Son haftalarda sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların büyük bir kısmında saptanan Influenza A (H3N2) virüsü, yüksek bulaşıcılığı ve ağır seyri nedeniyle "Süper Grip" olarak nitelendiriliyor. Covid-19 sonrası en yaygın solunum yolu enfeksiyonu haline gelen bu virüs tipi, dünyada en sık karşılaşılan varyant olarak karşımıza çıkıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslıhan Demirel, özellikle kapalı alanlarda hızla yayılan bu tehlikeye karşı bağışıklığı çelik gibi yapacak 6 kritik yöntemi açıkladı.
EL HİJYENİ VE TEMAS RİSKİNE DİKKAT
Virüsün en sevdiği bulaş yollarından biri ortak kullanım alanlarındaki yüzeylerdir. Kapı kolları, toplu taşıma tutacakları ve bilgisayar klavyeleri H3N2 için adeta birer yuva görevi görür. Bu yüzeylerle temas sonrası ellerin düzenli olarak sabun ve suyla yıkanması hayati önem taşır. Suya ulaşılamayan durumlarda ise alkol bazlı el antiseptikleri geçici ancak etkili bir koruma kalkanı oluşturur.
BAĞIŞIKLIĞI BESLENME İLE DESTEKLEYİN
Grip, zayıf düşmüş bir vücutta çok daha ağır seyrediyor. Tek tip beslenmeden kaçınarak mevsim sebze ve meyvelerine yönelmek, protein kaynaklarını dengeli tüketmek savunma mekanizmasını güçlendirir. Özellikle C vitamini ve çinko alımı bu dönemde kritik rol oynar. Ancak uzmanlar uyarıyor: Doktor kontrolü olmadan, kan değerlerinize bakılmadan rastgele vitamin takviyesi kullanmak fayda yerine vücuda zarar verebilir.
KALİTELİ UYKUNUN GÜCÜNÜ HAFİFE ALMAYIN
Vücudun kendini onardığı ve bağışıklık hücrelerinin aktifleştiği en temel süreç uykudur. Yetersiz uyku, virüslere karşı direnci doğrudan kırar. Özellikle hücre yenilenmesinin en yoğun olduğu 22:00 ile 02:00 saatleri arasında uykuda olmak, vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini maksimize eder.
MESAFE VE MASKE HAYAT KURTARIR
H3N2 virüsü havaya saçılan damlacıklar yoluyla saniyeler içinde bulaşabilir. Hasta olduğu bilinen kişilerle araya en az 1 metre mesafe koymak ve özellikle hastane, asansör, kalabalık toplu taşıma gibi dar alanlarda maske kullanmak bulaş riskini minimize eder. "Benim bünyem sağlam" yanılgısına düşmek, virüsün hızla yayılmasına zemin hazırlayan en büyük hatalardan biridir.
STRES YÖNETİMİ VE TEMİZ HAVA
Yoğun stres ve kaygı bağışıklık sistemini baskılayarak vücudu enfeksiyonlara açık hale getirir. Gün içinde kısa molalar vermek, açık havada yürüyüş yapmak ve nefes egzersizleri uygulamak stres seviyesini düşürerek koruyucu etki sağlar. Ayrıca ofis, sınıf ve toplantı salonu gibi kapalı alanların sık sık havalandırılması, ortamdaki virüs yoğunluğunu azaltarak sağlıklı bir çalışma alanı yaratır.
Doğukan Sırgancı