç kez projeyi revize etmek zorunda kaldı.
Karayolları'nın trafik mevzuatına uymayan 'kuş figürlerini' direklere takarken bile mevzuatı ne kadar önemsediyse, Uluslararası Ramsar sözleşmesiyle korunan deltayı da o şekil kullanıyor Büyükşehir.
Bir yerde yıkıyor, diğer yerde o yıktığı evlerin molozlarını gömüyor.
Yaban hayattan geriye ne kaldı bilmiyorum ama Büyükşehir iş makinelerini soktu sokalı deltada kuş kalmadı diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
Sahi son zamanlarda gidenler kuşa rastladı mı oralarda.
Gidenler anlatıyor..
Bol bol manda vardı, diyorlar.
Eskiden o kadar ürkek değillerdi ama şimdilerde, araç görmesinler kaçışıyor mandalar, diyor.
Akıllara sağlık olsun diyelim..
Elbette kaçışırlar..
Düşünsenize, Kuş Cenneti'ne gidiyorsunuz, iş makineleri harıl harıl çalışıyor ama ortalıkta kuş yok..
Ya yıkıyor, ya kazıyor, ya da moloz gömüyor.
Olmuş Kuş cehennemi..
Birileri filleri 'zücaciye dükkanından' çıkarmalı..
Dükkan karıştı..
Paylaş
Filin züccaciye dükkanına girdiği gibi..
Ekleme: 18.02.2017 21:55
Güncelleme: 30.05.2026 21:55