Terme’nin önemli sanayicilerinden Karaçuha Fındık Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karaçuha’nın Karadeniz Ekonomi ’ye yaptığı açıklamalar, aslında fındık dünyasında uzun süredir halı altına süpürülen gerçeklerin cesur bir itirafı niteliğindedir. Karaçuha’nın "Hepimiz birbirimize gaz verdik, umduğumuz gibi olmadı" sözü, bir sektörün nasıl kolektif bir yanılsamaya sürüklendiğini çok net özetliyor. Rekolte azlığına güvenerek sosyal medya ve bazı STK’ların "fındık yok, satmayın" söylemleriyle tetiklenen süreç, fiyatı kısa sürede 200 TL’den 340 TL bandına taşıdı. Bu sert yükseliş, 300 olduysa yarın 500 olur beklentisini doğurdu ve üreticiden manava, kırıcıdan ihracatçıya kadar herkes bu rüzgâra kapıldı. Ancak Karaçuha’nın da belirttiği gibi, ticaretin gerçekleri duygusal beklentilerle uyuşmayınca gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklendi ve piyasa bir daha dikiş tutmadı.
Karaçuha’nın bu samimi özeleştirisi, fındık ticaretinin aktörleri arasındaki psikolojik kırılmayı analiz ederken, madalyonun diğer yüzünde ise çok daha büyük zafiyet göze çarpıyor. Sektör paydaşları birbirine gaz verirken, piyasayı regüle etmesi gereken TMO’nun takındığı katı tutum, bu belirsizliği adeta mühürledi. Dünya piyasasında fındık karşılığının 380 liraya kadar çıktığı bir dönemde, TMO’nun alım fiyatını ısrarla 195 lirada tutması, piyasadaki yangına körükle gitmekten farksızdı. Üstelik bu süreçte "TMO fazla verirse gelecek sene sıkıntı yaşanır" gibi piyasa gerçekliğinden kopuk, yanıltıcı bilgilerin pompalanması ise ayrı bir garabettir. Kendi üreticisine dünya fiyatını çok gören bu anlayış, üreticiyi spekülatif haberlerin kucağına itmiş ve gaz sarmalını besleyen en büyük katalizör olmuştur.
Sonuç itibarıyla fındık, bugün hem içeriden gelen yanlış beklentilerin hem de dışarıdan uygulanan baskıcı fiyat politikalarının kurbanı olmuş durumdadır. Mustafa Karaçuha’nın Terme’den yükselen sesi, sektörün tüm paydaşları için acı bir ders niteliği taşırken; devletin de fındığı sadece bir rakamdan ibaret görmeyip, üreticiyi koruyan gerçekçi bir denge kurması şarttır. Gelecek sene ne olur? korkusuyla bugünün alın terini 195 liraya mahkûm edenler, aslında fındığın geleceğini bizzat tehlikeye atmaktadır.
Hesabı kitaba göre değil, gaza ve piyasadan kopuk alt sınırlara göre yaptığımız sürece o düğme doğru iliklenecek ne de bu toprağın gerçek sahibi olan üreticinin yüzü gülecektir.